Hayrettin Turan

Dubai, çılgın projelerin ülkesi

Genel Kerim Çırak 02.09.2016
Dubai, Kanalistanbul projesi olmak üzere birçok vizyonu, önümüzdeki 8 yıllık süreçte, yani 2023'e kadar hayata geçirerek 'ilk 10'a girmeyi hedefliyor.
Dubai, sadece çeyrek asırda çılgın projelerle cazibe merkezi haline geldi

Hayrettin Turan

Geçmişten günümüze dünyanın birçok bölgesinin 'çılgın projelerle' parladığı ve cazibe merkezi haline geldiği görüldü. Son yıllara damgasını vuran bu merkezlerden biri de hiç şüphesiz Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai... Geleceğe ait sıra dışı vizyonlarla parlak fikirlerin hayata geçirildiği Dubai; her an farklı bir sürprizle karşılaşabileceğiniz sıra dışı bir kent... petrol gelirleriyle başlatılan ticari hamleler, her alanda cazibe merkezi olarak tamamlandı.

Yedi yıldızlı oteller, dünyanın en yüksek binası, bütün ülkeler şeklinde dizayn edilen 'insan yapımı' 200 adet bir ada dizisi başka hiçbir yerde kolay kolay bulamayacağınız sıra dışı projeler... Üstelik bir yandan asırlık çarşılar, çöl kültürü ve deve kervanları gibi geleneksel unsurların da devam ettiğini görmek mümkün...

Dubai tüm dünyanın dikkatini görkemli turizm yatırımlarıyla çekti. Bunu vergisiz ticaret uygulamasıyla dünyanın önde gelen firmalarının yatırımları izledi.

Milyonlarca turistle birlikte bunların ihtiyaç duyacağı her türlü mal ve hizmet dev alışveriş merkezleri ile Dubai'ye akın etti. Sonuçta burası hem turizmin hem de alışveriş merkezlerinin gözde buluşma noktası oldu. Dünyanın hemen her markasının birkaç mağazasının bulunduğu, yüzölçümleri binlerce metrekareyi bulan dev alışveriş merkezleri Dubai'ye daha çok turistin gelmesini sağlayarak ülkeyi rakip tanımayan bir cazibe merkezi yaptı.

Balıkçı kasabasıydı...

Doğu ve Batı arasında bir kavşak olan Dubai, her zaman binlerce kişi için bir buluşma yeri oldu. Bu topraklar, köyden canlı bir kasabaya ve sonrasında zengin bir kente dönüşmesine şahitlik eden farklı kültürlerin bir avlusu gibi... Daha 30 yıl öncesine kadar küçük bir balıkçı kasabası olan Dubai, bugün hayata geçirilen sıradışı projelerle sadece dünyaca ünlü bir turizm merkezi değil aynı zamanda bir ticaret merkezi haline geldi. Bu noktaya gelinirken, Dubai yöneticileri tabii ki sadece vizyon sahibi olmakla kalmadı, onu uygulama başarısını da gösterdi..

Manhattan'ı geçti!

Hayata geçirilen projeler arasında, tıpkı Kanalistanbul gibi Dubai'nin iç taraflarına doğru iki suni nehir açıldı. Bur Dubai ve Deira nehirlerinden koca koca gemiler geçiyor artık... Etrafında yer alan modern mimariye sahip dev binalar da burayı bir çekim merkezi haline getirdi. Karşıdan bu bölgeye bakıldığında, ABD'nin New York kentinde bulunan meşhur gökdelenler bölgesi Mahnattan'ı aratmıyor... Böylece Dubai, son yıllarda en çok ziyaret edilen şehirlerin başında geliyor. ABD'yi aratmayan ve bütün markaları barındıran alışveriş merkezleri, birbirinden gösterişli otelleriyle Dubai, Orta Doğu'nun ticaret başkentine dönüştü. Petrolle gelen servetini, devasa turizm yatırımlarıyla ikiye katladı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin ikinci büyük emirliği olmasına rağmen hiçbir emirlik lüks ve gösteriş konusunda Dubai ile yarışamıyor. Kentin her yerini dolduran gökdelenler, tonlarca cam ve çelikten oluşan göz alıcı mimarileriyle Dubai'nin şatafatını yeterince gösteriyor... "Uzun beyaz kumsallar ve suyun üstündeki otellerde tatil yapmak", artık yabancılar tarafından çok ayrıcalıklı görülüyor ve anlatılıyor...

