OMNEX 2026, Türkiye ile Umman'ın 5 milyar dolarlık hedefine önemli katkılar sunacak!
Çok sayıda stratejik sektörde önemli potansiyeller barındıran OMNEX 2026, Umman'ın başkenti Maskta'ta 2-4 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. DEİK Türkiye-Umman İş Konseti Başkanı Yunus Ete, dev organizasyonla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı'nın Global İletişim Ortağı, Albayrak Medya'nın ise Medya Partneri olduğu OMNEX 2026, ticarette yeni potansiyeller sunacak.
DEİK Türkiye-Umman İş Konseyi Başkanı Yunus Ete, 2-4 Şubat 2026 tarihlerindew Umman'ın başkenti Maskat'ta düzenlenecek OMNEX 2026 orgabizasyonu için önemli açıklamalarda bulundu. Çok sayıda sektörde önemli potansiyeller barındıran Umman'daki organizasyon, önemli isimleri bir araya getirecek. Anadolu Ajansı'nın Global İletişim Ortağı, Albayrak Medya'nın ise Medya Partneri olduğu OMNEX organizasyonunun, Türkiye ile Umman arasındaki 5 milyar dolarlık ticaret hedefine büyük katkı sunması bekleniyor.
Yunus Ete'nin, OMNEX 2026 organizasyonuyla ilgili röportajı..
OMNEX 2026’yı diğer uluslararası fuar ve forumlardan ayıran temel özellikler nelerdir?
OMNEX 2026’yı diğer uluslararası organizasyonlardan ayıran en temel unsur, güçlü bir vizyon ve net hedefler doğrultusunda kurgulanmış olmasıdır. Bu platform, yalnızca bugünün ticari ihtiyaçlarına değil; geleceğin yatırım, üretim ve iş birliği modellerine odaklanıyor. Katılımcılara, kısa vadeli temasların ötesinde uzun soluklu ortaklıklar kurma imkânı sunan yapısıyla öne çıkıyor.
Forum; kamu, özel sektör ve yatırımcıları aynı çatı altında buluştururken, karar vericilerle doğrudan temas kurulmasını sağlıyor. Bu da iş süreçlerini hızlandıran, güven ortamını güçlendiren ve projelerin somut adımlara dönüşmesini kolaylaştıran son derece yapıcı bir zemin oluşturuyor. OMNEX 2026’da hedefimiz, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu doğru muhatapları doğru zamanda bir araya getirmek.
Türkiye’nin forumda Onur Konuğu Ülke olarak yer alması ise etkinliğe ayrı bir değer katıyor. Bu durum, Umman ile Türkiye arasındaki güçlü ilişkilerin ve ortak gelecek vizyonunun uluslararası iş dünyasına verilen açık bir mesajı niteliğinde. Aynı zamanda Türk iş dünyası için yeni iş birlikleri, ortak yatırımlar ve bölgesel açılımlar açısından önemli fırsatlar barındırıyor.
OMNEX 2026’yı güçlü kılan bir diğer unsur da kapsayıcı yaklaşımıdır. Büyük ölçekli yatırımlardan KOBİ’lere, girişimcilerden küresel yatırımcılara kadar geniş bir katılımcı profiline hitap eden forum; sektörler arası etkileşimi artıran, bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik eden bir yapı sunuyor. Bu yönüyle OMNEX 2026, yalnızca bir etkinlik değil; Umman’ın ve bölgenin ekonomik geleceğine katkı sağlayan kalıcı bir iş birliği platformu olarak konumlanıyor.
Umman–Türkiye ekonomik ilişkilerinin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Umman–Türkiye ekonomik ilişkileri bugün son derece olumlu, yapısal ve sürdürülebilir bir zemine oturmuş durumda. İki ülke arasında uzun yıllardır devam eden karşılıklı güven ve siyasi uyum, artık ekonomik ve ticari alanlarda çok daha somut sonuçlar üretmeye başladı. Bu sürecin en önemli yapı taşlarından biri de Umman–Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) mekanizmasıdır.
