Konut sektöründe neler yaşanacak?
Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz aylarında gayrimenkul sektöründe olağan durgunluk yaşanacak
Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz aylarında gayrimenkul sektöründe olağan durgunluk yaşanacak. Seçim ise söz konusu durgunluğun dozunu bir miktar artırabilir.
2011'e ait beklentilerimi geçen yılın sonunda yapmış ve içinde bulunduğumuz yılın 3 çeyrek yaşanacağının altım çizmiştim. 12 Haziran'da yapılacak genel seçim ve hemen ardından gelecek olan yaz tatili ile ramazan bayramına dikkat çekmiştim. Seçimi bir kenara bırakırsak, her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz aylarında gayrimenkul sektöründe olağan durgunluk yaşanacaktır. Mutlaka konut satışı olacaktır, ancak bu satışlar diğer aylarda olduğu gibi çok canlı olmayacaktır. Markalı projeler ile radikal kampanya yapan firmaların satış ofislerinin ziyaretçileri mutlaka olacaktır. Seçim ise söz konusu durgunluğun dozunu bir miktar artırabilir. Nitekim seçim nedeniyle yeni projelerin bir çoğu ocak ve mayıs arasına sıkıştırıldı ve satışa sunuldu. İnşaat firmalarının bir çoğu 'seçim öncesinde ne kadar çok satarsak o kadar iyidir' mantığı ile hareket ederek projelerini satışa sundu.
Açıkçası mayıs ortasından haziran ayının ikinci yarısına kadar yeni bir projenin satışa sunulacağını sanmıyorum. Nihai tüketiciler ise gerek faizlerin uygun olması, gerekse erken lansmanlara bağlı olarak cazip kampanyaları kaçırmamak için taleplerini pek erteleme taraftarı değil. Yılbaşından bu yana satışa sunulan projelerdeki cazip kampanyalar (prim garantisi, kiralama garantisi, uzun vadede sıfır faiz imkanı gibi) satışların sürekliliğini sağlıyor. Diğer taraftan merkez bankasındaki munzam artışlarına bağlı olarak bankaların konut kredisi faiz oranlarını artıracağına yönelik beklentiler de, nihai tüketicilerin talebini körüklüyor. Beklentim, konut kredi faizlerinin artmayacağı yönünde. En azından munzam karşılıklarının artışına bağlı olarak bir faiz artırımı olmayacaktır. Makro ekonomideki diğer bileşenlere (enflasyon, cari açık vs) bağlı olarak faiz oranlarının binde 10-15 civarında bir bant içinde yukarı doğru hareket edeceğini düşünüyorum. Konut fiyatları da aynı şekilde bir trend izleyecektir.
Yaz aylarının tatil dönemi olduğu kadar evlilik dönemi olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Dolayısıyla yazın özellikle ikinci ellerde bir hareketlilik olacağı beklentisinin daha doğru bir anlayış olduğunu söyleyebilirim. Yılın son dönemine girerken, (bayram ve tatil sonrası-okul öncesi) arz ve talep dengesine bağlı olarak konut fiyatlarındaki olağan artış görülecektir. Söz konusu bu artışın da yüzde 10 seviyelerinde yaşanacağını söylemek mümkün. Bu arada genel seçimden çıkacak sonuçlar, gayrimenkul fiyatlarını radikal etkileyecektir. Mevcut hükümetin yine tek başına iktidar olması durumunda, seçim beyannamesinde açıkladı. "Kartal ve Silivri merkezli iki İstanbul merkezi" şeklindeki açıklama, söz konusu bölgelerdeki yeni projeleri ve fiyatları yukarı çekebilir. Mevcut partinin beklenenden daha az oranda oy olması durumunda ise, yine aynı bölgelerdeki satışlar olacaktır. Ancak fiyatları gözler görülür bir şekilde artmayacak ve olması gereken miktarda artış gösterecektir.
2010 yılında, ekonomik krizin etkilerinin hafiflemeye başlaması sonucunda gayrimenkul yatırımlarının getirileri geçen yılki seviyeleri koruyor. 2010 yılı içerisinde perakende sektöründe yaşanan hareketlilik AVM kiralarına da olumlu yönde yansıyor ve alışveriş merkezi yatırımlarının getirileri her ne kadar kriz öncesi seviyeleri yakalayamasa da, geçen yıla göre 0,25 puanlık bir artış göstererek yüzde 7,25'e yükseliyor.
Diğer taraftan, ofis yatırımlarının getirişi ve lojistik yatırımlarının getirişi 2009 yılı seviyesini koruyor. 2010 yılında ofis yatırımlarının getirileri yüzde 7,25 ve lojistik yatırımlarının getirileri yüzde 7 olarak gerçekleşiyor.
