Konya Yatırımcılara Kollarını Açtı

Konya Yatırımcılara Kollarını Açtı

GYODER, ilkini 7-8 Ocak 2010 tarihlerinde Bursa'da düzenlediği Gelişen Kentler Zirvesi'nin ikincisini, Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle 1-3 Kasım 2010 tarihlerinde de Konya'da gerçekleştirdi

 

Kaynak: Gazeteparc / Özlem Duygu Çil

 

GYODER, ilkini 7-8 Ocak 2010 tarihlerinde Bursa'da düzenlediği Gelişen Kentler Zirvesi'nin ikincisini, Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle 1-3 Kasım 2010 tarihlerinde de Konya'da gerçekleştirdi.

 

GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Tanes, yaptığı açılış konuşmasında şu ana kadar yaptıkları zirvelerin kıymetli birer marka haline dönüştüğünü ve Bursa'da ilki gerçekleştirilen Gelişen Kentler Zirvesi'nin çok önemli tepkiler aldığını belirtti. Zirvede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Prof.Dr. Vedat Akgiray, Selçuk Üniversitesi Rektörü Süleyman Okudan da birer konuşma yaptı.

Gelişen Kentler Zirvesi'ni GYODER ile ortaklaşa düzenleyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, zirvenin ikincisinin Konya'da düzenlenmesini önemsediklerini söyledi. Konya'nın Türkiye'nin yükselen yıldızlarından olduğunu, görkemli bir geçmişi olduğunu söyledi ve bu önemli tarihi kentin oluşturulacak yeni bir 21. yy vizyonu ile gelecekle buluşturulması gerekliliğinin altını çizdi. Konya'nın uygun arazi yapısı, üniversitelerinde yetişmiş insan gücü, KOBI sayısının fazlalığı, sanayisindeki çeşitlilik, altyapısının mevcut durumu ile yatırımcılar açısından cazip olduğunu belirten Akyürek, kentin güneş enerjisi, madencilik ve organik tarım konularında yatırım imkanları ile de dikkat çektiğini söyledi. Akyürek, gittikçe artan yükünün altında ezilen Marmara Bölgesi'nin hafiflemesi için Konya ve Konya gibi Anadolu'nun önemli kentlerde yatırımların yapılmasının önemini anlattı.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in ardından TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar söz aldı. TOKİ'nin Konya'da 10 bin konutu aştığını, 2 bin üzerinde inşası devam eden konut olduğunu, okul ve hastane yatırımları yaptığınıanlatan Bayraktar, Konya'da gecekondu olmadığını ancak salaş yapıların varlığından söz edilebileceğini belirtti. Kentsel dönüşüm projelerinin bu noktada önemli olduğunun altını çizen Bayraktar yeni marka kentlerin oluşturularak Marmara ve Ege bölgesindeki sıkıntıların çözülebilmesinin mümkün olduğunu sözlerine ekledi. TOKİ Başkanı bürokratik engelleri en aza indirerek bu hedefe daha kolay ulaşılabileceğine dikkat çekti ve bu anlamda özel sektör için her türlü desteği vermeye hazır oldukları mesajını verdi.

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Prof. Dr. Vedat Akgiray da Zirve'de yaptığı konuşmasına Türkiye'nin tüm dünyada, özellikle finans alanında artan itibarına ışık tutan açıklamalarla başladı. Sermaye piyasalarında gidecek çok yol olduğunu belirten Akgiray şunları söyledi. "Türkiye'de, hisse senetleri işlem gören firmaların toplam değeri bugün itibariyle 300 milyar Dolar, yani gayrisafi hasılamızın 2 ila 3'te biri kadar. Borsamız şu anda 750 milyar Dolar olsa dünya ortalamasını yakalayacağız. Çok fazla kredi ve bankaya bağımlılık var. İSO 500'deki firmaların bilançosuna bakacak olursanız borç-sermaye oranı yaklaşık yüzde 300. Yani üç dilim borç, bir dilim sermaye kullanılmış. ABD'de ticaret ve sanayi firmalarında borç sermaye oranı krizden önce yüzde 25-30 civarındayken, şu anda yüzde 50'ye yaklaştı. Borç-sermaye oranı Avrupa'da yüzde 100, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 80 civarında, Çin'de ise yüzde 30. Herkesin borçlu, kimsenin alacaklı olmadığı ABD'de ticaret ve sanayi firmaları sermaye ile büyümüşler, bizde öyle değil.  Bu yanlış bir yapılanma. Türkiye ekonomisi çok iyi büyüyor fakat yapılanmayı doğru yaparsak çok daha sağlıklı, kalıcı ve hızlı büyüme olacaktır. Yani çok borca bağımlı, krediye dayalı bir ticaret ve sanayimiz oluşmuş. Bu yanlış. Bu, uzun vadede ekonomimiz ne kadar büyürse büyüsün bu bizi engelleyen bir faktördür. Bunun düzeltilmesi gerekiyor."

