Konut sektörü ikinci 'altın çağı'nı mı yaşıyor?
Konut sektörünün altın çağı olarak bilinen 2005 yılından sonra, durgunluklar ve krizlerle boğuşan piyasa, 2011'de yeni bir sıçrama yaşıyor
Banka kredisiyle alınan evlere yüzde 40 peşinat şartı öngörülmesi nedeniyle son dönemde telaş yaşansa da konut sektörü için 2011'in ilk yarısı beklenenin çok üzerinde bir performans dönemi oldu. 2005 yılını her zaman için milat kabul eden ve 'gayrimenkulün altın çağı' diyen sektör temsilcileri, o zamana göre şartlar ve piyasa koşullarının değişkenlik göstermesine rağmen 2011'in ilk 6 ayında da benzer bir başarı yakalandığı görüşünde. 2006'da başlayan durgunluğun ardından, 2007'deki “mayıs dalgası” ve 2008'de gelen krizin ayak sesleri konut sektörünü olumsuz etkilemişti.
Türkiye'de etkisi daha az olsa da global çapta derinleşen küresel ekonomik kriz 2009'u adeta silip süpürdü. 2010'da yaralarını sarmaya başlayan markalı konut üreticileri, yeniden canlanan talebin hakkını 2011'i görür görmez vermeye başladı. Markalı konutlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerin sınırlarını aştı; Hatay'dan Gaziantep'e, Konya'dan Samsun'a kadar yayıldı.
Uzun süredir arsa yatırımı yapan ve gayrimenkul sektörüne girmeyi düşünen işadamları da cesaretini 2011'in olumlu şartlarına bakarak topladı. Boyner Holding'in patronu Cem Boyner, Four Seasons otellerinin Türkiye'deki yatırımcısı Mesut Toprak, Selçuklu Holding Başkanı İsmail Öncel bu yönde en belirgin örnekler oldu. Seçim sonuçlarının da siyasi istikrarı devam ettirecek netice vermesi yüzleri iyice güldürmüştü ki, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun önlemlerinin sıkılaşması gündeme geldi. Bu müdahale beklenen ölçüde gerçekleşirse, pazarda bir gerileme olacağı kesin. Ancak, konutun patronları, ilk 6 aya bakarak bile, “Yeni milat 2011” diyor.
- Etiketler:





























Yorum Yaz