190 ülkeden insan şehrin cazibesine kapılıp buraya yerleşiyor.

 Nüfusun sadece yüzde 17'sini Emirati halkından oluşuyor. Asya kökenli olanların ise oran yüzde 70'ler civarında. Özellikle Hint, Pakistan ve Afaganistan'dan gelenler yoğunlukta. Dubai'deki şirketlerdeki yönetici ve uzmanların çoğunluğunu ise Avrupalılar oluşturuyor.

Petrole bel bağlanmadı

Kentin ekonomisi petrol üzerine kurulsa da, Maktum ailesi son yıllarda farklı bir kalkınma modeli benimsedi. Sadece petrole bel bağlanmadı ve stratejik bir değişim projesi başlatıldı. Dubai ekonomisi, on yıllardır süren büyük bir dönüşümün ardından, "finans, ticaret ve turizm" alanında da dünyanın sayılı merkezleri haline geldi. "Dubai Intarnational Finanscial Centre", "Dubai Internet City", "DubaiMedia City", "Knowledge Village" ve "Dubai Studio City", bugün bütün dünyanın uğradığı serbest ticaret bölgeleri arasında yer alıyor... Böylece büyük küresel şirketler, bölgedeki bürolarını Dubai'ye taşıdı. Bazıları merkezini de getirdi. Bugün gelinen noktada, Dubai'de 190'dan fazla millet temsil ediliyor... Turizm atılımlarına öncelik verilecek ekonomiyi yeniden yapılandırma hamlesinin başarılı olması sonucunda, 2006 yılından itibaren  petrol dışı sektörler gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 94'ünü karşılamaya başladı.

 Dubai bilindiği gibi petrol zengini bir ülke değil. Dubai'nin yıllık gelirinin sadece yüzde 6'sı petrolden geliyor.

Dubai'nin en büyük geliri ticaretten. Zaten dünyanın en büyük limanı olan Jebel Ali Limanı'da Dubai'de. Küreselleşen bir ekonomiye sahip olan Dubai  tam anlamışla bir ticaret merkezi haline gelmiş. Dubai'nin neredeyse tamamı İngilizce konuşuyor. Yabancıların çoğunlukta olması İngilizceye olan ilgili artırmış ve oldukça yaygınlaşmış.

Kim ne derse desin Dubai bir harikalar diyarı. Mimarlar kıyasıya yarışarak sanatlarını konuşturup, her biri hayalindeki binayı dikiyor. Her biri yek diğerinden cazibeli duruyor. Dünya mimarisinin merkezi denmesinin sebebi de bu. Uçuk kaçık binalar uzay filmlerini andırıyor. İnsan kendini apayrı bir dünyada zannediyor.

Eskiye de sahip çıkılmış

Bu noktada Dubai'nin sadece ölçüsüz bir zenginlikten ibaret olmadığını söylememiz lazım. Eski kentin mimari mirası, rüzgar kuleleri, camiler, akla gelecek her şeyin bulunabildiği geleneksel pazarlar, otantik Arap yemekleri, çölün kavurucu sıcaklığında yapılan safari gezileri, Dubai'nin geçmişini yaşatıyor.

İşte Dubai'yi zirveye taşıyan çılgın projeler

Burj Dubai 900 metre civarında, bir çöl çiçeğinin geometrisine dayanan ve tasarımında İslamî motiflerin kullanıldığı sarmal bina...

Burj El Arab Oteli, dünyanın muhteşem 7 yıldızlı oteli. Dubai'nin ve ülkenin prestiji. Sonuçta bir otel ama ülkenin tanıtımında etkisi büyük. 1 milyar dolara inşa edilmiş, 500 milyon dolar dekor için harcanmış.

Burj, Arapça "ada" anlamına geliyor. Burj AI-Arab Hotel, karaya 280 metre uzaklıktaki yapay bir adanın üstüne kurulu. Çelik ve camdan yapılmış bir otel. Görünüşü yelkenli bir yatı andırıyor. Bu mükemmel yapının iç dekorasyonu ise inanılmaz zenginliklerle dolu. Otelin banyo muslukları altından yapılmış, 50. katında özel bir helikopter pisti ve özel müşterilerini karşılayabilmek için Rolls Rolce marka arabaları var. Denizin üç kat aşağısında etrafı camla çevrili gazino bulunuyor. 202 odanın tamamı süit. Bir yelkenli biçiminde inşa edilen 321 metre yüksekliğindeki bina, çevredeki yerleşim bölgesine hakim ve Dubai kıyısının hemen hemen her yerinden görülebilir.

