Urban Station Türkiye’de ofissiz çalışanların mekanı oluyor!
Haberler / Ofis / Urban Station Türkiye’de ofissiz çalışanların mekanı oluyor!

Urban Station Türkiye’de ofissiz çalışanların mekanı oluyor!

Ofis 02.10.2012 13:09

Eylül başında İstanbul Maslak'ta böyle bir 'tesis' açıldı. 350 metrekarelik alanda aynı anda yaklaşık 100 kişinin çalışabileceği 'Urban Station', bir kafe - ofis kırması...

 

2015'te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. İstatistiği ortaya koyan araştırma şirketi İDC'ye göre bu rakam toplam küresel işgücünün yüzde 38'ini teşkil edecek. Amerikan mobilya devi Steelcase'in başkanı Uli Gwinner'e göre "eskiden 100 kişiyi işe aldığınızda 100 masaya ihtiyaç duyardınız. Artık aynı anda birden fazla kişi tarafından kısa dönemli olarak paylaşabilecek alanlara ihtiyacınız var." Yakın tarihe kadar bu ihtiyacı "üçüncü partiler" yani kafeler, restoranlar, otel lobileri gibi mekanlar karşılıyordu -bu durum kısmen devam etse de insanı yerinden sıçratan kahve öğütme sesleri, genellikle hızlı devir daim için tasarlanmış ve pek de ergonomik olmayan masa ve sandalyeler gibi faktörler sorun yaratmaya başladı. Verim ve sürdürülebilirlikleri sorgulanabilecek bu alanlar alternatiflerini üretti ve ortaya "birlikte çalışma tesisleri" (co-working facilites) çıktı. Bir nevi istasyon gibi... 
 
İşin bayraktarı şu an için Amerika kıtası. Şimdiden bu alanları mini endüstriyel kümelenme alanları olarak tanımlayıp Silikon Vadisi (teknoloji), Holywood (eğlence, Napa Vadisi (şarap) ve Detroit (otomotiv) ile kıyaslayanlar var. Gwinner da bu tesislerin büyük bir trend olacağına inanıyor: "Tüm gün evde yalnız oturacağınıza ya da bir kafede kafanız şişeceğine çalışmak için tasarlanmış ama aynı zamanda sosyal olan tesisler çok daha faydalı." 
 
Eylül başında İstanbul Maslak'ta böyle bir "tesis" açıldı. 350 metrekarelik alanda aynı anda yaklaşık 100 kişinin çalışabileceği "Urban Station", bir kafe - ofis kırması... Sekiz ila 40 kişi kapasiteli üç toplantı odası var - odalarda da LCD televizyonlar, IP telefonlar, teknik servis, projektör gibi olmazsa olmazlar... Bireysel ve grup halinde çalışacaklar için özel masa, sandalye ve sofalar tasarlanmış. Masa veya sofa başında geçirilen saat başına ücret alınıyor. İlk saat sekiz, ikinci saatten itibaren de saat başı 6 lira alınıyor. Limitsiz ve ücretsiz kahve, çay ve kruvasan servisi yapılıyor. Dileyene ücretli "extralar" da mevcut. Ses ve akustik sorunu halledilmiş bir kafe gibi tasarlanmış. Hafif bir müzik yayını da var... 
 
Urban Station aslında Arjantin çıkışlı. Türkiye uyarlamasının fikir sahibi Çiğdem Koyutürk, "googlelarken" karşılaşmış: "İngiliz bir sigorta şirketinin Türkiye ofisini açmak üzere görevlendirilmiştim. Beş - altı ay ev ofis çalıştım. Çok yoğundu. Kafelerde, restoranlarda, ciddi sıkıntılar yaşadım... İhtiyacı fark ettim ve acaba yapan var mıdır diye Google'a bakarken Urban Station çıktı karşıma." Koyutürk'ün Arjantin'deki fikirdaşlarıyla buluşması da mobil olmuş doğal olarak. Urban Station Türkiye Genel Müdürü Coşku Çobanoğlu, "Dünyanın bir ucuyla Google ve Skype üzerinden ortaklık kurduk" diye anlatıyor yaklaşık dört ay süren tanışma, anlaşma dönemini. İki ekip de yönetim danışmanlığında deneyimli. Arjantin'dekiler Accenture'da ortak olup kendi işini kurmaya karar veren, Türkiye'deki ekip de Marsh ve Deloitte gibi sigorta, denetim ve danışmanlık firmalarında deneyim kazanmış profesyoneller öne çıkıyor. "Biz Coşku'yla Marsh kökenliyiz. Mika İnşaat'ın sahibi Gökhan Beydoğan arkadaşım, ona da açtım konuyu. Onun daha önce bir kafe deneyimi olmuştu. O da aktif olarak girdi işe. Sonra da Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının ağırlıkta olduğu bir yatırımcı grubu oluştu ve Urban Station Türkiye hayata geçti." 
 
