Japonya, göz ardı edilen bir sorunu ortaya çıkardı

Japonya, göz ardı edilen bir sorunu ortaya çıkardı

Japonya’da yaşanan deprem nedeniyle yaşanan can kayıpların sonrası kamuoyu benzer bir depremin Türkiye’de yaşanması halinde ortaya çıkacak korkunç tabloyu çizmeye çalıştı

Japonya'da yaşanan deprem nedeniyle yaşanan can kayıpların sonrası kamuoyu benzer bir depremin Türkiye'de yaşanması halinde ortaya çıkacak korkunç tabloyu çizmeye çalıştı. Ancak burada hem bardağın dolu tarafını anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle Japonya'da yaşanan kayıpların, depremin direkt etkisiyle olmadığını belirtmek isterim, kayıplar deprem sonrasında ortaya çıkan tsunami sonucunda oluştu. Toprak Ananın yapamadığını, Su Ana yaptı.

Japonya'da olduğu gibi İstanbul'daki olası bir depremde de, son 5-6 yılda yapılan projelerin hemen hepsinin ayakta kalacağını, fazla hasar görmeyeceğini düşünüyorum. Diğer taraftan Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile Japon bilim adanılan tsunamiye ilişkin bir araştırma yaptı. İstanbul'da oluşacak tsunamide dalga boyunun en fazla 5 - 6 metre olacağı, kıyılarda 10 kilometre boyunca etkili olacağı, karalarda 150 metre ilerleyeceği ve bu etkinin 8 dakika içinde olacağı tespit edildi.

Bu rapor, İstanbul'da tsunaminin fazla tehlike yaratmayacağını ortaya koyuyor. Buna karşın tsunaminin yaratacağı en büyük tehlikenin kıyılardaki ahşap yapılara yönelik olması, kentsel dönüşüm ihtiyacı olan sahil binalar tekrar gündeme getirmektedir. Başta Kadıköy, Zeytinbumu, Bakırköy, Florya olmak üzere sahil bölgelerimizdeki eski binaların 'kentin siluetini korumak içirt yenilenememesi, olası bir tsunaminin yaratacağı can kaybını artırabilir. Büyükşehir Belediyesinin kentsel dönüşümü hızlandırmak için ada bazındaki yenilemelerdeki emsal alınması olumlu bir adım. Ama kentsel dönüşüm çalışmalar, sahil kıyılarındaki yapılara nasıl uygulanacak? Kadıköy sahilleri, geçmişte bir sayfiye, yazlık olarak kullanıldığı için binaların çoğu küçük arsalar üzerinde yükseliyor.

Onlarca binayı tek ada veya parselde toplamak neredeyse imkansız gibi. Sahilde inci gibi yan yana dizilmiş küçük binalar, tek bir ada bazında bir araya geçilse bile bu kez ortaya yükseklik sorunu çıkıyor. Çünkü şehrin siluetini korumak için sahildeki projelerin yükseklikleri sabit tutuluyor. Dolayısıyla eski binaların yıkılıp yeniden yapılması için gerekli maliyetin ya konut sahipleri tarafından karşılanması veya daire büyüklüklerinin yarıya inmesi gerekiyor.

Kaynak Nazmi Durbakayım / Bugün Emlak köşe yazısı

  • Etiketler:

Yorum Yaz