KEK süreci, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca genel prensipler düzeyinde değil; somut başlıklar, net yol haritaları ve uygulanabilir kararlar çerçevesinde ilerlemesini sağladı. Ticaret, yatırım, sanayi, enerji, ulaştırma ve lojistik gibi birçok stratejik alanda alınan kararlar, kamu ve özel sektör arasında güçlü bir eşgüdüm oluşturdu. Bu durum, iş dünyası açısından belirsizlikleri azaltan ve yatırım ortamını daha öngörülebilir hâle getiren çok önemli bir katkı sundu.
KEK toplantıları sayesinde, iki ülke iş dünyasının karşılaştığı yapısal konular doğrudan ele alınabiliyor; çözüm odaklı ve hızlı adımlar atılabiliyor. Bu mekanizma, yalnızca mevcut ticaret hacmini artırmakla kalmadı; aynı zamanda karşılıklı yatırımların önünü açan güven ortamını da güçlendirdi. Bugün geldiğimiz noktada, ticaretin yanı sıra ortak üretim, teknoloji transferi ve üçüncü ülke pazarlarına yönelik iş birlikleri daha güçlü şekilde gündeme geliyor.
Bu olumlu tabloyu daha ileri bir aşamaya taşımak adına OMNEX 2026 gibi platformlar büyük önem taşıyor. KEK sürecinde ortaya konan siyasi irade ve kurumsal çerçeve, bu tür organizasyonlarla sahada karşılık buluyor. Dolayısıyla bugün Umman–Türkiye ekonomik ilişkilerini değerlendirirken, yalnızca mevcut rakamlara değil; önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek büyük potansiyele de odaklanmak gerekiyor.
Türkiye’nin OMNEX 2026’da “Onur Konuğu” olarak seçilmesi ne ifade ediyor?
Yunus Ete:
Bu karar, sembolik bir jestin çok ötesinde. Umman Sultanlığı, Türkiye’yi sadece bir ticaret ortağı olarak değil; stratejik, güvenilir ve uzun vadeli bir yol arkadaşı olarak konumlandırıyor.
Türkiye; üretim kabiliyeti, sanayi altyapısı, mühendislik gücü ve bölgesel tecrübesiyle Umman’ın ekonomik çeşitlendirme hedeflerine somut katkı sunabilecek bir ülke. Onur konuğu seçilmemiz, bu potansiyelin açık bir kabulüdür ve Türk iş dünyası için son derece güçlü bir davettir.
Forumun zamanlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yunus Ete:
Zamanlama son derece stratejik. Sayın Sultan Haitham bin Tarık ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen karşılıklı üst düzey ziyaretler, ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını araladı.
OMNEX 2026, bu diplomatik ivmenin ekonomik alandaki en net yansımalarından birisidir. İş dünyası açısından baktığımızda, liderler düzeyinde kurulan bu güçlü irade, yatırım kararlarının önünü açan en önemli unsurlardan biridir.
Türk yatırımcılar için Umman’ı öne çıkaran başlıca avantajlar nelerdir?
Yunus Ete:
Umman’ı Türk yatırımcılar açısından ayrıcalıklı kılan unsurların başında, para biriminin değerli ve sabit kur rejimine sahip olması geliyor. Bu durum, özellikle uzun vadeli yatırım planlamalarında kur riskini minimize eden ve finansal öngörülebilirliği artıran çok önemli bir avantaj sağlıyor.
Buna ek olarak Umman, politik istikrarı ve uzun yıllardır benimsediği “ülkelerarası sıfır sorun” yaklaşımı sayesinde bölgesinde güvenli bir yatırım limanı olarak öne çıkıyor. Yatırımcı açısından bakıldığında bu, yalnızca bugünü değil; yarını da güvenle planlayabilmek anlamına geliyor.
