Karma kullanımlı projeler sanat eserleriyle yarışıyor

Karma kullanımlı projeler sanat eserleriyle yarışıyor

Son dönemin trend yatırımları haline gelen içinde rezidans, ofis, alışveriş merkezi ve pek çok sosyal alanı barındıran karma projeler sanat eserleriyle yarışıyor. Mimarlar fonksiyonellikten çok tasarımlarıyla öne çıkıyor.

Kaynak: Dilek TAŞ/Sabah Emlak


Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yine kendinden çok bahsettirecek bir projeye imza atıyor. Çölde iklim koşulları dikkate alınarak yeni arazi üretmek yerine deniz üzerinde projeler geliştirmeyi tercih eden Araplar, Burj El Arab'a rakip olabilecek üstelik daha agresif görünümlü bir gayrimenkul projesine başlıyor. Bir ejderha ya da ilginç kanatlı bir böceği andıran bu proje 2011 yılından itibaren hayata geçirilecek. Arabaların ve trenlerin geçeceği iki ayrı köprü ile karaya başlanacak proje deniz seviyesinden 284 metre yükselecek. Binanın ‘inci' olarak adlandırılan ana gövdesi sosyal alanlar ile herkese açık olurken 7 dans eden kanat figüründen oluşan bölümlerde ise rezidanslar ve ofis katları yer alacak. Bunun yanı sıra gökyüzü köprüleri ile 300 odalı otel bölümüne ulaşılabilecek.
 
Danimarka'nın ‘köşetaşı' olacak
Danimarkalı genç mimarlardan oluşan Jaja Mimarlık, Vanlose şehrinde yapılacak 6 bin 800 metrekarelik karma proje için yapılan tasarım yarışmasını şehrin merkezine yeni bir bakış açısı getirecek Cornerstone projesi ile kazandı. İçinde alışveriş merkezinden rezidansa, otel ve iş merkezine kadar pek çok ünitenin yer alacağı projenin rezidans bölümü şehirde yalnız yaşayanlara uygun olarak yapıldı. Projenin 2010 yılında tamamlanması planlanıyor.
 
Yaşayanları dinlendirecek şekilde tasarlandı
Çok amaçlı sosyal alanlar Batı kadar Doğu'da yapılan yatırımların da vazgeçilmezleri haline geldi. Aedas Design tarafından Singapur'da hayata geçirilen proje sivil ve kültürel mimariye katkıda bulunacak şekilde tasarlandı. Ön cephesi tamamen camdan oluşan proje “görülebilir alanlar” fikrinden yola çıkılarak tasarlandı. Projenin dış mimarisinde ise cam ve titanyum birlikte kullanıldı. Bu ise hantal ve negatif görüntüyü ortadan kaldıracak bir etki yarattı. Teraslar, bahçeler, ile hareketlendirilen iç bölümlerde yumuşak ve dinlendirici renk ve materyallerin kullanılmasına özen gösterildi. Sürdürülebilir mimari kriterleri dikkate alınarak hayata geçirilen projede bölümler arasındaki geçişler ise binanın volümünü hissettirmeyecek şekilde yapıldı.
Kırmızı kuş yuvasında golf keyfi yapacaklar
Kentsel dönüşüm projeleri şehir merkezlerinde her zaman bir yaşam alanı yaratmayı hedeflemeyebiliyor. Buna en iyi örneği ise Prag'da hayata geçirilen golf tesisi oluşturuyor. Yaşam alanları kadar sosyal alanlara da önem veren Avrupalılar bir kuş yuvasından yola çıkarak sosyal bir tesisi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Golf tesislerine yeni bir bakış açısı getiren proje, golf sahalarında kullanılan yeşil ve beyaz renklerin aksine kırmızı rengi ile dikkat çekiyor. Restoranları, dinlenme ve çalışma alanlarının yanı sıra sosyal imkanları ile dikkat çekecek bu ateş rengi proje golf severleri sahadan çok kırmızı iç mekanlara çekeceği benziyor.
 
Çocuk hastanesi işte böyle olur
Çocukları hastaneye getirmek en zor işlerden biri. Ancak mimari yaklaşımlar bu işi bile üstlendi. Avustralyalı Lyon ve Conrad Gargett Mimarlık firmaları oturup çocukları nasıl hastaneye çekebiliriz diye düşündü ve ortaya bu renkli hastane geldi. Bir hastaneden çok çocuklar için sosyal bir alanı andıran bu bina “Yaşayan ağaç” fikrinden hareket ederek yapıldı. 2014 yılında tamamlanması planlanan proje 1.2 milyar Avustralya dolarına mal olacak ve 71 bin metrekare alanda 359 yataktan oluşacak.
 
Kazakların modern Han Çadırı
Ünlü İngiliz mimar Norman Foster tarafından yapılan ve Türk Sembol İnşaat tarafından hayata geçirilen Han Çadırı (Khan Shatry) geçen haftanın en çok ses getiren mimarlık projesi oldu. Kazakistan'ın Astana şehrinde açılan kafe, eğlence merkezi, restoran, sinema, su parklarından oluşan kompleks eski Han Çadırları modernize erilerek şehrin merkezine yerleştirildi 150 metre uzunluğundaki proje kışın -35 derecelere inip yazın da 35 dereceye kadar değişen iklim koşullarından özel malzemelerde üretildi. ETFE adı verilen üç katlı bir malzemeden yapılan ve iklim koşullarının etkisini minimum dereceye indiriyor. Kış aylarında sistem sıcak hava akımları üreterek dışarıdaki havanın etkisini en aza indiriyor, yaz aylarında ise çadırın üst bölümü açılarak güneş ışınlarının da içeri girmesine olanak sağlıyor.
  • Etiketler:

Yorum Yaz