İşimiz Ahmet Bey’in vicdanına kalmışsa vay halimize!

İşimiz Ahmet Bey’in vicdanına kalmışsa vay halimize!

Sen rahat ol Ahmet Bey… Çünkü sana hesap soran yok nasıl olsa…

Kütahya'nın Simav İlçesi'ne 19 Mayıs'ta meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem acı gerçeği bir kez daha ortaya çıkardı. Plansız, programsız ve dayanıksız bir şekilde yapılan, insan hayatının göz ardı edildiği yapı stoğumuzdaki kocaman çatlak bir kez daha yarıldı.

Bu dünyaya, insanlara bakışımız, hayat felsefemiz bu depremle birlikte bir kez daha karşımıza çıktı. Sorumluluk anlayışımız, hayata ve insanlara verdiğimiz değer bir kez daha ortaya çıktı.

1-2 hafta önce Simav'da yaşanan depremden geriye ise üstte resimdeki tablo kaldı. Bu resim ve bu resimle ilgili söylenenler ise neden bu durumda olduğumuzu, kısaca her şeyi ortaya koydu.

Binayı 1999 yılında yapan müteahhit ve sorumlu inşaat mühendisi Ahmet Yörük şu hayret verici açıklamayı yaptı:  

“Vicdanen çok rahatım. Bina teknik özelliklerinden değil, tamamen zeminin çökmesi sonucunda bu hale gelmiştir. O tarihlerde zemin ölçümü diye de bir şey yoktu.”

Öncelikle 4 katlı bu bina depremde yanındaki binaya dayanarak zar zor ayakta kalabildi. Peki, yandaki bina olmasaydı ne olurdu? Bina yıkılırdı. Bir çok insanın hayatı tehlikeye girerdi. Öyle olmaması büyük bir şans oldu.

Ahmet Bey, vicdanen çok rahat olduğunu söylüyor ama yandaki bina yıkılmamış. Resme bakarsak yıkılmayan binanın da yakın bir tarihte yapıldığını söyleyebiliriz. Muhtemelen o bina için de zemin etüdü yapılmamış, yapı denetimi uygulanmamış. Ama biri çökmüş diğeri ayakta duruyor. Ahmet Bey ise bunu göremiyor. Diğer bina üstüne yıkılanı bile taşıyor. Zeminse aynı zemin… Ama Ahmet Bey'in vicdanı rahat!

Ahmet Bey, binanın zeminden dolayı çöktüğünü söylüyor ama bunu nereden biliyor. Zemin etüdü mü yapmış? Zemin etüdü yapıp binayı buna rağmen yaptıysa iş daha vahim. Yok, zemin etüdü yapmadıysa ki yapmadığını kendi söylüyor, nasıl böyle bir iddiada bulunabiliyor. Şu manzarada bile rahat rahat ‘içim rahat' diyor! Sen rahat ol Ahmet Bey… Çünkü sana hesap soran yok nasıl olsa…

İşimiz Ahmet Bey'in vicdanına kalmışsa vay halimize… Kim bilir daha kaç depremde kaç bina başımıza yıkılacak. Yüreklerimiz ağzımıza gelecek. Binaları yapanlar da hayret verici yorumlarda bulunarak, acımıza acı katacak…

  • Etiketler:

Yorum Yaz

Öne Çıkanlar