Bir firmanın yatırım yaparken iki kaynağı olduğunu dile getiren Akgiray, "Birincisi borçlanma, banka veya ticari kanalla kredi almak, ikincisi ise sermaye koymaktır. Kredi aldığımızda anaparası var, faizi var. Bunlar ödenemezse mali sıkıntı ve nihayetinde icra, iflas... Biz buna finansal risk diyoruz. Ve bugün dünyamız bundan sonraki yıllarda daha sık krizlere girecektir. İniş çıkışlar olacaktır. Bu şekilde kredilerle yaşayan firmalar hep sıkıntı yaşayacaktır" dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de zirveye katılarak bir konuşma yaptı. Bakan Dinçer konuşmasında günümüzde şehirlerin yalnızca coğrafi konumu ile değil ulusal ve uluslararası ilişkiler ağının bir parçası olmasıyla anlam kazandığını belirtti. Dinçer, "Yaşanabilir şehirlerin, alt yapısı tamamlanmış, uluslararası standartlarda, estetik ve kültürel etkinliğe sahip olması gerekir. Planlı kentleşme yapılaşmaya standart getirir. GYO'lar konut ihtiyacını sağlıklı olarak karşılamada çok önemli bir yer tutuyor" diye konuştu.

Olumlu Ekonomik Beklentiler

Açılış konuşmalarının ardında ekonomik değerlendirmelerin yapıldığı ilk oturuma geçildi. Bloomberg HT'den Levent Oğuz'un moderatörlüğünde yapılan oturumda ekonomist Deniz Gökçe ve TSKB Baş Ekonomisti Gündüz Fındıkçıoğlu dinleyiclere önemli bilgiler verdi. Deniz Gökçe "IMF 2010 - 2011 Reel Büyüme Tahmini" raporunda önemli noktaları paylaşarak Türkiye'nin Avrupa'da büyüme rakamları açısından lider ülke olduğunu ve krizden çabuk kurtulduğunu söyledi. Türk ekonomisinin kırdan kente göç, politik ve etkin gerginlikler, gelir dağılımı bozuklukları, yüzde 10'u aşan işsizlik rakamları, düşük tasarruf oranı, sosyal güvenlik açığı, dış ülkelere olan enerji bağımlılığı, büyük ordu maliyeti ve temel - mesleki eğitim sorunlar gibi ciddi yapısal yaralarının olduğunu belirten Gökçe özellikle cari açıkta büyük payı olan 50 milyar Dolarlık enerji ithalatına dikkat çekti. 35 milyar Dolarlık sosyal güvenlik açığından doğan sorunun önümüzdeki senelerde de süreceğini ancak enerji bağımlılığına karşın üretilebilecek çözümler olduğunu dile getirdi.

Ekonomist Deniz Gökçe'nin ardından söz alan TSKB Başekonomisti Gündüz Fındıkçıoğlu Türkiye'nin cari açık sorunun önümüzdeki senelerde de devam edeceğini, yaşanan her ekonomik krizin işsizlik oranlarında artışı miras bıraktığını buna karşın  işsizlik rakamlarının yüzde 9 - 10,5 aralığında yaşanacağını düşündüklerini ve sinyallerin Türk Lirasının 2011 yılında da değerlenmeye devam edeceğini gösterdiğinin altını çizdi. Önümüzdeki yıl önemli bir faiz artırımı olmayacağını belirten Fındıkçıoğlu, büyüme rakamlarının ve cari açığın da resmi rakamların üzerinde seyredebileceğine değindi.

Gelecekte Konya

Gelişen Kentler Zirvesi'nin ikinci oturumunun konusu "Konya'nın Yeni Vizyonu ve Yatırım Fırsatları" oldu. Moderatörlüğünü GYODER Başkanı Turgay Tanes'in yaptığı oturumda Konya Büyükşehir Belediye Başkanı - Tahir Akyürek, Kentsel Strateji Başkanı ve şehir plancısı Faruk Göksu, Ekonomi ve Strateji Danışmanlık Hizmetleri Başkanı Can Fuat Gürlesel, Atlas Proje Başkanı Tavit Köletavitoğlu yaptıkları sunumlarda Konya için yeni vizyon mesajları verdiler.

