TOKİ

'TOKİ, iş bitiren güzide kurumlardan'

Genel Emine Pile 19.01.2016
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye - Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Yusuf Cevahir, Türkiye'nin Körfez'deki çalışmalarını değerlendirdi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye - Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Yusuf Cevahir, Türkiye'nin Körfez'le stratejik ortaklıklar yapabilecek seviyeye geldiğini belirterek, "Orta Doğu ve özellikle Körfez, klasik sanayi ürünlerini her yerden alabilir ama bir piyade tüfeğinin üretimi, insansız hava aracının temini, tankların yenilenmesi gibi hassas konular gündeme geldiğinde bunları Batı vermiyor onlara" dedi.

AA muhabirinin Körfez ile ekonomik ilişkilere yönelik sorularını yanıtlayan Cevahir, Türkiye'nin artık Orta Doğu'nun ihtiyacı olan silah sanayi teknolojilerinde de ortaklıklar yapabilecek noktaya geldiğini söyledi.

Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sadece gıda, inşaat malzemesi, tekstil ve sanayi ürünü satan devlet konumunda olmadığını vurgulayan Cevahir, "Orta Doğu ve özellikle Körfez, klasik sanayi ürünlerini her yerden alabilir ama bir piyade tüfeğinin üretimi, insansız hava aracının temini, tankların yenilenmesi gibi hassas konular gündeme geldiğinde bunları Batı vermiyor onlara. O sebeple Türkiye ile bu konularda ortaklıklar kuruyorlar" diye konuştu.

Cevahir, Türkiye silah sanayisinde kendini koruyabilecek durumda olmasa Güneydoğu'da bugün bu kadar güçlü, hakim ve kontrollü bir neticeye gidemeyeceğini dile getirdi.

Türkiye'nin 2023 hedeflerine değinen Cevahir, 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin elma, armut satılarak elde edilemeyeceğini, yüksek teknolojili ürün satışının önemli olduğunu ifade etti.

Cevahir, Türkiye'nin müteahhitlikte bir ön safhaya geçmesi gerektiğine dikkati çekerek, yurt dışına projelerle gidilmesinin büyük önem arz ettiğini aktardı.

"Eğer Mekke'den Medine'ye demir yolu yapılacaksa o projeyi Türk şirketi çizmeli" diyen Cevahir, bu bölgedeki projelerin Türk şirketleri tarafından çizilip, şartnamelerinin de Türkler tarafından alınması gerektiğini anlattı. 

"TOKİ Körfez'de sadece bir kontrol mekanizması olmalı"

Cevahir, "İnşaatçılık bizim ağırlıklı yaptığımız şey insan ihracıdır, yani iş gücünü buradan oraya götürürüz. Bu da inşaatın yüzde 30'dur" ifadelerini kullandı.

Sadece çalıştırılan elemanların maaşlarını ülkeye getirilen miktarının döviz girdisi olmadığını, asıl paranın mühendislik hizmetlerinden kazanıldığını söyleyen Cevahir, TOKİ gibi kurumların bu tür işlere girmesini önerdi.

Cevahir, Türk müteahhitlerin en büyük problemlerinden birisinin teminat mektupları olduğunu, Türkiye'deki bankalardan alınan teminat mektuplarının yurt dışında kabul görmediğini belirtti. 

Üç bankanın teminat mektupları üzerine ilave ettiği komisyonların ise maliyetleri artırdığının altını çizen Cevahir, bu durumun rekabet şanslarını azalttığını kaydetti.

Cevahir, TOKİ'nin iş bitiren güzide kurumlarından olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"TOKİ'nin burada yapacağı şey, kendisi sadece bir kontrol merkezi olacak, işi düzenleyecek. Eğer böyle olursa Suudi Arabistan bütün konut ihtiyacını temin eder. Ancak bu konuda endişelerim de var; Suudi Arabistan'daki fiyatlar bize uygun gelmeyecek. Neden? Burada konutların işçiliğinde kullanılan insanlar Filipinli, Hindistanlı ve Pakistanlıdır. Bunlar verimli değil."

Cevahir, inşaatçılıkta; mali güç, yapılan işler, insan gücü ve ekipman-makina gücü olmak üzere 4 kriterin büyük önem taşıdığını vurguladı.

"Bu 4 kriterin dördü de en iyi seviyede TOKİ ve KİPTAŞ gibi kurumlarda var" görüşünü paylaşan Cevahir, TOKİ'nin organizatör olarak merkezde yer alabileceğini dile getirdi. 

"İran ile çok daha mükemmel ticaret yapmamak için hiç bir sebep yok" 

İran ile siyasi ilişkiler ne olursa olsun ticareti etkilemediğini de savunan Cevahir, Türkiye'nin gelecek dönemde İran ile ticaret hacminin daha da artacağına inandığını, bunun da ambargoların kalkmasından kaynaklanacağını aktardı.

Cevahir, İran ile çok daha mükemmel ticaret yapmamak için hiç bir sebep bulunmadığını, İran'ın ticaret bakımından Türkiye'nin imkanlarını değerlendirmemesinin ise büyük eksiklik olduğunu da anlattı. 

"Türkiye birleştirici olmalı" 

Eski Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Bolat ise Suudi Arabistan ile İran'ın sorunlara büyük resimden bakmasının önemli olduğunu, İran'ın yayılmacı duygularla hareket etmemesi gerektiğini söyledi. 

İki ülke arasında yaşanan sorunlardan Türkiye'nin de zarar göreceğine dikkati çeken Bolat, iki ülke arasındaki ihtilafa taraf olanlar ile bu ülkelere komşu olanların zarar edeceğini, ihtilafı körükleyenlerin de "bayram edeceğini" ifade etti.

Bolat, Türkiye'nin bu iki ülke arasında taraf tutmaktan ziyade, birleştirici ve yakınlaştırıcı olması gerektiğine inandığını da sözlerine ekledi.

TOKİ