Nazmi Durbakayım: Gerçek patronlar tüketiciler

Nazmi Durbakayım: Gerçek patronlar tüketiciler

Tüketiciye neyi sunarsan onu satarsın algısının bugün kaybolduğunu belirten Nazmi Durbakayım, artık gerçek patronun tüketici olduğunun altını çiziyor.

Konut sektöründeki değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim kanımca inşaat sektöründe milat 2005'te başladı. Bu milat toplu konutun hız kazanması, bireysel kredilerin fazlasıyla kullanılabilir hale gelmesi, belli büyüklükte firmaların daha büyük çapta işlere girmesiyle başladı. Ancak global krizin yansımaları Türkiye'deki konut sektörüne de yansıdı.
2001 krizinden tecrübeli olarak çıkan banka sektörü ve ticaret erbapları sayesinde inşaat sektörü ayakta durmasını bildi. 2001'de herkes borsa, döviz, altın gibi yatırım araçlarına yönelmiş, gayrimenkulden uzaklaşmışta.
Bu dönemin ardından 2005 itibariyle barajın kapaklan açıldı. Global kriz döneminde de inşaat talebi yüksek olduğu için, sektör krizin etkilerine çok fazla maruz kalmadı.
Tüketiciler bundan böyle daire satın alırken konutun hangi firma tarafından yapıldığı, lokasyonunun ne olduğu, uzun vadede nasıl prim yapacağı ve kalitesi hakkında bilgi sahibi olduktan sonra satın alacaklar. İnşaat sektörüne giren pek çok sektör de doğal bir eleme sürecinden geçecekler.

İstanbul arazi fiyatlarındaki bu artış daha ne kadar sürecek?
İstanbul'da bu çarpık yapılaşma olduğu müddetçe bu değerlenmeler yoğun bir şekilde sürecek. Bazı bölgelerde de değer kaybedecek. Değerlenmeleri belirleyen en önemli unsur toplu ulaşım güzergâhları.
Bu güzergâhlar da değerlenecek. Şehirlerin nefes alabileceği belli başlı alanlar olması lazım. Siz bunun sınırlarını aşarsanız göçle birlikte şehirlerdeki fiyatlar daha da artacak.
Ancak sanayi ve üretim, pilot şehirlere doğru kaymaya başlarsa daha gerçekçi fiyat artışları ortaya çıkabilir.


Tüketici ve üretici kredi olanaklarından ne ölçüde yararlanabiliyor?
Türk insanın konuta bakışı farklı. Mutlaka taksitini öder. Optimum borçlarıma süresi 48- 60 ay'ı geçtikten sonra borçlanma cazibesini yitiriyor. Konut şirketleri için ise durum biraz farklı. Sektör bir proje yaparken kredibilitesini sorguluyorlar. Finans dünyasıyla sektörlerin paralel gitmesi lazım. Siz yaptığınız işi çok iyi biliyor olsanız da, finans dünyasını tanımıyorsanız sorun başlıyor. Finans dünyasından uzak bir iş yapışı olamaz.
 

Her Şeyi Müşteri Belirlesin!

Nazmi Durbakayım, sektörde oluşan rekabeti aşmak için pazarlama faaliyetlerine kendi şirketleri için gerek duymadıklarını belirtiyor.
Uzun yıllardan bu yana konut sektörünün önemli oyuncularından biri olan Teknik Yapı, yeni dönemde konut sektöründe üreticilerin yapabileceği her şeyi belirleyen unsurun müşteri olduğunun özellikle altını çiziyor. Sektörde oluşan rekabeti ve pazarlama savaşının normal olduğunu belirten Nazmi Durbakayım, bu durumun kendileri gibi köklü firmalar için çok gerekli olmadığını söylüyor. Bu yüzdendir ki Teknik Yapı gazetelere sayfa sayfa ilanlar vermek gerekliliğini duymuyor. İnsanların akıllı binalara değil, ihtiyaçlarını makul düzeyde karşılayacak evler istediklerini ve kendi projelerini buna göre belirlediklerini savunan Durbakayım insanların kullanmadıkları detayları projelere katıp bu fazla maliyeti müşteriden çıkarılmamasının mantıksız olduğunu söylüyor. Sektörde ağırlıklı öz kaynak kullanımının sağlıklı olmadığını belirten Durbakayım, problemin sektöre finans dünyasının paralel gitmesiyle çözülebileceğine inanıyor.

Kaynak: İnfomag

  • Etiketler:

Yorum Yaz