bursa

İmar planlamalarında peyzaj ne kadar konuşuluyor?

Genel Uğurcan Tokay 19.11.2017
İTÜ Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Hayriye Eşbah Tunçay, imar planlamalarında peyzaj alanlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Şehirlerde yapılaşmanın yanında peyzaja önem verecek politikaların oluşturulması gerekiyor. İTÜ Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Hayriye Eşbah Tunçay, şehirlerimizde yaşanabilir alanlar oluşturmak için hala fırsatımız olduğu görüşünde.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Hayriye Eşbah Tunçay, kentleşme politikalarının insanın doğayla uyumlu olacak şekilde yaşamasını kurgulayacak şekilde ele alınması gerektiğini savundu. Bunun iyi örneklerini oluşturmamız için elimizde fırsatlar var” diye konuştu.

Prof. Dr. Hayriye Eşbah Tunçay, imar ve çevre mevzuatları hazırlanırken peyzaj alanlarının da göz ardı edilmemesi, bu konuda daha bilinçli olunması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Eşbah Tunçay şunları söyledi:

“Peyzaj, insanlar tarafından algılandığı şekliyle, karakteri tabii veya insanî unsurların etkileşiminin sonucu oluşan bir alan anlamına gelir. Yaşadığımız ortamda yapılar dışında gördüğümüz her tür açık alan ve yeşil alan Peyzaj Mimarlığı eylem alanıdır. Peyzaj yapılı ve doğal çevre arasındaki etkileşimi kurgulayan bir olgudur, sağlıklı bir kent ortamı yaratmanın vazgeçilmez unsurudur.
Bir şehrin yaşanabilir kılınması için peyzaj alanlarına ihtiyaç vardır. Buraları sadece fiziksel boşluklar olarak görmemek lazım, sosyal boyutunu da hesaba katarak tasarımlarımızı zenginleştirmemiz gerekiyor.

Son zamandaki söylemlerde yatay kentleşme kavramı yer almaktadır. Yatayda mimarinin gelişmesi kentleri insan ölçeğine indirgemek açısından son derece önemlidir. Aslında temelinde arazinin etkin kullanımının sağlanması ve kentin yağ lekesi gibi çevresindeki kıymetli orman ve tarım arazilerine yayılmasının önlenmesi prensibi yatan dikey kentleşmenin, ülkemizde tam da amacına yönelik bir kent-kır ilişkisi yaratamadığını görmekteyiz. Sonuç olarak kentlerimiz rüzgarın işlemediği, ışığın yeterince alınamadığı, kentsel ısı adası etkisinin hissedildiği, iklimsel konforu düşük alanlar olmaktadırlar. Buna ek olarak kentsel mekan unsurlarının insan ölçeğinden uzaklaşması gibi bir sorunu giderek daha fazla yaşamaktayız. Yapı kütlelerinin çok daha insan ölçeğinde olması gerektiğini savunan yatay kentleşme burada bahsedilen bir takım sorunların önüne geçilmesinde önemli bir fırsat sunabilir.

Ancak yatay şehirleşme derken, arazinin etkin kullanılmasını gözetmek lazım. Yani kent çeperindeki önemli tarım arazilerini ve orman alanlarını korumak şart. Kent içinde ise, yatay şehirleşme ile iyi ölçeklendirilmiş boşluklar ve parklar yapılmalı ki insanlar için nefes alacak alanlar oluşturulsun.

PEYZAJ POLİTİKALARI TARTIŞILACAK

İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde 20-21 Kasım tarihlerinde peyzaj politikalarının tartışılacağı PEMKON Türkiye Peyzajları İkinci Ulusal Konferansı'na ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Eşbah Tunçay, şunları söyledi:

Konferansta Ülkemizdeki peyzaj politikaları, peyzaj mimarlığının farklı çalışma alanları üzerinden disiplinlerarası bir bakış açısı ile tartışılacaktır. Ülkemiz peyzajları için başta kamu kurum ve kuruluşları ile bu konuda çalışan bilim camiasına ülkemiz peyzajlarının sürdürülebilir planlaması, tasarımı, yönetimi ve korunması ile ilgili hedeflere ulaşmada konferansın çıktılarının yol göstermesi amaçlanmaktadır. Mevzuat, tasarım ve planlama ile ilgili sorunlarımız var. Konferans ile bu sorunlara öneri oluşturmayı, çözüme yönelik katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

Konferansta, ülkemizdeki farklı üniversitelerden gelen 32 bildiriye ek olarak, konuk konuşmacılardan İTÜ Şehir Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şevkiye Şence, Türk kentsel alanlardaki imar ve peyzaj politikaları ve mevzuatları ile bunun peyzaja yansıması konusunda sunum yapacak. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesinden Prof. Dr. Aynur Aydın doğal ve kırsal alanlardaki peyzaj politikaları konusunda gelişmeleri aktaracak.

imar planlamaları peyzaj mimarlığı nedir