İstanbul, PwC ve ULI tarafından yapılan 33 Avrupa şehri için yapılan karşılaştırmalı araştırmalarda, 2008 yılında yatırım ve gelişme öngörülerinde ikinci ve 2009 yılında gelişme öngörülerinde birinci, yatırım öngörülerinde ise üçüncü ve 2010 yılında gelişme öngörülerinde yine birinci sırada yer alıyor. 2011 yılı için ise gelişme öngörüleri ve yeni satın alımlar için birinci sırada yer alan İstanbul, yatırım öngörülerinde ikinci sıraya yükseliyor.
2010 yılının en hızlı büyüyen sektörü olan inşaat sektörünün, 2009 yılında 74 milyar TL olan inşaat yatırımları 2010 yılında 90 milyar TL'yi aşarak kriz öncesi seviyelerinin de üzerine çıkıyor. Özel sektörün inşaat yatırımları 2009 yılında 45,2 milyar TL (29,3 milyar dolar) iken, 2010 yılında 55 milyar TL (35,4 milyar dolar) olarak gerçekleşiyor. Gayrimenkul ve inşaat sektörlerinde 2010 yılında normalleşme ile birlikte başlayan büyüme finansman kullanımını da artırıyor. Yurt içinden kullanılan krediler 41,4 milyar TL'den 49,3 milyar TL'ye çıkıyor.
2010 yılında ekonomide görülen büyüme yabancıların Türkiye'ye olan ilgisi ve mali yatırımlarını da genişletiyor. Yabancıların Türkiye mali riskleri 2008 yılında 152,0 milyar dolar ve 2009 yılında 185,1 milyar dolar olduktan sonra, 2010 yılında 241,1 milyar dolara çıkıyor.
NAZMİ DURBAKAYIM TEKNİK YAPI HOLDİNG BAŞKANI
Kristal Park 25 bin TL peşinle daire fırsatı!
Balıkesir'de Karesi İnşaat tarafından inşa edilen yeni konut projesi Kristal Park'ta konutlar 57 bin liradan başlıyor ve 25 bin lira peşinle satılıyor
63 metrekare ile 153 metrekare arasında 1+1'den 3+1'e kadar farklı tiplerde konutlardan oluşan Kristalpark'ta 57 bin liradan başlayan daire fiyatları 184 bin liraya kadar çıkıyor. Kristalpark projesinde 25 bin lira peşinatla daire sahibi olunabiliyor.
Balıkesir'de Karesi İnşaat tarafından yapılan Kristal Park ön satışa çıktı. Kristalpark projesi toplam 410 konuttan oluşuyor.
Arazinin yüzde 75'inin yeşil alanlara ayrıldığı Kristalpark projesinde basketbol ve voleybol sahası, yürüyüş alanları, kontrollü site girişleri ve otoparklar bulunuyor.
Şehir merkezine yürüyüş mesafesinde bulunan Kristalpark evleri, şehrin yüksek bir yerinde olduğundan bazı bloklardan Balıkesir panoraması görülecek.
Kristalpark iletişim bilgileri
Web: http://www.kristalpark.com/
E-posta: [email protected]
Tel: 0266 243 29 96 - 0266 243 39 97
GSM : 0549 870 38 43 - 0549 870 38 44
Konut sektöründe neler yaşanacak?
Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz aylarında gayrimenkul sektöründe olağan durgunluk yaşanacak
Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz aylarında gayrimenkul sektöründe olağan durgunluk yaşanacak. Seçim ise söz konusu durgunluğun dozunu bir miktar artırabilir.
2011'e ait beklentilerimi geçen yılın sonunda yapmış ve içinde bulunduğumuz yılın 3 çeyrek yaşanacağının altım çizmiştim. 12 Haziran'da yapılacak genel seçim ve hemen ardından gelecek olan yaz tatili ile ramazan bayramına dikkat çekmiştim. Seçimi bir kenara bırakırsak, her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz aylarında gayrimenkul sektöründe olağan durgunluk yaşanacaktır. Mutlaka konut satışı olacaktır, ancak bu satışlar diğer aylarda olduğu gibi çok canlı olmayacaktır. Markalı projeler ile radikal kampanya yapan firmaların satış ofislerinin ziyaretçileri mutlaka olacaktır. Seçim ise söz konusu durgunluğun dozunu bir miktar artırabilir. Nitekim seçim nedeniyle yeni projelerin bir çoğu ocak ve mayıs arasına sıkıştırıldı ve satışa sunuldu. İnşaat firmalarının bir çoğu 'seçim öncesinde ne kadar çok satarsak o kadar iyidir' mantığı ile hareket ederek projelerini satışa sundu.
