Kiraladıkları evleri sahte belgelerle başkalarına satıyorlar!
Kiracı olarak girdikleri lüks yalı dairelerini, mal sahibi gibi davranıp birden fazla kişiye satan şebeke polis tarafından her yerde aranıyor
İzmir'de kiracı olarak girdikleri lüks yalı dairelerini, mal sahibi gibi davranıp birden fazla kişiye satan şebeke polis tarafından her yerde aranıyor. İzmir'de eşi görülmemiş dolandırıcılığı yapan şebekenin, sahil kenarında, deniz gören lüks yalı dairelerini kiracı olarak tutup, genelde yaşlı ev sahiplerini kurban seçtikleri, sahte kimlikleriyle çıkardıkları vekaletnamelerle lüks daireleri bazen birkaç kişi birden sattığı ortaya çıktı.
Olayı ortaya çıkaran ise Kemeraltı'nda yıllarca av ve silah malzemeleri satış mağazası bulunan Tahsin Kemal İşgören oldu. Tahsin Kemal İşgören, geçen yıl Temmuz ayında, Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan ve deniz manzaralı satılık daire için emlakçıyı aradı. Emlakçının vasıtasıyla daire sahibi olduğunu belirten A.C. ile eve giren İşgören, yarım saat gezip incelediği lüks daire için pazarlık yaptı. Sözde satıcı A.C.'nin 380 bin TL isteğini, pazarlıklarla 350 bin TL'ye indiren İşgören, hemen işlemlerin yapılması için emlakçıya talimat verip, orada alım-satım sözleşmesi imzalayarak, bin euro da kaparo verdi.
A.C., dairenin asıl sahibinin Z.B. olduğunu ama daireyi yeğeni R.Ü.'nün vekaletnameyle satacağını belirterek, tapuda satışı yapıp, İşgören'den 250 bin lira ve onlara ait Balçova'da dairenin satış vekaletini aldı. Evi boşaltabilmek için 6 aylık süre isteyen şebekenin başı A.C., satış vekaletini aldığı daireyi hemen satıp, mal sahibi olan İşgören'in eşini, vekaletnameyi kaybettiklerini belirtip, tapu getirterek, tapuda satış işlemlerine imza attırdı.
Lüks bir dairede yaşamayı düşünen Tahsin Kemal İşgören, evin gerçek sahibinin kendisine karşı tapu iptal davası açmasıyla, dolandırıldığını anladı. Koşarak gittiği tapu dairesinde ise, büyük bir şebekenin oyununa geldiğini ve lüks daire için bütün birikimlerini şebekeye kaptırdığını anladı. Avukatı Ali Topçu'dan hukuki yardım isteyen İşgören, 35 yıldır biriktirdiği bütün paraları, 1926 doğumlu Emine Nur'a ait daireye kiracı gibi girip, ev sahibi gibi sahte belgelerle tapu da satış yapan şebekeye kaptırdığını anlattı.
Olayı araştıran Avukat Ali Topçu, müvekkilini dolandıran şebekenin, aynı evi daha önce Z.B. isminde bir kadına sattıklarını, ondan alınan sözde vekaletnameyle müvekkiline ikinci bir vurgun yapılarak satıldığını ortaya çıkardı. Avukat Topçu, şebekenin yalıdaki lüks dairesi olan yaşlı insanları kurban olarak seçtiği, bunların tapudaki resimlerinin eski olması nedeniyle tercih ettiğini, onların kimlik bilgileriyle yeni kimlik çıkardıklarını, dairelerine yüksek kira ödeyerek kiracı girdikleri daireye yerleşmeden emlakçı aracılığıyla satışa çıkardıklarını tespit etti. Avukat Topçu, müvekkili Tahsin Kemal İşgören'i dolandıran şebekeyi İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet ederek, yardım istedi.
Avukat Ali Topçu, müvekkilinin her insan gibi tapu müdürlüğüne gidip, oradaki resmi görevliler ve resmi belgelere güvenerek birikimleriyle ev aldığını belirterek, tapuda söz konusu satışa karışan memurların, satış vekaletnamesi veren noterin de yargılanmasını istedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na artarak gelen şikayetler üzerine Yankesicilik ve Dolandırıcılık Bürosu Ekipleri, yalı tuzağını kuran şebekenin peşine düştü.
Avukat Topçu, müvekkilinin başına gelenler gibi, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na aynı şekilde Yalı tuzağına düşen 47 daire tespit ettiklerini belirtti. Avukat Topçu, şebekenin en kısa sürede yakalanarak adaletin karşısına çıkarılacağını, bunca mağdur insanında mağduriyetini giderileceğini söyledi. Avukat Ali Topçu, “Gayrimenkul alacakların böyle bir mağduriyet yaşamaması için tek şart var. Vekaletle gayrimenkul satışı-alışı yapmasınlar, malın tapusunu sahibinden alsınlar” dedi.
- Etiketler:





























Yorum Yaz