Bakan Ahmet Arslan

Bakan Ahmet Arslan, Avrasya Tüneli'ni inceledi

Genel Sinem Öztürk 09.10.2016
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, zaman ve yakıt tasarrufu ile sera gazı salınımını azaltacağını belirtti.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Avrasya Tüneli'nin zaman ve yakıt tasarrufu ile sera gazı salınımını azaltacağını belirterek, "En az bunlar kadar önemli olan tarihi yarımada üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmış olmaktır." dedi.

Bakan Arslan, Göztepe ile Kazlıçeşme arasında boğazın altında lastikli araç geçişine olanak sağlayan ve 20 Aralık'ta açılışı yapılacak Avrasya Tüneli'nin Harem girişinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Bir mühendis olarak bu proje ile büyük mutluluk yaşadığını belirten Arslan, "Geçmişte başka ülkelerin yaptığı büyük projeleri konuşurken gıptayla izliyorduk. Ama artık Türkiye'de dünyanın gıptayla konuştuğu projeleri konuşur hale geldik. Bunların bir tanesi de girişinde bulunduğumuz Avrasya Tüneli." diye konuştu.

Denizin 106 metre altından geçmesi dolayısıyla dünyada bir ilk olan tünelin bu anlamda rekor kırdığını kaydeden Arslan, şu bilgileri verdi:

"Gerek 13.7 metre çapındaki TBM makinesiyle yine günde ortalama 8-10 metre hızla açılmış bir tünel anlamında bir rekor oluşturuyor. Daha büyük TBM makineleri var dünyada ancak, bu hızla hem yapılmış hem bitmiş hiç bir tünel yok. Bu anlamda da ilk proje. Elbetteki Asya'yı, Avrupa'ya denizin altından kesintisiz şekilde bağlayan 5,4 kilometrelik tüneli Göztepe'den Kazlıçeşme'ye düşünürseniz, toplam yaklaşık 15 kilometrelik bağlantı yollarıyla birlikte önemli bir proje.

Ancak proje, sadece iki kıtayı denizin altından bağlamakla kalmıyor. Bence tarihi yarımada, ki bizim için çok önemli. Tarihi yarımadadaki trafik hareketini kısa sürede denizin altından karşıya geçirmek, tarihi doku üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak adına çok önemli. Her şeyden önemlisi zaman tasarrufu, yakıt tasarrufu diyebilirsiniz, karbondioksit salınımı anlamında daha az sera gazı salınımı diyebilirsiniz ama en az bunlar kadar önemli olan tarihi yarımada üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmış olmaktır." 

Arslan, Avrasya Tüneli'nin, Türkiye'nin son yıllarda başardığı yap-işlet-devret projeleri anlamında çok güzel bir örnek olduğunu belirtti.

Tünelin, kamu kaynağı kullanmadan tamamen özel sektör dinamikleri devreye sokularak yapıldığına işaret eden Arslan, şu değerlendirmelerde bulundu: 

"Düşünce aşamasında herkes 'Yok canım böyle bir proje gerçekleşemez.' diyordu. Ama Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız 'Yapın' diyorlardı. Biz de onların izinden giderek, çalışma arkadaşlarımızla 'Evet yapacağız' dedik ve bugün yapıldığını görmek de en büyük mutluluk olsa gerek. Bu mutluluğun sahipleri elbetteki karar vericiler, ama çalışma arkadaşlarımız, yüklenicilerimiz, onlardaki mühendisler, işçiler, teknisyenlere bu vesileyle teşekkür ederim."

"Çift yönlü ücretli olacak"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, bir soru üzerine, tüneli 20 Aralık'ta hizmete açmayı planladıklarını bildirdi.

Tünelin, yap-işlet-devret modelli proje olması nedeniyle çift yönlü ücretli olacağını belirten Arslan, şunları kaydetti:

"Sözleşmemiz gereği 4 dolar artı KDV olacak. Ancak doların yıllık eskalasyonu söz konusu ki, 20 Aralık'ta hesaplamalarını yapacağız. Ücreti, KDV'yi de katarak, her yıl 1 Şubat'taki dolar kuruna göre belirleyeceğiz. Ona göre de insanlarımız elbetteki Türk Lirası ödeyerek ama nakit para değil, HGS, OGS sistemleri de burada entegre olarak çalışacak. Ücret dolar kuruna endeksli olarak yılda bir revize edilecek."

