İkincil piyasayı kurmak gerek!
AK Parti'nin tek başına iktidara çıktığı, yani bir başka deyişle siyasi istikrara devam denilen seçimleri geride bırakmış bulunuyoruz
AK Parti'nin tek başına iktidara çıktığı, yani bir başka deyişle siyasi istikrara devam denilen seçimleri geride bırakmış bulunuyoruz. Yeni hükümetin kurulmasıyla piyasalar şekillenecek; ertelenmiş yatırımlar ve kararlar artık gündeme gelmeye başlayacaktır.
Tabii burada bizim için önem arz eden sorular, "Emlak sektörü ne olacak, gelişmeler hangi yönde ilerleyecek, yeni düzenlemeler ve politikalar neleri getirecek?" şeklinde.
Bakıyoruz, yaklaşık bir yıldan beri ertelenmiş yatırımlar ve özellikle vatandaşın alım-satım talepleri var. Bu kesim, piyasayı net algılayamadıkları için bekle-gör moduna girmişti.
Ama daha hükümet kurulmadan, yeni ekonomi politikaları belirlenmeden kredi faizlerinin yükselme eğilimine girmesi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) gerek munzam karşılıkları yükseltmesi, gerekse cari açığa sebep olduğu gerekçesiyle kredi limitlerinde kısıtlamaya gidileceğini beyan etmesi, piyasalara bomba gibi düştü. Bu durumda kredi ile ev alma hayali olan vatandaşların hayalleri suya düşmek üzere.
Çünkü şu anda piyasada alıcı kitlesi, büyük oranda kredi ile ev almak isteyenlerden oluşuyor.
FAZLA BEKLEMEYİN
Diğer yandan, madalyonun öteki yüzü daha vahim. Birkaç markalı İnşaat firmasını saymazsak, yüzlerce, hatta binlerce küçük ve orta ölçekli inşaat firması umudunu kredili satışlara bağlamış iken faizlerin yükselmesi, kredi oranlarının düşürülmesi bunların zor günler geçirmesine neden olacaktır.
Tabii ki usulsüz kredi verilmesini veya yetkin olmayan kişilere kredi açılmasını desteklemiyoruz. Ama faizlerin yükseltilmesi, kredi limitlerinin önüne duvar çekilmesi ile kredi kullanacak seviyede kişilerin de önünün tıkanmaması gerektiğini düşünüyoruz.
BDDK'nın ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) bir an önce ikincil piyasaları hayata geçirerek, mortgage sisteminin gerçek anlamda uygulamaya başlaması, konut kredi faizlerini düşürecek; bundan dolayı da hem vatandaşın ev sahibi olması kolaylaşacak, hem de Türkiye ekonomisinin yüzde 35'ine hitap eden lokomotif sektör olan inşaat ve emlak piyasalarını sübvanse edecektir.
Bu arada ev almak isteyen vatandaşların da, faizler daha fazla yükselmeden, bütçelerine ve ödeme güçlerine göre fazla beklememelerini tavsiye ediyorum.
Kaynak: Habertürk Emlak - Nizameddin Aşa / Gayrimenkul Değerleme Uzmanı
- Etiketler:





























Yorum Yaz