"Uludağ Üniversitesi'ne cami istiyoruz"

TÜGVA, Uludağ Üniversitesi'ne cami istiyor!

Genel Zeynep Karabağ 15.08.2015
Türkiye Gençlik Vakfı Bursa İl Temsilciliği, bir bülten yayınlayarak Uludağ Üniversitesi'ne cami istediklerini belirtti.
Change.org'da imza kampanyası başlatan Türkiye Gençlik Vakfı Bursa İl Temsilciliği, Uludağ Üniversitesi'ne cami yapılmasını istediklerini duyurdu.

Türkiye Gençlik Vakfı Bursa İl Temsilciliği, isteğini şöyle ifade ediyor;

Dünya tarihi boyunca pek çok medeniyet kurulmuş ve birçoğu da yıkılmıştır. O medeniyetlerden günümüze onların mirası olarak fikir, sanat ve mimari eserleri kalmıştır. Allah'a, Evren'e ve İnsan'a dair fikirlerini tarihin ilk dönemlerinden itibaren taşlara kazıyan medeniyetler, günümüze ölümsüz mimari eserler bırakmıştır.


 
Doğusuyla, batısıyla bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan güzel ülkemiz, hemen her şehrinde, her köşesinde, her bölgesinde bu medeniyetlerin izlerini taşır. Çatalhöyük'ten Hattuşaş'a, Bergama'dan Doğubayazıt'a, Divriği'den Edirne'ye uzanan yolculuklarda medeniyetin izleri sürülmüştür tarih boyu.
 
Orta Asya'nın haşin bozkırlarına doğan İslam medeniyeti güneşinin ışığında ilerleyen atalarımız, yüksek bir medeniyet anlayışıyla eşsiz şehirler inşa etmiş, insanlığa göz kamaştırıcı eserler bırakmıştır. Kazan, Taşkent, Semerkand, Buhara ve Kaşgar, bunlardan sadece birkaçıdır.
 
Anadolu'nun imarına büyük önem veren Selçuklular ve Osmanlılar ise, gittikleri her şehirde hanlar, hamamlar, camiler ve medreseler inşa ederek bu topraklara adeta Türk- İslam Medeniyeti'nin mührünü vurdular.
 
Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna başkentlik etmiş şehrimizde inşa edilen medreselerde yetişen alimlerimiz, fıkıh, kelam, hadis gibi dini ilimlerin yanında fizik, kimya, astronomi, tıp gibi alanlarda da uzmanlaşarak insanlığın gelişimine büyük katkı sağlamışlardır. Din ile bilimin evrensel bütünlüğüne inanan atalarımız, inşa ettikleri külliyelerde cami ile medreseyi yan yana koymuş, İnsan'ı parçalamak yerine birleştirmeyi tercih etmiştir.
 
Üzülerek söylemeliyiz ki, hayatımızın her alanına nüfuz eden sömürgeci batı medeniyeti, bugün eğitim kurumlarımıza da sirayet etmiş bulunmaktadır.  13. Yüzyıldan başlayarak; Orhangazi, 1. Murat Hüdavendigar, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed  ve Sultan 2. Murat Han dönemlerinde inşa edilen bilim merkezlerinin dahil oldukları külliyelerde, ilahi bilgeliğin sembolü olarak Cami yer alırken, 1975 yılında kurulan Uludağ Üniversitesi'nde bu ilahi bilgelik anlayışı terk edilmiştir. Uzun uğraşlar sonucu ancak 1990'ların sonunda inşa edilebilen cami ise, postmodern darbe döneminde yaşanan baskıların bir neticesi olarak garip mimari üslubuyla camiden başka her şeye benzetilebilecek bir şekilde inşa edilmiş, adeta bu yapı gizlenmek istenmiştir. Günümüzde ihtiyacın çok az bir kısmını dahi karşılayamayan bu yapının yerine yeni ve şehrimizin medeniyet anlayışına uygun bir eserin yapılması zaruridir. Bu zaruretin ispatına, Bursa medreselerinde yetişen büyük Fıkıh ve Astronomi alimi Molla Fenâri'nin mirası tek başına yeterlidir.

tügva uludağ üniversitesi