Çinli 'otel' peşinde!

Çinli 'otel' peşinde!

Yabancı yatırımcı Türkiye’de ‘kılavuzluk’, Çinli ‘otel’ peşinde

Servotel Corporation'un CEO'su Ömer İsvan, yabancı yatırımcıların şeffaf olmayan mevzuat yüzünden Türkiye'de sistemi çözmüş şirketlere kendilerine yol göstermeleri karşılığında kârlarından pay vermeyi teklif etmeye başladığını açıkladı. Uzakdoğulu yatırımcıların Türkiye ile ilgilendiğini belirten İsvan, Çinli fonların resort otelleri satın almak için görüştüğünü söyledi.

Kemer Country, Kanyon, Sapphire, Bodrum Kempinsky, Levent Loft gibi pek çok projenin ‘geliştirmeden satış yönetimine' yaşam süresi boyunca entegre gayrimenkul danışmanlığını üstlenen Servotel Corporation CEO'su Ömer İsvan, son dönemde yabancı yatırımcıların Türkiye'de şeffaf olmayan mevzuat yüzünden ‘kılavuz şirket' arayışına yöneldiğini açıkladı.

Türkiye'nin Ortadoğu, Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu'ya yatırım yapan yabancı fon ve şirketlerin birçoğunun en cazip pazarı olduğunu ifade eden İsvan, “Türkiye'de mevzuatın şeffaf olmaması, onları körebe oynar gibi bir konuma sürüklüyor. Hangi yolu izleyeceklerini, o yolda neyle karşılaşacaklarını bilemedikleri ve piyasada Türkiye'de iş yapmanın karakterini çözmüş firmalarla rekabet etmek durumunda kaldıkları için zorlanıyorlar. Bu yüzden yeni trend, ortak olmadan, hisse almadan sadece ‘kılavuzluk' hizmeti almak. Yani yabancı fonlar ya da şirketler, Türkiye'de sistemini oturtmuş, mevzuatı ve işin püf noktalarını bilen şirketlere “Ortak olmayalım ama sen bana yol göster, ben de sana bunun karşılığında kârımdan belli dönemlerde pay vereyim” diyor” diye konuştu.

Yabancı yatırımcıların izleyen dönemde kâr marjlarını düşürme pahasına Türkiye'de bir ortakla birleşme ve ruhsatı olan projelere girme yoluna gideceğini belirten İsvan, “Biz bu talebi 2 yıl önce farkederek danışmanlık için şirket içinde Servinvest diye bir bölüm oluşturduk. Önümüzdeki 2 yıl boyunca bu yeni gelişen işbirlikliklerinin çoğalmasını bekliyoruz” dedi. Hong Kong, Singapur ve Çin gibi Uzakdoğulu fonların da Türkiye ile son dönemde çok yakından ilgili olduğunu belirten İsvan, Çinli fonların Antalya ve İstanbul'daki resort ve şehir otellerini satın almak için görüşmeler yaptığını kaydetti.

Çinli gayrimenkule de sıcak

İsvan, şöyle devam etti: “Amaçları satın almakla başlayıp sistemi öğrenerek yenilerini kendileri yapmak. ‘Dünyada en çok seyahat eden bizim vatandaşımız. Çinliler İtalya, Türkiye ve Fransa'ya en çok gidiyor, demek ki buralarda onlara hizmet verecek oteller kurmalıyız' diyorlar. Şu an için sadece turizm sektörüyle ilgililer ancak gayrimenkule olan ilgileri de eli kulağındadır.”

Servotel Corporation, turizm ve gayrimenkul alanında Eczacıbaşı, İş GYO, Fiba Gayrimenkul, Astaş Holding, Çiftçiler, Pramerica Eria Partners, Özdilek, Şahinler, Pasifik Group, Emaar, Kosifler, Çarmıklı ve Saruhan Holding gibi şirketlerin gayrimenkul danışmanlığını yürütüyor. Bu şirketler aracılığıyla hayata geçirilen pek çok proje ile Türkiye'yi gerçek anlamıyla “rezidans” ve “golf resort” projeleriyle tanıştıran Servotel'in CEO'su İsvan, 1982 yılında katıldığı bir konferansta Türkiye'de ilk kez ‘butik otel' kavramını dile getiren kişi olmuş.

Türkiye'de yatırımcı önce işi neden istediğini bilmeli

Türkiye'de firmaların genellikle know-how'a odaklandığını ancak asıl önemli olanın know-what olduğunu ifade eden Servotel Corporation'un CEO'su Ömer İsvan, “Firmalar ne yapacaklarından çok nasıl yapacaklarına odaklanıyor. Trend takip etmeyi çok iyi bilen bir ülkeyiz ancak işi neden yapmak istediğimiz her şeyden önemli” diyor.

Kur sabitleme dolardan TL'ye geçiş artacak

Gayrimenkul'ün bankacılıkla birlikte Türkiye'nin krize girmemesinin en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Servotel Corporation Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil ise Türkiye'de bu dönemde fiyatların düşmediğini, firmaların eskisi kadar büyük montanlı olmasa da farklı finansal modellerle satışlar yaptığını dile getirdi. Dünyadaki son ekonomik gelişmeler sonrasında Ocak ayındaki beklentilerini revize ettiklerini belirten Heyfegil, “Ocak ayı planlarımızda Eylül ayıyla birlikte yılın son döneminde ciddi bir sıçrama bekliyorduk, şimdi ise beklentimizin yüzde 25-30 altında bir satış hızı öngörüyoruz. Fiyatların düşmeyeceği ve maliyetlerden dolayı bir miktar yükseleceği bu yeni döneme farklı finansal modeller damga vuracak. Kur fiksleme, dolardan ya da eurodan TL'ye dönme gibi alternatif finansman modellerinin yanı sıra ödemelerin teslimden sonra yapılması ve şirket bünyesinde vadelendirme gibi seçenekler çoğalacak” diye konuştu.

Kaynak: Vatan/ Nihal Yuvacan
  • Etiketler:

Yorum Yaz