Dubai'deki büyük turistik yatırmalardan biri de Palmiye Adası... Brad Pitt, David Backham gibi ünlülerin de villa satın aldığı Adada Hollywood yıldızlarının da olduğu pek çok ünlünün Palmiye Adaları'nda villaları bulunuyor.Kıyıya 5-7 kilometre uzaklıkta inşa edildi ve toplam 1060 villadan oluşan Palmiye Adası, turizm sektöründe yeni bir hareket kazandırdı.

5 bin kişinin ikamet ettiği adaya 12 bin palmiye ağacı dikildi. Oluşan dev palmiye görüntüsü uzaydan da görülebiliyor.

Yaklaşık 10 milyar dolara mal olan Palmiye Adaları dünyanın sekizinci harikası olarak tanımlanıyor. Adalar denizin doldurulmasıyla yapıldı. Proje Jebel Ali, Jumeirah ve Deira adalarından oluşuyor.

Jumeyra Plajı da batılı turistlerin yoğun ilgisini çeken bir yer...

Dubai'de Mimar Glenn Howells tarafından tasarlanan "Time Residances", kendi etrafında 360 derece dönüyor! Cephesinde solar paneller olan proje çevrecilerin de ilgi odağı.

Dubai'den arabayla 20 dakika uzaklıktaki Pacific Controls adlı teknoloji şirketine ait cam kaplı binanın görünüşte diğer binalardan bir farkı yok. Çölün ortasında olması dışında.Kablosuz teknoloji aracılığıyla buradan 60 bin bina yangın tehlikesi, enerji kullanımı ve diğer teknik sorunlara karşı gözetim altında tutuluyor. Şirketin müşterilerinin sayısı her geçen gün artıyor.

Her Körfez kentinde bir "teknopark", "bilim ve araştırma şehri" ya da "bilgi köyü" var.

Jumeirah Camii dikkat çekiyor

Dubai'nin sayısız camileri arasında Jumeirah'ın yeri ayrı... Modern İslam mimarisinin mükemmel bir örneğini teşkil eden Jumeirah Camisi, ikiz minarelere ve görkemli bir kubbeye sahip... Orta Çağın Fatimi geleneğine uygun tarzda, taştan yapılmış... Tamamen ışıklandırıldığı geceleri ziyaret edilmeye değer. 70 metrelik uzunluğu ile şehrin en uzun minaresine sahip olan cami, dokuz adet büyük ve 45 adet küçük kubbeye sahip...

Türk firmaları da bu pazardan giderek daha fazla pay alıyor

Tekstilden inşaata, mobilyadan perakende sektörüne kadar Türk işadamları Dubai'deki ticari zenginlikten faydalanıyor. Damat Tween, Koton, Colin's, Network, İpekyol, Alfemo, Dorya, Goldaş ve Mado gibi onlarca Türk firmasının Dubai'de mağazaları var.

Örnek olarak Koton'un mağazasının bulunduğu Dubai'nin en büyük alışveriş merkezi Mall of Emirates'de DKNY, Dolce&Gabbana, Zara, Mango ve French Connection gibi dünyaca ünlü markalar satış yapıyor.

Yapı Merkezi Dubai metrosunun 3.5 milyar dolarlık inşaatında Japonlarla birlikte yer alırken Palmiye Adaları'nın yapımında da Türk şirketleri önemli ihaleler kazandı. Palmiye Adaları'ndaki villaların kapılarını

Eurodecor adlı Türk firması yaptı. STFA Palmiye Adaları'nın bir kısım zemin çalışmalarını yaptı. Baytur, Palmiye Adaları'ndaki villaların bir kısmının yapımını üstlendi

Dubai Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlı 90 bine yakın şirketten 270 tanesi Türk. Bunlardan bazıları Baytur, Güriş, Nurol, STFA, TAV, Yüksel, Zemtaş, Zetaş. Dünyanın en büyük şantiyesi Dubai'deki inşaatlarda kullanılan demir ve çeliğin de yüzde 70'i Türkiye'den geliyor. Seramik gibi alanlarda da Türk firmaları ürünlerini bu piyasaya sokmaya çalışıyor.

Hayrettin Turan Çılgın projelerle parlayan şehir Dubai