İnşaatta olumlu rakamlar beklentileri arttırdı!

İnşaatta olumlu rakamlar beklentileri arttırdı!

İMSAD yaptığı toplantıda iç siyasetteki gelişmeleri ekonomi ve inşaat sektörü üzerindeki etkiyi değerlendirdi.

İMSAD, iç siyasetteki gelişmelerin ekonomi ve inşaat sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirmek üzere “Kamuda yeni yapılanma, ekonomi ve Türk inşaat sektörünün geleceği” başlıklı bir toplantı düzenledi.

İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Seçim sürecinin net bir sonuçla tamamlanmasının ardından gelen %11 oranındaki ilk çeyrek büyümesi, Türk ekonomisini dünya çapında gıpta edilecek bir konuma yükseltti” dedi.

Toplantıda ayrıca İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan da görüşlerini açıkladı.

İstanbul-TOBB Plaza'da 6 Temmuz Çarşamba günü düzenlenen İMSAD 2. Ekonomi Toplantısı'nda “Kamuda yeni yapılanma, ekonomi ve Türk inşaat sektörünün geleceği” masaya yatırıldı. İnşaat sektörünün önde gelen isimlerinin bir araya geldiği toplantıda konuşan İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç, Türk ekonomisinin 2011 yılının ilk çeyreğinde %11'lik büyüme oranıyla tüm dünyanın hayranlığını kazandığını dile getirdi.

“Şüphesiz ki ekonomimizin bu derece büyümesinde biz de inşaat sektörü olarak yarattığımız katma değer, sağladığımız istihdam, gerçekleştirdiğimiz ihracatla büyük pay sahibiyiz” diyen Bilmaç, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomimizin büyüme lideri Çin'i de geride bırakarak Avrupa'daki liderliğini dünya birinciliğine taşıması, İMSAD olarak son dönemde Avrupa'da gerçekleştirdiğimiz temaslarda sürekli ön plana çıkan bir konu oldu. Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Genel Direktörlük Türkiye Masası Şefi Jean Christoph Filori ile gerçekleştirdiğimiz buluşmada, sektör olarak AB Türkiye İlerleme Raporu'na katkımız konuşuldu.

Ayrıca 1 Temmuz'da AB dönem Başkanlığını üstlenen Polonya'dan İnşaat, Altyapı Bakanları ve Avrupa Parlamentosu üyesiyle Varşova'da bir araya geldik. Avrupa İnşaat malzemesi sanayisinin önemli bir temsilcisi olarak sektörümüzün önceliklerini dile getirdik.”

İnşaat sektörü yeni Hükümetten neler bekliyor?

Sektör açısından önemli olanın, bu büyümenin sürdürülebilir olup olmadığı ve bugünkü tabirle ekonominin ısınıp ısınmadığı olduğunu vurgulayan İMSAD Başkanı Bilmaç, sözlerine şöyle devam etti: “Seçim öncesinde ülkemizin 2023 yılında dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girmesinin ancak Türk İnşaat Sektörü gibi rekabetçi ve katma değeri yüksek sektörlerimizin katkısıyla mümkün olabileceğinden yola çıkarak, Başbakanlığa kamuda sektörümüzle ilgili nasıl bir yapılanma ihtiyacı bulunduğu konusunda görüşlerimizi sunmuştuk. Umarız bugün açıklanan yeni Hükümet ve Bakanlıklarımızın yeni makro hedefleri sektörümüzün de önünü açar.”

Bilmaç, önümüzdeki günlerde İMSAD olarak takip edecekleri en önemli gündem maddeleri arasında yapı güvenliği ile deprem ve binalarda enerji verimliliği konularının bulunduğunu ve bu konuların kamu tarafında güçlü bir koordinasyon gerektirdiğini vurguladı.

İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin de Türk ekonomisinin kaydettiği büyüme başarısına dikkat çektiği konuşmasında, “İnşaat sektörü 2011 yılının 1. çeyreğinde %14,8 oranında büyüme kaydederek, bu dönemde toptan perakende ticaret ve vergi sübvansiyonun ardından en hızlı gelişim gösteren 3. sektör oldu” dedi.

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan ise 24 Ocak 1980 kararlarıyla Türk siyasetini yönlendiren değerlerin güvenlik eksenli olmaktan uzaklaşarak iktisadi refah eksenli olmaya başladığı konuşmasında şu noktalara dikkat çekti:

“Bunun iç ve dış politikada önemli etkileri ve yansımaları olmuştur. Dış politikasında Türkiye bir yandan daha önce ilişkileri zayıf olan ya da ilişkileri olmayan ülkelerle yeni ilişkiler geliştirmeye başlamış, diğer yandan eskiden daha çok güvenlik çerçevesinde gördüğü ilişkilere de iktisadi işbirliğine dönük bir boyut eklemiştir. Soğuk Savaşın da sona ermesiyle, Türkiye uluslararası alanda daha özgürce hareket edebilen bölgesel bir güç olmuştur. İktisadi gelişme iç politikada yeni güç odakları yaratmış, seçimle göreve gelen yönetimler güçlenmiş, iktisadi konulara daha duyarlı hale gelmiştir. Buna karşılık, devlet kurumları ve hukuk yapısı, güvenlik endişesine göre şekillenmiştir ve bu anlayışlara göre hareket eden kadrolar tarafından yürütülmektedir. Bu surette ortaya çıkan devlet-siyaset gerilimi tedricen siyaset lehine gelişmekle birlikte, geçiş sorunlu ve sancılı olmaktadır.”

  • Etiketler:

Yorum Yaz