Turgay Tanes - Can Fuat Gürlesel - Tahir Akyürek - Faruk Göksu

Oturumda ilk sözü alan Faruk Göksu'nun sunumu yeni kent model yaklaşımları, Konya'nın geleceğine yönelik vizyon ve strateji, Konya'nın mekansal gelişim stratejisi için 5 adım ve yeni kent modeli için 10 temel ilke başlıklı 4 ayrı bölümden oluştu.

Göksu, G8 olarak isimlendirdikleri Anadolu'da potansiyellerini ortaya koyması gereken kentlerin ( Bursa, Konya, Denizli, Kayseri, Eskişehir, Gaziantep, Samsun, Mersin) geleceklerinin yeni vizyon ve yeni kent başlıkları ile tartışılmasının, tecrübe transferlerinin yapılmasının önemli bir fırsat olduğunu dile getrdi.

Son 20 yılda Avraupa'da kent merkezlerinde kentsel rönesansının yaşandığını, kent kimliğini ortaya çıkartan ve merkezi canlandıran çalışmaların yapılarak başkentlerin yenilendiğini dile getiren Faruk Göksu, yeni kent akımları arasında akıllı büyümenin yer aldığını ve bu sayede kentlerin yayılma süreçlerini durduran, enerji tüketimini azaltan, yaşam - çalışma alanlarını mesafeyi daraltan, yoğunluğu kent merkezine kaydıran bir anlayışla kentlerin yönetildiğini ifade etti.

Klasik imar planlarının rafa kalkacağını söyleyen Faruk Göksu, mekansal gelişim strateji çerçevelerinin ortaya çıktığını ve Türkiye'de de özel sektör yatırımcılarına yol gösteren şemalar olarak adlandırılan bu strateji çerçevelerinin yasalaşmasının yakın olduğu bilgisini dinleyicilerle paylaştı.

Sunumun diğer aşamalarında dünyada gelişen yeni kent akımlarının Konya'ya nasıl uyarlanabileceği sorusuna yanıt arayan Göksu kimlik, kapasite, kalite, katılım, kaynak, kurgu başlıkları ile ele alarak 6K olarak isimlendirdiği yaklaşımı detayları ile anlattı. 2023 yılına kadar Konya nüfusunun 2 misline çıkacağını öngördüğünü söyleyen konuşmacı Konya'nın bu öngörüye göre kapasite çalışmaları yapmasının gerekliliğini savundu.

Oturumda söz alan Tavit Köletavitoğlu imar planları konusunda yaşanan sorunlara, kentsel dönüşümde gözden kaçırılmaması gereken konulara değinirken geçmişte uygulanan imar aflarının kentlere karşı işlenen bir suç olduğunu dile getirdi.

Dışarıdan fazla göç almayan ve bu anlamda özgünlüğünü koruyan Konya'nın şehir plancısı Faruk Göksu'nun açıkladığı 6K yaklaşıma tanıtmayı da katmanın gerektiğini belirten Tavitoğlu, tümüyle mükemmel bir şehrin tanıtımdan yoksun olmasının kabul edilebilir bir şey olmadığının altını çizdi.

Turizm alanında dünyada son 10 - 15 senden beri yeni bir trendin geliştiğini ve yeni bir turist profili ile karşı karşıya olunduğunu belirten Atlas Proje Başkanı, Türkiye ve özelde Konya'nın avantajlı olduğunu söyledi. Turistlerin güneş, kum yanında gidecekleri bölgede kültür, tarih, gastronomi konularına odaklandıklarını ve bu nedenle Türkiye'nin sıradışı hatta sırabaşı bir ülke olduğunu belirtti.

Ekonomi ve Strateji Danışmanlık Hizmetleri Başkanı Can Fuat Gürlesel ise gerçekleştirilen oturumda hazırladıkları "Konya Gayrimenkul Sektörü Değerlendirme ve Öngörüler 2015" isimli rapordan bilgiler sundu. Raporda Konya'nın potansiyeline ilşkin olumlu rakamların yanı sıra üzerinde önemle durulması gereken konunun Konya'ya gelen turistlerin bu kentte daha uzun süreli kalmasına yönelik çalışmalar olduğu sonucuna varıldı.

Oturumda Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek Konya'ya dair yeni projeler  ve gelişim alanlarını gözler önüne serdiği sunumda yatırımcıya mümkün olan en yüksek desteği vererek işleri kolaylaştırma niyetinde olduklarının altını çizerek ifade etti. Konya'daki devam eden projeler arasında;

- Konya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Stadyumu
- Akçeşme Kentsel Dönüşümü
- Kültürpark Ve Yeni Kent Meydanı Projesi
- Uluslar arası Olimpiyat Köyü Ve Yeni Konya Stadyumu
- Bilim Merkezi yer alıyor.

 

  • Etiketler:

Yorum Yaz