THBB Başkanı Işık: "Nakit darboğazı ve yüksek faiz sektörü baskılıyor"
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından açıklanan Hazır Beton Endeksi Eylül 2026 Raporu’na göre, inşaat sektörünün büyüme hızını gösteren bileşik endeks ve alt göstergeler eşik değerin altında kalarak dip seviyelere geriledi. Yıllık bazda en sert düşüş %1,7 ile Faaliyet Endeksi'nde yaşanırken, THBB Başkanı Yavuz Işık yüksek faizler ve finansal piyasalardaki likidite sıkışıklığının sektörü baskıladığını vurguladı.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), inşaat sektörü ile bağlantılı imalat ve hizmet kollarındaki mevcut durum ile gelecek beklentilerini ortaya koyan "Hazır Beton Endeksi" Eylül 2026 Raporu'nu yayımladı. İnşaat sektörünün büyüme ivmesini gösteren öncü gösterge niteliğindeki endeks, ağustos ayındaki yatay seyrin ardından eylül ayında yeniden düşüş eğilimine girdi.
Faaliyet endeksi sert geriledi
Ağustos ayının ardından eylülde Güven Endeksi dışındaki tüm alt endekslerde gerileme kaydedildi. Yıl genelinde düşük seviyelerde seyreden Güven Endeksi eylül ayında hafif bir toparlanma gösterse de 100,00 eşik değerinin oldukça altında kalmayı sürdürdü.
Saha hareketliliği ve üretim hacmini yansıtan Faaliyet Endeksi 98,00 seviyesine düşerek ayın en sert gerilemesini yaşayan gösterge oldu. Geleceğe dönük beklentileri ölçen Beklenti Endeksi de düşüşünü sürdürerek sektör temsilcilerinin önümüzdeki döneme dair belirsizlik kaygılarını pekiştirdi.
Yıllık bazda tüm göstergeler negatif bölgede
2026 yılının üçüncü çeyreğinin son ayına ait veriler, sektörün yıllık bazda daralma baskısı altında olduğunu teyit etti. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yıllık değişimler şu şekilde gerçekleşti:
Faaliyet Endeksi: %1,7 gerileme (En yüksek düşüş)
Beklenti Endeksi: %1,5 gerileme
Bileşik Hazır Beton Endeksi: %1,2 gerileme
Güven Endeksi: %0,3 gerileme
THBB Başkanı Yavuz Işık: "İki yönlü baskı altındayız"
Rapor sonuçlarını değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün toparlanma eğiliminden uzaklaştığını belirtti. Yüksek faiz oranları ve kredi maliyetlerinin yanı sıra finansal piyasalardaki son gelişmelere dikkat çeken Işık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Eylül 2026 itibarıyla inşaat sektöründeki yatırım iştahı ve operasyonel hareketlilik, sıkı para politikasının oluşturduğu yüksek kredi maliyetlerinin yanı sıra finansal piyasalarda ortaya çıkan fon krizi ve bunun yol açtığı likidite sıkışıklığı nedeniyle iki yönlü baskı altında kalmaktadır. SPK'nın eylül ortasında yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonu tasfiye sürecine alması ve yatırımcı varlıklarına kısıtlama getirmesiyle piyasadaki nakit akışının yönü ve şiddeti değişmiştir."
Sermaye piyasalarındaki güven kaybı ve likidite darboğazı nedeniyle kısa vadede sektördeki toparlanmanın sınırlı kalacağını vurgulayan Işık, orta-uzun vadeye ilişkin şunları ekledi:
"Alternatif finansal enstrümanlara yönelik risk algısının yükselmesi, ilerleyen dönemde paraya erişim sağlandıkça veya tasfiye ödemeleri gerçekleştikçe sermayenin yeniden somut ve güvenli liman olarak görülen gayrimenkule kayma potansiyelini taşımaktadır. Ancak kısa vadede krizin tetiklediği nakit darboğazı ve yüksek faizler nedeniyle sektörde belirsizlik hâkimdir."




































Yorum Yaz