Yeni siteler, fakirlerden bîhaber gettolara dönüşüyor

Yeni siteler, fakirlerden bîhaber gettolara dönüşüyor

Sunduğu sosyal imkânlarla büyük rağbet gören siteler, şehirlerin dokusundan uzak olmalarıyla eleştiriliyor. Sinpaş Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik, site sakinlerinin gerçek hayattan uzak kaldığını ve fakirlerin halinden bîhaber olduğunu söyledi


Sunduğu sosyal imkânlarla büyük rağbet gören siteler, şehirlerin dokusundan uzak olmalarıyla eleştiriliyor. Sinpaş Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik, site sakinlerinin gerçek hayattan uzak kaldığını ve fakirlerin halinden bîhaber olduğunu söyledi. Sitelerin 'mabetsiz şehirler' haline geldiğini vurgulayan Çelik, yeterli büyüklükteki komplekslerde mescit yapmaya özen gösterdiklerini kaydetti.

Konut sektörünün önemli şirketlerinden Sinpaş'ın Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik, Türkiye'de yapılan yeni sitelerin fakirlerden bihaber gettolara dönüşme riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Bunun toplumda 'sosyal bir deprem' oluşturabileceği uyarısında bulunan Çelik, Osmanlı döneminde gettolar bulunmadığını, Osmanlıların zengin mahalleleri olmadığını kaydetti. Çelik, "Bir dua okumuştum. Orada fakir bir çocuk, yandaki evde oturan amcası için Allah'a 'Rabb'im bize değil amcama ver. O senin verdiklerinden bize insaf ediyor.' diye yalvarıyordu." dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İnşaat Sektör Kurulu İstanbul İstişare Toplantısı'nda 'gayrimenkul sektörünün 2010 yılı değerlendirmesi ve 2011 yılı projeksiyonu' masaya yatırıldı. Programda konuşan Sinpaş Yönetim Kurulu Başkanı Çelik, duvarla örülen yeni sitelerin içinde oturanların gerçek hayattan uzak kalmaya başladığını ve fukaranın halinden bihaber olduğunu söyledi. Bu durumu Fransız Devrimi esnasında "Açız, ekmek bulamıyoruz." diye şekva eden halka karşı "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" diye söylenen Fransa Kraliçesi Marie Antoinette'nin halet-i ruhiyesine benzeten Çelik, "Şimdi bizim sitelerimizde oturanlar da maalesef aç insanları görünce niye pasta yemiyorlar diyor. Maalesef." ifadesini kullandı.

Bazı siteler için mabetsiz şehir nitelemesi kullanan Çelik, "Evler yapıldı, mabedi yok. Biz buna gayret edeceğiz. Mabetler inşa ederek siteleri sosyal yaralara duyarlı hale getireceğiz." dedi. Çelik, yeterli büyüklüğe sahip komplekslerde mescit yapmaya da özen gösterdiklerini kaydetti. Konut sektörünün bir on yıl daha Türkiye'nin lokomotifi olmaya devam edeceğini belirten Çelik, şöyle konuştu: "Başbakan Tayyip Erdoğan 'En az üç çocuk yapın' dedi. Bu bizim iş yoğunluğumuzu artıracak. Ayrıca 15-35 yaş arasında 57 milyon genç var. Bunlar evlenecek. Bunun yanında 2020 yılına kadar 18 bin dolara ulaşacak kişi başı milli gelir ile şu anki evlerimizde oturmak istemeyeceğiz. Bunların hepsi iş yoğunluğumuza yansıyacak." Çelik, Türkiye'deki konutların önemli bir bölümünün yatırım amaçlı alındığına ve içi boş olduğuna dikkat çekti. Ancak, bunun tedbir alındığı takdirde 'balon olmayabileceğini' çünkü Türkiye'deki konut fiyatlarının hâlâ Avrupa'nın en ucuzu olduğunu söyledi.

Konuşmasında hazirandaki seçimlere de değinen Çelik, "6 ay sonra seçim yapılacak. Sokaklarda bir heyecan var mı? Yok. Halk depolitize oldu. Neden? Çünkü halk 2011 seçim sonuçlarından emin." dedi. Asya kaplanı olan birçok ülkede olduğu gibi Türk halkının da istikrardan yana tavır aldığına işaret eden Çelik, "İnşallah bu ülke de uzun dönemli istikrarı yakalar. 2011 seçimlerinde olduğu gibi daha uzun yıllar istikrarı seçer ve daha birçok seçim sonucundan emin olur." temennisinde bulundu.

TOKİ, Lüks Konut İnşasından Çekilsin
İstişare Toplantısı'nda konuşan MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu Başkanı Mahmut Asmalı, Toplu Konut İradesi (TOKİ) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı KİPTAŞ gibi kurumların lüks konut üretiminden çekilmesi, kentsel dönüşüme ve arsa üretimine odaklanması gerektiğini söyledi. Türkiye'de inşaat sektörünün rekabetçiliğinin önünde bürokrasi yanında kamu eliyle oluşan teşekküllerin de oluşturduğu önemli setler bulunduğunu vurgulayan Asmalı, TOKİ ve KİPTAŞ gibi kurumların sadece sosyal içerikli konut projeler üretmesi gerektiğini kaydetti. Asmalı, ruhsat alma aşamasında ciddi sıkıntılar yaşandığını, bürokrasinin asli görevinin 'gelen evrakı ivedi ile çözüme kavuşturmak' olduğunu vurguladı. Asmalı, "Proje yeterliliği aranan şartlarda, uluslararası proje başarısı olan mimarların projelerine 1-2 yıllık yeni mezun mimar bir memurun yeterlilik vermesi adaletsiz bir ortamı doğurmaktadır. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nde çalışan personele performans ve verimliliğe dayalı ücret düzenlemesi yapılmalıdır." diye konuştu.

Kaynak: Zaman / Arif Bayraktar
 

  • Etiketler:

Yorum Yaz