Umman aynı zamanda GCC pazarına giriş için düşük maliyetli ve stratejik bir üretim ve lojistik üssü konumunda. Körfez ülkelerine erişim sağlayan bu yapı, Türk firmalarına rekabetçi maliyetlerle geniş bir pazara açılma imkânı sunuyor. Bunun yanı sıra Umman’ın ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) bulunması, burada üretim yapan firmalar için ABD pazarına gümrüksüz erişim gibi çok önemli bir avantaj sağlıyor.
Öte yandan Umman, Doğu Afrika pazarına tarihi ve kültürel bağları sayesinde doğal bir geçiş noktası niteliğinde. Bu da Türk yatırımcılar için yalnızca Körfez değil; Afrika’ya uzanan daha geniş bir ticaret ve yatırım perspektifi anlamına geliyor.
Son olarak, Türkiye ile Umman arasındaki ikili ticaret hacminin hâlen yüksek bir potansiyel barındırdığını özellikle vurgulamak isterim. Mevcut rakamların çok daha yukarılara taşınabilecek bir zemini var. OMNEX 2026, bu potansiyelin somut yatırımlara ve kalıcı iş birliklerine dönüşmesi açısından son derece kritik bir fırsat sunuyor.
Ummanlı şirketler Türkiye ile iş birliğinden ne tür kazanımlar elde edebilir?
Yunus Ete:
Türkiye, yalnızca geniş iç pazarıyla değil; güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve gelişmiş üretim ekosistemiyle aynı zamanda bölgesel bir üretim ve teknoloji üssü konumunda bulunuyor. Otomotivden savunma sanayine, makine ve imalattan enerji teknolojilerine, yazılım ve dijital çözümlerden altyapı projelerine kadar birçok alanda derin bir bilgi birikimine ve uygulama tecrübesine sahip.
Ummanlı firmalar, Türk şirketleriyle kuracakları ortaklıklar sayesinde yalnızca üretim kapasitelerini artırmakla kalmaz; aynı zamanda teknoloji transferi, mühendislik yetkinliği ve katma değerli üretim alanlarında da önemli kazanımlar elde edebilir. Türkiye’nin esnek üretim yapısı ve rekabetçi maliyet avantajı, ortak projelerin hızlı şekilde hayata geçirilmesini mümkün kılıyor.
Türkiye’nin en güçlü avantajlarından biri de çok sayıda bölgesel ve küresel pazara eş zamanlı erişim imkânı sunmasıdır. Bunun yanı sıra Türkiye, lojistik altyapısı, limanları, serbest bölgeleri ve gelişmiş tedarik zinciri ağıyla, bölgesel üretim ve dağıtım merkezi olarak önemli bir rol üstleniyor. Ummanlı yatırımcılar açısından bakıldığında, Türkiye ile kurulacak ortaklıklar yalnızca ikili ticareti değil; üçüncü ülkelerde ortak üretim ve pazarlama modellerini de mümkün kılıyor.
Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, Türkiye ile geliştirilecek iş birliklerinin Ummanlı şirketler için sürdürülebilir büyüme, küresel entegrasyon ve uzun vadeli rekabet avantajı sunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
OMNEX 2026’da hangi sektörler ön plana çıkacak? Ne tür organizasyonlara ev sahipliği yapacak?
Yunus Ete:
OMNEX 2026, oldukça geniş, dengeli ve birbirini tamamlayan bir sektörel yapıya sahip. Forumun ana odak alanları arasında ticaret ve yatırım, sanayi ve enerji, teknoloji ve inovasyon, lojistik ve ulaştırma, turizm ve kültürel miras, inşaat, eğitim ve sağlık yer alıyor.
Bunun yanı sıra tarım, balıkçılık ve madencilik gibi Umman’ın doğal kaynak temelli sektörlerini de stratejik önemde görüyoruz. Temel hedefimiz; sektörler arası entegrasyonu güçlendiren, üretimi, teknolojiyi ve sürdürülebilirliği aynı çerçevede buluşturan kapsayıcı bir kalkınma modeli ortaya koymak.
Bu noktada OMNEX 2026’yı yalnızca bir etkinlik ya da takvimdeki bir buluşma olarak değil, Türkiye ile Umman’ın ortak geleceğine yapılan stratejik ve çok boyutlu bir yatırım olarak değerlendirmek gerekiyor. Ekonomik iş birliklerinin kalıcılığı için kültürel bağların da güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayışla forum kapsamında Türkiye–Umman Gastronomi ve Kültür Festivali ile Türkiye–Umman Geleneksel Moda Gösteri Programı da gerçekleştirilecek. Bu etkinlikler, iki ülkenin zengin kültürel mirasını ve ortak değerlerini görünür kılarken, iş dünyası temsilcileri arasında yalnızca ticari değil, insani ve kültürel bir yakınlık da oluşturacak.
OMNEX 2026; yeni pazarlara açılmak, uzun vadeli ortaklıklar kurmak ve üretimden teknolojiye, lojistikten enerjiye kadar birçok alanda kalıcı ve ölçeklenebilir iş birlikleri geliştirmek için önemli fırsatlar sunuyor. Organizasyon, ticareti, yatırımı ve kültürü aynı çatı altında buluşturarak iki ülke arasında güçlü ve sürdürülebilir bir sinerji oluşturmayı hedefliyor.
KOBİ’ler ve girişimciler açısından OMNEX 2026 nasıl bir fırsat sunuyor?
Yunus Ete:
OMNEX 2026’yı yalnızca büyük şirketlerin değil, KOBİ’lerin ve girişimcilerin de etkin biçimde faydalanabileceği bir platform olarak tasarladık.
İkili iş görüşmeleri, sektör bazlı çalıştaylar ve yatırım sunumları sayesinde daha küçük ölçekli firmalar da doğru muhataplarla doğrudan temas kurabilecek. Bu yaklaşım, iş birliğini tabana yayan ve sürdürülebilir kılan çok önemli bir unsur.
Forumun Umman Vizyonu 2040 hedefleriyle ilişkisini nasıl görüyorsunuz?
Yunus Ete:
Umman Vizyonu 2040, yalnızca bir kalkınma programı değil; ülkenin ekonomik, sosyal ve kurumsal dönüşümünü kapsayan bütüncül bir yol haritasıdır. Bu vizyon; ekonomik çeşitlendirme yoluyla enerji dışı sektörlerin güçlendirilmesini, özel sektörün ekonomideki rolünün artırılmasını, nitelikli istihdamın desteklenmesini ve sürdürülebilir kalkınmanın kalıcı hâle getirilmesini temel hedefler olarak ortaya koyuyor.
OMNEX 2026, bu vizyonun sahada ve uygulamada karşılık bulmasını sağlayan en güçlü ve somut platformlardan biri konumunda. Forum; kamu, özel sektör ve uluslararası yatırımcıları aynı zeminde buluşturarak, Vizyon 2040 kapsamında belirlenen öncelikli alanlarda gerçek projelerin, ortaklıkların ve yatırımların hayata geçirilmesine imkân tanıyor. Bu yönüyle OMNEX, vizyonun yalnızca anlatıldığı değil, uygulandığı bir platform niteliği taşıyor.
Türkiye’nin sanayi, üretim ve teknoloji alanlarında sahip olduğu deneyim ve kurumsal kapasite, Umman’ın bu hedeflere ulaşmasında önemli bir katalizör rolü üstlenebilir. Türk şirketleri; sanayi altyapısı kurulumundan teknoloji transferine, insan kaynağı geliştirmeden ortak üretim modellerine kadar birçok alanda Umman’a somut katkılar sunabilecek bilgi birikimine sahip.
Bu nedenle Umman ile Türkiye arasındaki iş birliği, kısa vadeli ticari kazanımların ötesine geçerek; uzun vadeli, sürdürülebilir ve karşılıklı değer üreten bir ortaklık anlayışına dayanıyor. OMNEX 2026 da bu anlayışı güçlendiren, iki ülkenin ortak geleceğine yönelik stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
OMNEX 2026’dan beklentiniz sadece anlaşmalar mı?