Açıkçası mayıs ortasından haziran ayının ikinci yarısına kadar yeni bir projenin satışa sunulacağını sanmıyorum. Nihai tüketiciler ise gerek faizlerin uygun olması, gerekse erken lansmanlara bağlı olarak cazip kampanyaları kaçırmamak için taleplerini pek erteleme taraftarı değil. Yılbaşından bu yana satışa sunulan projelerdeki cazip kampanyalar (prim garantisi, kiralama garantisi, uzun vadede sıfır faiz imkanı gibi) satışların sürekliliğini sağlıyor. Diğer taraftan merkez bankasındaki munzam artışlarına bağlı olarak bankaların konut kredisi faiz oranlarını artıracağına yönelik beklentiler de, nihai tüketicilerin talebini körüklüyor. Beklentim, konut kredi faizlerinin artmayacağı yönünde. En azından munzam karşılıklarının artışına bağlı olarak bir faiz artırımı olmayacaktır. Makro ekonomideki diğer bileşenlere (enflasyon, cari açık vs) bağlı olarak faiz oranlarının binde 10-15 civarında bir bant içinde yukarı doğru hareket edeceğini düşünüyorum. Konut fiyatları da aynı şekilde bir trend izleyecektir.
Yaz aylarının tatil dönemi olduğu kadar evlilik dönemi olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Dolayısıyla yazın özellikle ikinci ellerde bir hareketlilik olacağı beklentisinin daha doğru bir anlayış olduğunu söyleyebilirim. Yılın son dönemine girerken, (bayram ve tatil sonrası-okul öncesi) arz ve talep dengesine bağlı olarak konut fiyatlarındaki olağan artış görülecektir. Söz konusu bu artışın da yüzde 10 seviyelerinde yaşanacağını söylemek mümkün. Bu arada genel seçimden çıkacak sonuçlar, gayrimenkul fiyatlarını radikal etkileyecektir. Mevcut hükümetin yine tek başına iktidar olması durumunda, seçim beyannamesinde açıkladı. "Kartal ve Silivri merkezli iki İstanbul merkezi" şeklindeki açıklama, söz konusu bölgelerdeki yeni projeleri ve fiyatları yukarı çekebilir. Mevcut partinin beklenenden daha az oranda oy olması durumunda ise, yine aynı bölgelerdeki satışlar olacaktır. Ancak fiyatları gözler görülür bir şekilde artmayacak ve olması gereken miktarda artış gösterecektir.
2010 yılında, ekonomik krizin etkilerinin hafiflemeye başlaması sonucunda gayrimenkul yatırımlarının getirileri geçen yılki seviyeleri koruyor. 2010 yılı içerisinde perakende sektöründe yaşanan hareketlilik AVM kiralarına da olumlu yönde yansıyor ve alışveriş merkezi yatırımlarının getirileri her ne kadar kriz öncesi seviyeleri yakalayamasa da, geçen yıla göre 0,25 puanlık bir artış göstererek yüzde 7,25'e yükseliyor.
Diğer taraftan, ofis yatırımlarının getirişi ve lojistik yatırımlarının getirişi 2009 yılı seviyesini koruyor. 2010 yılında ofis yatırımlarının getirileri yüzde 7,25 ve lojistik yatırımlarının getirileri yüzde 7 olarak gerçekleşiyor.
İstanbul, PwC ve ULI tarafından yapılan 33 Avrupa şehri için yapılan karşılaştırmalı araştırmalarda, 2008 yılında yatırım ve gelişme öngörülerinde ikinci ve 2009 yılında gelişme öngörülerinde birinci, yatırım öngörülerinde ise üçüncü ve 2010 yılında gelişme öngörülerinde yine birinci sırada yer alıyor. 2011 yılı için ise gelişme öngörüleri ve yeni satın alımlar için birinci sırada yer alan İstanbul, yatırım öngörülerinde ikinci sıraya yükseliyor.
2010 yılının en hızlı büyüyen sektörü olan inşaat sektörünün, 2009 yılında 74 milyar TL olan inşaat yatırımları 2010 yılında 90 milyar TL'yi aşarak kriz öncesi seviyelerinin de üzerine çıkıyor. Özel sektörün inşaat yatırımları 2009 yılında 45,2 milyar TL (29,3 milyar dolar) iken, 2010 yılında 55 milyar TL (35,4 milyar dolar) olarak gerçekleşiyor. Gayrimenkul ve inşaat sektörlerinde 2010 yılında normalleşme ile birlikte başlayan büyüme finansman kullanımını da artırıyor. Yurt içinden kullanılan krediler 41,4 milyar TL'den 49,3 milyar TL'ye çıkıyor.
2010 yılında ekonomide görülen büyüme yabancıların Türkiye'ye olan ilgisi ve mali yatırımlarını da genişletiyor. Yabancıların Türkiye mali riskleri 2008 yılında 152,0 milyar dolar ve 2009 yılında 185,1 milyar dolar olduktan sonra, 2010 yılında 241,1 milyar dolara çıkıyor.
Kaynak: NAZMİ DURBAKAYIM TEKNİK YAPI HOLDİNG BAŞKANI - Gayrimenkul Türkiye
- Etiketler:





























Yorum Yaz