İstanbul’da konut alırken nelere dikkat edilmeli?
İstanbul'da şehrin içinde yaşamak bir dert, şehrin çeperlerindeki sitelerde yaşamak başka dert
Oturmak için ev almak istediğinizde karşınıza çıkan en büyük sorun bütçenizle istediğiniz şartların, yaşamak istediğiniz bölgeye uymamasıdır. Konut yatırımcısıysanız ya da konut yatırımcısı olmaya adaysanız, yatırım yaparken nelere dikkat edeceğinizi bir irdeleyelim. Öncelikle içinde bulunduğunuz koşulları doğru tespit etmelisiniz; ailenizin durumunu, çocuklarınızın yaşını, sizin ve çalışıyorsa eşinizin iş yerine uzaklığın düşünmelisiniz.
Bugün merkezi bölgelerinde yaşamanın kendine göre avantajları olduğu bir gerçek, ama şehrin çevresindeki organize sitelerde, mahremiyet ve güvenlik içinde yaşamanın da kendine göre avantajları var. Eğer çocuğunuz varsa ve ergenlik dönemine henüz gelmediyse, yani henüz bebek veya çocuksa problemlerinizden biri onun güvenli bir şekilde oynayacağı alanlara sahip olmaktır. Bugünün apartman çocukları açık hava, çimen ve top oynamaya hasret büyümektedir. Hayat çok hızlı, artık mahalledeki sokakta çelik çomak oynama devri maalesef bitti. Sokaklar çocuklarımız için güvenli değil. Sadece araba değil, insan trafiği de tehlikeli boyutta, kimse kimseyi tanımadığı için yetişkin olmamış çocuğunuzu bir dakika bile yalnız bırakamazsınız.
Hal böyle olunca şehrin çevresindeki organize siteler ulaşım açısında size zor olsa da sunduğu imkanlar yüzünden sırf çocuğumuz için oturmayı tercih etme nedeniniz olabilmektedir. Bugün bu tür projelen tercih edenler aslında çocuklu aileler.
Bu durumda aklınız şu soru geliyor şehrin merkezleri değer mi kaybetti ? Hayır ama farklı profiller artık merkezlerdeler. Site yaşamı ile ilgilenmeyen, henüz onun rahatlığını keşfedememiş, çocuğu ergenlik çağında ya da evinde çocuğu olmayan genç ya da çok yaşlı aileler daha çok merkezleri tercih ediyor.
Yine de apartman tek bloktan bile oluşsa, birazcık yeşil alanı varsa diğerlerine göre daha değerli oluyor. Sonuçta özel kullanıma yönelik site içi çocuk parkları kıymetli. Diğer yandan şehir merkezlerini kiralamak çok daha kolay, boş kalma süreleri daha kısa, ama dediğimiz gibi genelde profil farklı.
Bu durumda özellikle eski yapı stoğunun yoğun olduğu bazı ilçelerde on-onbeş sene içinde ciddi değer düşüşleri öngörebiliriz.
Eskiyen apartmanlar nedeni ile genç nüfus tercihlerini farklı alanlarda kullanacağından bu mülklere olan talep azalacaktır. Hele bir de arada deprem olursa eski yapı stoğunu elinde tutanlar için can sıkıcı günler gelebilir. Aslında Afet yasası ile kat maliklerinin 2/3 'ünün karar almaya izin verilmesi işleri kolaylaştırdı. Birçok daire sahibi mülkünü müteahhite vererek yeni konut arzusunda, şehir mikro bazda yenileniyor.
Belediyelerin bunu öngörerek acilen önlem almaları gerekli. Belki imar artışı sağlayarak eski yapı stoklarının revizyonu gündeme getirilebilir. Ya da daha güzeli; şehrin içinde yaşı geçmiş olan b rkaç apartmanın birleşerek gelmesi durumunda parseller birleştirilip ilave inşa hakkı sağlanabilir. Böylece sadece yapı stoğu yenilenmiş olmaz, şehrin ana bölgelerinde site yaşamı imkanları da yaratılmış olur.
Mülk sahipleri ve bölge belediyeleri için çok ciddi bir değer artışı sağlanabilir. Tabii buna plancılar itiraz edecektir, nüfusun artışının bazı donatı alanları dediğimiz yol, yeşil alanla desteklemesi gerekir diyeceklerdir. Bu da çözülebilir, birleşen parsellerden imar kaybına neden olmayacak şekilde yola terk alınarak yollar da genişletilebilir. Gökyüzü bizim, neden kullanmıyoruz?
Bugünün dinamikleri ve 21. yüzyılın ihtiyacı bu gibi görülüyor, Allah uzun ömür verirse yaşayıp neler olacak, gelişmeleri izleyeceğiz.
Cansel Turgut Yazıcı/Exclusive Homes





























Yorum Yaz