Tüneldeki hız sınırının saatte 70 kilometre olacağını anlatan Arslan, "Beklediğimiz 120-130 bin aracın geçmesi ki, bütün çalışmalarımız bunu gösteriyor. Bu kadar aracın rahatlıkla geçebileceği şekilde planlama yapıyoruz. İki gidiş, iki geliş olması hasebiyle de gişelerdeki ücret alımı veya HGS, OGS geçişi, bu iki şeritle entegre olacak şekilde olacağından sıkışıklık olmadan belli bir akışla sağlamış olacağız." diye konuştu. 

"Tarihi doku sadece bazı kesimler için değil herkes için önemli"

Avrasya Tüneli'nin tarihi yarımadaya zarar vereceği yönündeki iddiaların dile getirilmesi üzerine Arslan, "Tarihi yarımadanın üzerindeki yükü aldığımız bir vaka ve kesin. Geçiş olarak zaten denizin doldurulduğu yerde, Yenikapı'dan yüzeye çıkıyoruz, tarihi yarımadaya erişmiyor bu anlamda." dedi. 

Kullanılan TBM yöntemi ve farklı metotlarla herhangi bir çökme ve tahribata fırsat vermediklerini aktaran Arslan, şunları aktardı:

"Ola ki böyle bir şey olursa, biz zaten aksi basınçlı yöntemle çalıştık. Dolayısıyla tedbirlerimizi peşin peşin aldığımız için, dünyada gerçekten en modern, en üst teknolojiyle çalışan bir TBM kullanıldığı için böyle bir şey söz konusu değil. İnsanlarımız akıllarına getiriyorlarsa bile bilsinler ki, her türlü tedbir alınarak çalışıldı. Öyle bir şey söz konusu değil, olamaz da. Çünkü tarihi yarımada, tarihi doku herkes için önemli sadece bazı kesimler için değil, bütün insanlık için, Türkiye için, Türk insanı için daha da önemlisi bu değerli mirasımızı çocuklarımıza ve torunlarımıza taşımak adına geleceğimiz için de önemli. Dolayısıyla orada herhangi bir taviz vermemiz söz konusu değildi, vermedik. Bunu özellikle vurgulamak isterim."

Bakan Arslan, tünelde alınan güvenlik önlemlerine değinerek, tünelde her 600 metrede bir herhangi bir aracın arızalanması, yakıtının bitmesi durumunda durabileceği cepler olduğunu söyledi.

Tünelin içinin elektronik sistemlerle sürekli takip edileceğini, bir aksilik durumunda sinyal verileceğini ve tünelin orta yerinde ve uçlarında buna müdahale edebilecek ekiplerin olacağını aktaran Arslan, bunun dışında da her 200 metrede yolcuların gerektiğinde bir alt tünele geçebileceği geçişler bulunacağını kaydetti. Arslan, "O geçişler aynı zamanda belli bir süre insanların emniyetle kalabileceği yaşam alanları halinde. Dolayısıyla alt kat, üst kat herhangi birinde problem olduğunda diğerine de aktarma olabilecek." diye konuştu.

Ahmet Arslan, tünelde hava temizliğinin de büyük önem taşıdığını dile getirerek, uluslararası kuralların öngördüğünün üzerinde havalandırma sistemi yapıldığını aktardı.

Işıklandırmaya da ayrıca önem verdiklerini dile getiren Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanımıza da arz ederken özellikle vurguladık, ışıklandırma da led ışıklandırma sistemi olacak ki, insanlar gün ışığında yol alıyormuş psikolojisinde olsunlar. İkincisi, tünellerin giriş ve çıkışlarında ışıklandırmada kademeli bir geçiş olacak ki, insanlar aydınlık havadan tünele girdiklerinde birdenbire gözleri kamaşmasın, bir karanlığa gidiyor psikolojisi oluşmasın. Tersi tünelden yüzeye çıkarken de karanlıktan birdenbire çok güçlü bir ışığa çıkıyor psikolojisi oluşmasın diye ışıkta da bir geçiş sistemi olacak. Dolayısıyla insanlar adeta dışarıda araç kullanıyormuş psikolojisiyle araçlarını kullanacaklar. Bu da önemli bir tarafıydı, bunu da özellikle önemsedik."

Bakan Arslan, bir soru üzerine, tünelin en az yerde zeminin 26, en fazla yerinde de 55 metre altında olacağını dile getirdi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, konuşmasının ardından tünelin en derin noktası olan 106,4 metreye inerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Avrasya Tüneli Ahmet Arslan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan