Afet hasarları dört yeni mobil araçla tespit ediliyor

Afet hasarları dört yeni mobil araçla tespit ediliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yüksek teknolojiye sahip Mobil Laboratuvar Aracı, Yapı İzleme Aracı, Mobil Koordinasyon Aracı ve Mobil İletişim Ofisi, afet sonrası hasarları yerinde hızla tespit ediyor.

Bakanlığın Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, bakanlıkça envantere yeni alınan mobil hasar tespit araçları ve bunlarla koordineli kullanılan İHA ve dronlara ilişkin basına bilgi verdi.

Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde hasar, tespit, yıkım ve enkaz kaldırma gibi görevleri Türkiye genelinde 52 bin mühendis ve mimar personel ile 60'ın üzerinde araç, 100'ün üzerinde cihazın desteği ile sağladıklarını belirten Aslan, hasar tespit çalışmalarında bu konuda eğitim almış mühendislerin yoğun mesai yürüttüğünü, çok geniş alanlar ile şüphe duyulan durumlarda ise mobil araçlardan ve içindeki cihazlardan yararlandıklarını anlattı.

Aslan, bakanlığın mobil filosuna yeni eklenen dört araçtan Yapı İzleme Aracının çoğunlukla depremlerde kullanılabileceğini, hasarlı binaya çok yaklaşılmadığında zemindeki tespitleri raporlaştırdıklarını ve ilgili kurumlar ve vatandaşlarla paylaştıklarını bildirdi.

Binaların beton, çelik, demir gibi yapı durumunu tek tek ya da hepsini bir arada inceleyebilecek az sayıdaki araçtan biri olan Mobil Laboratuvar Aracını ise depremlerde kullandıklarını aktaran Aslan, "Bu araca, geçici barınma ihtiyacının karşılanması düşünülen alanlarda daha çok talep oluyor. Arama kurtarmalarda, kaymalarda AFAD ekiplerine destek amacıyla kullanıyoruz. Hem izleme yapılıyor hem de binalardan numune alarak değerlendirme yapıyoruz." diye konuştu.

"İHA'larımız tek şarj ünitesiyle 2 saati aşkın süre uçabiliyor"

Bakanlığın deprem tespit aracı envanterine kaydettiği Mobil Koordinasyon Aracını, afet bölgelerinde koordinasyon merkezi kurmaya müsait olmayan konumlarda değerlendirdiklerini söyleyen Aslan, "Mobil Koordinasyon Aracı, aynı anda 8 farklı noktaya canlı bağlantı yapabiliyor. İHA'larımızın, dronlarımızın uçuşunu izleyebiliyor." dedi.

Mobil araçların dışında İHA ve özel yazılımlı dronları da afet bölgesinde mobil araçlarla koordineli şekilde kullandıklarını, 81 il müdürlüğü personeline cihazların kullanımına yönelik eğitim verdiklerini dile getiren Banu Aslan, bu cihazları yoğunlukla deprem olan yerlerde ve riskli olan katlı yapılarda kullandıklarını ifade etti.

Aslan, şunları kaydetti:

"Bir binanın üst kısmında çatlak meydana geldiğinde dronları uçuruyoruz. Alana en yakın konuma getirdiğimiz anda o drondaki donanım devreye giriyor. Dronlarımız çatlağın konumunu, eğilimini tespit ederek, bu bilgi Mobil Koordinasyon Merkezindeki bilgisayarla paylaşılıyor ve mühendislerimizin karar vermesine olanak sağlıyor. İHA'larımız da çok daha geniş bir alanı tarıyor. Tek şarj ünitesiyle 2 saati aşkın süre uçabiliyor ve gidebildiği her alanda bütün alan taramasını bize gönderebiliyor. İHA'nın yazılımı bize personel noktasında çok katkı sağlıyor. Elazığ'da uçurduk ve personel sayımızı buna göre belirledik ve 1200 mühendisle çalışmaya başladık. 14 gün içinde 100 binin üzerinde bağımsız bölümün incelemesini gerçekleştirmiş olduk."

Afet bölgesindeki vatandaşın soruları için Mobil İletişim Ofisi

Genel Müdür Banu Aslan, İzmir depreminden sonra Bakan Murat Kurum'un talimatıyla tasarlanan ve devreye alınan bakanlığa ait otobüs şeklindeki Mobil İletişim Ofisinin de yeniliklerden biri olduğu anlattı.

Aslan, "Afet olan bölgede hasar tespit yapılırken, bazen vatandaşların soruları oluyor, bazı noktada beklentileri, itirazları birçok şey olabiliyor. Şok geçirmiş vatandaş daha fazla soru sorabiliyor. Bu yenilikle afet yaşayan vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz." diye konuştu.

"Bizim esas gücümüz personelimiz"

Hasar tespitinin, olay yeri gibi değerlendirilmesi gerektiğini, bunun vatandaşın hayatı için çok önemli olduğunu vurgulayan Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim esas gücümüz personelimiz. 52 bin mühendisimiz var. Bu araçlarla, cihazlarla da daha hızlı, doğru, seri çalışmanın yolunu açmış oluyoruz. Afetlerden sonra hasar tespit raporlarımız oluşuyor. Yani bu çalışmaları nasıl yaptık, bu alandaki yapıların hasar görme nedenleri nelerdi ve biz bunu daha hızlı, daha doğru nasıl yaparız gibi. Bunun için son 5 yıldır çok ciddi donanımlar ve yazılımlar da geliştirdik. İstatistiklere bakıldığında, 1954 Şili depreminden itibaren dünyada gerçekleşen afetler ve bu afetlerin hasar tespit sürelerine bakıldığında, Türkiye hasar tespitin hızı ve doğruluğu, itiraz yüzdesinin düşüklüğü noktasında dünyada ilk 3'te."

"Georadar", "multistation", "lazer tarayıcı"ları da hasar tespit filosuna kattıklarını, yakın zamanda Bartın ve Rize'de meydana gelen selde, heyelan riski olan alanlarda kullandıklarına dikkati çeken Aslan, "Yapıların her an saniye saniye, eğilme olup olmadığı tespit ediliyor. Boşaltılması gereken binaların boşaltılması, acil yıkım gerektiren durumların planlanmasına olanak sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yorum Yaz

Benzer Haberler

Afet hasarları dört yeni mobil araçla tespit ediliyor
  • 06.07.2022 10:09

Afet hasarları dört yeni mobil araçla tespit ediliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yüksek teknolojiye sahip Mob ...