İstanbul’da gecekondu sahibi olmak varmış!

İstanbul’da gecekondu sahibi olmak varmış!

Uzun zamandan beri kangren olan ve çözülmesi beklenen bu konularda doğru ya da yanlış önemli kararlar alınıyor

Emlak piyasasında başdöndürücü yeni gelişmeler yaşanıyor.  2B yasası meclise gidiyor. Konut kredilerine sınırlama geliyor. Ev-sahibi kiracı ilişkileri yeniden düzenleniyor. Kentsel dönüşüm projelerine başlanıyor. Uzun zamandan beri kangren olan ve çözülmesi beklenen bu konularda doğru ya da yanlış önemli kararlar alınıyor.

Bu kararlar da vatandaşları yani bizleri direk olarak etkiliyor. Özellikle kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi karar alarak Fikirtepe'de imar haklarını yükseltti. Bölgede yüzde 80'e varan oranlarda imar planları arttırıldı. Böylece, kabaca 10 daire yapılan bir arsaya 18 daire yapılabilecek. Hem arsa sahipleri yeni evlerinde oturabilecek hem de müteahhitlere satacak konut kalacak!

Yapılan bu imar artışıyla özel sektör firmalarının bu projeleri yapması teşvik ediliyor. Bu uygulama zaten uzun zamandır sektörün gündemindeydi. ‘İmar planları arttırılsın biz de kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirelim' deniyordu. Öyle de oldu...

Uygulama arsa sıkıntısı yaşanan ve yapı stoğu kötü durumda olan İstanbul'da hem arsa fiyatlarını dizginleyecek bir gelişme hem de insanların daha nitelikli konutlarda yaşamasını dağlayacak bir uygulama olarak önem taşıyor. Fakat bir inşaat firmasının çok sayıda hak sahibinin taleplerine cevap verebilmesi de oldukça zor. Belki tam da bu noktada kentsel dönüşümü yapacak inşaat firması ile hak sahipleri arasında uzlaşmayı sağlayacak aracı bir oluşuma ihtiyaç duyulabilir. Yakında bu ihtiyacı gören aracı firmalar ortaya çıkabilir. Bekleyip göreceğiz.

Kentsel dönüşüm projelerinin devreye girmesiyle birlikte artık inşaat firmaları arsa aramaya ara verecek. Çünkü şehrin içinde zaten pek fazla arsa yok, olan da çok pahalı. Arsalar şehrin dışında, yani uzakta... İstanbul genişleyebildiği kadar genişledi zaten. Daha da genişlerse obez bir kent olacak ve iyice hantallaşacak. 10 tane köprü yapsak bile araçlar sığmayacak.

 İstanbul'da şehrin içinde dönüşmeyi bekleyen büyük ve eski konut alanları var. Bu alanlar firmalara daha cazip gelecek. Çünkü firma arsaya para vermeyecek. Onun yerine biraz daha fazla inşaat yapacak. Bildiğimiz kat karşılığı modelin biraz daha farklısı olacak. ‘İnşaat yapmak mı, yoksa arsa satın almak mı ucuz derseniz' inşaat firmaları tabi ki inşaat yapmayı seçecek. Yaptığı inşaat da şehrin içinde olduğu için daha kolay satabilecek. Böylece piyasada yeni bir döngü başlayacak.

İstanbul'da pek gecekondu yok ama ondan çok daha kötü bir yapı stoğu var. Gecekondu olsa dönüşüm daha kolay olacak. 500 metrekare arsanın üzerinde bahçesiyle birlikte bir gecekondu sığabilir. Ama şu durumda birçok yerde 500 metrekare arsanın üstünde bir sürü bina ve sayısız ev var. Bunların dönüşümü daha zor. Tüm hak sahipleriyle tek tek anlaşmak gerek.

Fikirtepe'de bu kadar yoğun yapılaşma yok. Genelde 2-3 katlı binalar var. Merkezi konumu ve bu nedenle kentsel dönüşüm için bu bölge seçildi. Benzer bir bölge ise Şerifali civarı. Zaten oranın da dönüşümü gündemde… Yeni bölgelerde de benzer uygulamalar bekleniyor.

Avrupa yakası ise dönüşüm anlamında çok şanslı değil. Çok daha fazla bir yapılaşma var. Evler, dükkanlar, atölyeler iç içe geçmiş. 100 metrekarelik arsa için onlarca kişiyle anlaşmak gerek.

Ama en azından Anadolu yakasında özel sektör eliyle dönüşüm başladı. Yani İstanbul'da gecekondu ya da 'apartmankondu'su olanlar yaşadı...

  • Etiketler:

Yorum Yaz