Yunus Ete:
Anlaşmalar ve mutabakat zabıtları elbette çok kıymetli; ancak bizim asıl hedefimiz kalıcı ilişkiler kurmak. Güven, ortak vizyon ve karşılıklı kazanım anlayışı olmadan imzalanan belgelerin etkisi sınırlı kalır.
OMNEX 2026’nın, iki ülke iş dünyası arasında uzun soluklu, sürdürülebilir ve derinlikli ortaklıkların temelini atacağına inanıyorum.
Forumun bölgesel ve küresel etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yunus Ete:
OMNEX 2026, yalnızca Umman ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilere odaklanan bir organizasyon olmanın çok ötesinde; Körfez, Orta Doğu, Afrika ve Asya’yı kapsayan geniş bir ekonomik ve yatırım ekosistemini bir araya getiren stratejik bir platform niteliği taşıyor. Farklı coğrafyalardan kamu temsilcileri, yatırımcılar ve iş dünyası aktörlerinin aynı zeminde buluşması, forumu doğal bir bölgesel merkez hâline getiriyor.
Umman’ın stratejik konumu, serbest ve özel ekonomik bölgeleri ile siyasi ve ekonomik istikrarı; OMNEX 2026’yı küresel yatırımcılar için güçlü bir çekim noktasına dönüştürüyor. Bu özellikler sayesinde Umman, yalnızca bölgesel değil; küresel ölçekte ticaret ve yatırım kararlarının alındığı bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.
OMNEX 2026, sunduğu bu çok katmanlı yapı ile yatırımcıların farklı pazarlara aynı anda erişebileceği stratejik bir perspektif sunuyor. Körfez pazarlarına yakınlık, Afrika ile tarihî ve ticari bağlar, Asya’ya uzanan lojistik koridorlar; forumu uluslararası iş dünyası açısından benzersiz kılıyor.
Bu yönüyle OMNEX, Umman’ın uluslararası yatırım haritasındaki konumunu yalnızca güçlendirmekle kalmayacak; ülkenin bölgesel ve küresel bir yatırım, ticaret ve fuarcılık merkezi olma vizyonuna da somut katkılar sağlayacaktır.
Son olarak iş dünyasına mesajınız nedir?
Yunus Ete:
OMNEX 2026’yı yalnızca bir etkinlik ya da takvimdeki bir buluşma olarak değil, geleceğe birlikte yapılan stratejik bir yatırım olarak görmek gerekiyor. Bugün burada atılacak adımlar, Türkiye ile Umman arasındaki ekonomik ilişkilerin yönünü ve derinliğini belirleyecek nitelikte.
Bu vesileyle özellikle Türk iş dünyasına güçlü bir çağrıda bulunmak istiyorum: OMNEX 2026’yı pasif bir izleyici olarak değil, aktif bir oyuncu olarak değerlendirin. Bu platform; yeni pazarlara açılmak, uzun vadeli ortaklıklar kurmak, üretimden teknolojiye, lojistikten enerjiye kadar birçok alanda kalıcı iş birlikleri geliştirmek için önemli fırsatlar sunuyor.
Umman, sunduğu stratejik konum, yatırım dostu yapısı ve Vizyon 2040 hedefleriyle Türk firmaları için yüksek potansiyel barındıran bir partner. OMNEX 2026 ise bu potansiyeli somut projelere ve sürdürülebilir iş modellerine dönüştürebilecek doğru buluşma zeminini sağlıyor.
İnanıyorum ki doğru vizyon ve kararlı adımlarla OMNEX, iki ülke iş dünyası için yalnızca bugünün değil, önümüzdeki yılların büyüme hikâyesini başlatacak güçlü bir eşik olacaktır. Türk firmalarını bu ortak geleceğin parçası olmaya davet ediyorum.
- Etiketler:





























Yorum Yaz