İnşaat sektörünün altın yılı

İnşaat sektörünün altın yılı

İnşaat sektörü, 2009 yılındaki kan kaybını, 2010 yılında telafi etti. 2009 yılını yüzde 16,3 küçülme oranı ile kapatan sektör, buna karşılık 2010'un ilk 9 ayında yüzde 18,4'lük büyümeye imza attı. Yeni projelerin devreye girmesiyle birlikte konut talebinin 2011'de yeniden canlanması öngörülüyor

2007 yılında yaptığı zirvenin ardından 2008'de karşılaştığı krizin yaralarını 2009'da sarmayı başaran inşaat sektörü, içinde bulunduğumuz yıla büyük umutlarla girdi. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği'nin (GY0DER) tahminine göre sektör, 2010'u yüzde 16 oranında bir büyüme rakamıyla kapattı. GY0DER, sektörün 2011'de ise istikrarlı bir büyüme sürecine girerek yüzde 8-10 düzeyinde büyüyeceğini hesaplıyor. 40'tan fazla alt sektör de inşaat sektörünün büyümesinden nemalandı.


Bu sektörlerin 2010'un ilk dokuz ayında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) olan katkısı yüzde 5,6'ya ulaştı. Vasıfsız işgücü için yüksek düzeyde isühdam yaratan ve tarım dışı istihdamdaki payı yüzde 9'a kadar ulaşabilen inşaat sektörü, bu nedenle sünger sektör olarak nitelendiriliyor. İnşaat sektörü, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri ile döviz ve istihdam yaratmada etkin bir rol oynuyor. Sektör, istihdama da önemli bir katkı yapıyor. İnşaat sektörü, 2010 yılının ilk altı ayında yurtiçinde doğrudan bir milyon 520 bin kişiye istihdam olanağı yarattı.


2010 YILI SEKTÖR İÇİN BÜYÜME YILI OLDU

BİNA SAYISI YÜZDE 10,3 ARTTI

 2009 yılını yüzde 16,3 küçülme oranıyla kapatan sektör, buna karşılık 2010'un ilk dokuz ayında yüzde 18,4'lük büyüme oranına imza attı.TÜİK tarafından, 2010 yılı Ocak-Ekim aylarını kapsayan "Yapı İzinleri Sonuçlarf'na göre 2010'un ilk dokuz ayında yapı ruhsatı verilen bina sayısı bir önceki yılın dokuz ayına göre yüzde 10,3 oranında arttı. 2009'un Ocak-Eylül döneminde 68 bin 531 adet bina ruhsat alırken, bu oran 2010'un aynı döneminde 75 bin 569 adede yükseldi.


SEKTÖR PROFİLİ

Yıllık cirosu: Yaklaşık 22 milyar TL Yarattığı istihdam: I milyon 520 bin Güçlü yönleri: Güçlü makine parkı, deneyimli teknik eleman, teknolojik bilgi birikimi, farklı gelir gruplarına yönelik alternatif projeler üretilebilmesi, katma değerin tamamının yerli üretim olması, yurtdışı iş deneyiminin yüksek olması, büyüyen ekonomi paralelinde yükselen gayrimenkul talebi, kentsel dönüşüm ve yenilemenin talebe dönüştürülebilmesi ve yoğun girişimcilik.
Zayıf yönleri: Uygun arsa bulmada yaşanan güçlükler, kalifiye inşaat işçisi sayısının yetersiz olması, yurtdışı müteahhidik sektörüne verilen teşviklerin azlığı, kayıt dışının yüksek olması, kamu yatırımlarına aşırı duyarlılık ve kısalan taahhüt süreleri.
Fırsatlar: Her yıl yaklaşık 600-700 bin konuta ihtiyaç duyulması sektör için en büyük avantajı oluşturuyor.
Karşı karşıya olduğu tehditler Kriz dönemlerinde gayrimenkule olan talebin düşmesiyle birlikte sektör bu dönemlerde oldukça kan kaybediyor.


Hedef 150 bin konut satışı

İnşaat sektörünün ana kalemini oluşturan konut sektöründe ise işler sonbahar aylan ile birlikte açıldı. Birçok konut firması bu dönemde projelerini birbiri ardına açıkladı. Örneğin; 2010'un son üç ayında İstanbul'da 20'nin üzerinde konut projesi görücüye çıktı.

TÜlK'in açıkladığı rakamlara göre konut satışlarında, 2010'un ikinci çeyreğine göre 2010'un üçüncü çeyreğinde yüzde 7,2 oranında düşüş yaşandı. 2010'un ikinci çeyreğinde 90 bin 270 adet konut satılırken, bu sayı 2010'un üçüncü çeyreğinde 83 bin 697 adede geriledi.

Konut satışlarındaki bu düşüşe neden olarak, markalı konut projelerinde yapılan satışların tapu verilerine geç yansıması gösteriliyor. Sektör temsilcileri, 2010 son çeyreğinde satışların önemli oranlarda artmasını bekliyor. Konut üreticileri, 2010'u yaklaşık 100 bin adetlik konut satış rakamı ile kapatacaklarını, 2011'de ise bu sayının 150 bin sınırını zorlayacağını ifade ediyor.


Mortgage piyasası büyüyor

Mortgage faiz oranları 2010 yılında, yüzde l'in altına inerek yüzde 0,80-0,90 seviyelerine geldi. Bu durumun konut talebini tetiklemesiyle, mortgage sektörü rekor seviyede büyüdü. Türkiye mortgage piyasası, Aralık 2010 itibarıyla yaklaşık yüzde 30 büyüyerek 55,7 milyar TL'ye ulaştı. Kullandırılan mortgage kredilerinin miktarının 2010 sonunda 56,5 milyar TL'ye ulaşacağı öngörülüyor. 2011 yılında ise sektördeki talebin yine canlı olacağı ve mortgage sektörünün yüzde 25'ler civarında bir büyüme ile 70 milyar TL düzeyine ulaşılabileceği ifade ediliyor.
 

Kaynak: Capital

  • Etiketler:

Yorum Yaz