İstanbul'da Maslak Viko Giz Plaza'daki ilk mağazasına 400 bin liralık yatırım yapılan Urban Station, Arjantin'de 2009'da kurulmuş. Arjantin, Şili, Kolombiya ve Meksika'da şubeleri var. Yakında ABD Miami'de hayata geçecek. Türkiye'de ise franchise anlaşması yerine ortaklığa gidilmiş. 
 
Koyutürk markanın Avrupa ve Ortadoğu haklarını yüzde 5 hisse devri karşılığı aldıklarını anlatıyor. Yayılma stratejileri agresif. 2015'e kadar 15 ülkede olmayı planlıyorlar. Şimdiden Ortadoğu'dan girişimcilerin kapılarını aşındırdıklarını anlatıyorlar. Kurumsal müşteriler ve çapraz pazarlama ayağında da agresif olacaklar ve incir olmanın yarattığı avantajı kullanacaklar. Bu çerçevede ülkelerarası bir yazılım geliştirmekle başlamışlar işe. Her ülke ve şehirdeki şubeyi entegre edecek ortak bir ağ kuruyorlar. Aynı zamanda kurumsal müşterilere yönelik bir kart sistemi geliştiriyorlar. Deloitte ve Marsh'taki deneyimlerinden yola çıkan Çobanoğlu, "Böyle bir kart sistemi sayesinde farklı şehir ve ülkelerde proje yaptığınız zaman çalışanlarınızın kontrolünü çok daha kolay sağlayabilirsiniz. Kim nerede ne kadar çalışmış takip edebilirsiniz. Ve daha da önemlisi bunu bize önceden bütçeleyebilirsiniz" diyor. 
 
Çiğdem Koyutürk de ofis dışı maliyetlere dikkat çekiyor: "Şirketlerdeki maliyet kontrolü çok önemli bir nokta, ofis dışında geçirilen toplantılarda harcamalar yapılıyor, bunlar masraf yazılıyor ama ne olursa olsun yılsonunda çok ciddi bir maliyet kalemi doğuyor." Urban Stationcıların bir diğer planı da teknoloji ortaklarına yönelik işbirlikleri oluşturmak. Coşku Çobanoğlu, "Arjantin'de Urban Station ülkenin en büyük telekom operatörü Moviestar ile ortak hareket ediyor" diyor, "Şili'de bir inovasyon merkezi kurulmuş mesela. Ülkenin bilişimcileri her hafta biraraya gelip etkinlikler düzenliyor. Urban Station'lar da Moviestar Corner gibi, operatörün müşterilerine özel ayrıcalıklar yapıyor. Bizim aklımızda da böyle bir çalışma var" diye de ekliyor. Çobanoğlu sundukları hizmetin hedef kitlesinin üçüncü partilerin pazarlama çalışmaları açısından önemli olduğunu düşünüyor. "Müşterilerimiz buraya gelip para kazanıyor, boş vakit geçirmeye gelmiyor, bu durum üçüncü partiler için de önemli" diyor. 29 Yaşındaki Çobanoğlu ile 37 yaşındaki Koyutürk projelerine 'canı gönülden' inanıyor. Henüz 200 metrekarenin altında yer bakmıyorlar ama yine de "corner" mağazaların planlarını yapmaya başlamışlar bile. Franchise almak isteyen girişimcilerin taleplerini inceliyorlar. Türkiye'deki birlikte çalışma tesisleri ne oranda yeni 'Silikon Vadi'leri çıkarır tartışılır ama hızla yayılabileceğini öngörmek zor değil. 
 
Mehin Öner /FORBES