İçeride yapı ruhsatı patladı, dışarıda Libya’daki gerilim salladı

İçeride yapı ruhsatı patladı, dışarıda Libya’daki gerilim salladı

İMSAD yayınladığı Türkiye’nin ilk detaylı aylık inşaat sektörü değerlendirme raporunda Libya’daki gerilimin inşaat sektörüne etkisi, konut satışları ve yapı izinleri verileri ele alındı

İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği'nin (İMSAD) yayınladığı Türkiye'nin ilk detaylı aylık inşaat sektörü değerlendirme raporunda Libya'daki gerilimin inşaat sektörüne etkisi, konut satışları ve yapı izinleri verileri ele alındı.

Bu dönemde inşaat sektöründeki gelişmeleri iç ve dış unsurlar olarak ikiye ayırmak gerekmektedir. İçeride açıklanan konut satışları ve yapı izinleri rakamları sektöre yönelik önemli ipuçları içerirken, dışarıda inşaat sektörünü yakından ilgilendiren Kuzey Afrika gerilimine yönelik gelişmeler önümüzdeki döneme ışık tutacaktır.

İçeride yaşanan gelişmelerde dikkat çekici unsur konut satışları ile yapı ruhsatları arasındaki uyuşmazlıktır. Buna göre; özellikle müteahhitlik sektörünün uzun vadeli proje çalışmalarına devam etmesi nedeniyle yapı ruhsatları alımlarında hızlı bir çıkış yaşanırken, aynı dönemde konut satışlarındaki artış göreceli olarak sınırlı gerçekleşmiştir. Yine yapı kullanım izinlerindeki yükselişin de sınırlı bir düzeyde artış kaydettiği görülmektedir.

Nitekim son açıklanan TÜİK verilerinde konut satışlarında bir önceki döneme göre %16,51 artış yaşanmıştır. Bununla birlikte bir önceki yılın aynı dönemine göre %16,1 gerileme yaşandığı görülmektedir. Yani 2009 yılının 4. çeyreğinde 116.229 düzeyinde gerçekleşen konut satışları 2010 yılının 4. çeyreğinde 97.517 düzeyine gerilemiştir. 2009 yılındaki satış rakamlarını yakalayamayan konut sektöründe, bunun temel nedeni olarak fiyatların yüksek olmasını görüyoruz.  Kriz sonrasında hızlı bir yükseliş gösteren gayrimenkul fiyatlarının ‘şiştiğine' yönelik oluşan görüşler alımların da istenen düzeyde olmamasına neden olmaktadır.

Yapı izinleri istatistikleri incelendiğinde yine gayrimenkul sektöründe bekleyen talebe yönelik bir hazırlığın etkili olduğu tespit edilebilmektedir. Buna göre; yapı ruhsatında hızlı bir artış yaşandığı görülürken, yapı kullanım izinlerinde aynı performans yakalanamamaktadır. Yani yatırımcı uzun vadeli yatırım yapmak için yapı ruhsatı almakta, ancak mevcut stoklara yönelik talep istenen düzeyde olmadığı için yapı kullanım izni alma ihtiyacı sınırlı bir düzeyde oluşmaktadır. Buna göre; yapı ruhsatları Ekim, Kasım ve Aralık aylarında sırasıyla %44,5, %45,8 ve %243,2 düzeylerinde artış gösterirken aynı dilimde yapı kullanım izinleri %26,91, -%0,07 ve %0,83 düzeyinde değişim kaydetmiştir. 2010 yılının 4. çeyreğinde 67,42 milyon m2 yapı ruhsatı alınırken, 20,75 milyon m2 yapı kullanım izni talep edilmiştir.

Yurtdışı ayağını dikkate aldığımızda ise; özellikle müteahhitlik sektörünün 2008 yılından beri kaybettiği ivme dikkat çekmektedir. Gittiği bölgelere Türk yapı malzemelerini de götüren bu sektörde üstlenilen proje bedeli 2000 yılı için 1 milyar dolar olurken sırasıyla, 2001'de 2,4 milyar dolar, 2002'de 2,4 milyar dolar, 2003'te 4,1 milyar dolar, 2004'te 10,6 milyar dolar, 2005'te 11,2 milyar dolar, 2006'da 20,4 milyar dolar, 2007 yılında 24,5 milyar dolar ve 2008 yılında 23,7 milyar dolar, 2009 yılında 21,5 milyar dolar, 2010 yılında 15,2 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. 1972 yılından 2010 yılına kadar üstlenilen proje bedeli ise 178 milyar dolara ulaşmıştır.

1972-2010 yılları arasında yurt dışı müteahhitlik firmalarınca üstlenilen projelerin ülkelere göre dağılımında, Rusya Federasyonu % 18,5'lik oran ile lider konumdadır. Rusya'yı Libya (%14,8), Türkmenistan (%11,1), Kazakistan (%7,3), Irak (%5,2), S. Arabistan (%4,6), Birleşik Arap Emirlikleri (%4,1), Katar (%4,1), Romanya (%3,4), Cezayir (%2,9) ve Azerbaycan (%2,5) izlemiştir. Rakamlar Türk inşaat sektörünün yurtdışı ayağı konusunda Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın önemini ortaya koymaktadır. 1972 yılından beri yapılan müteahhitlik projelerinde Libya'nın ağırlığı da dikkat çekicidir. Müteahhitlik hizmetinin en fazla verildiği 2. ülke konumundaki Libya'daki krizin derinleşmesi bu ülkeye yapılan yapı malzemeleri ihracatını dolayısıyla inşaat sektörünü olumsuz etkileyecektir.

Bunun yanında Libya gerilimi sırasında bölgeye ticaretin tümüyle durması ve bazı malzemelerin krize yolda ya da fabrikada yakalanması ya da bölgeye yönelik olarak üretimde olması İMSAD üyelerini de etkilemiştir. Bu etkinin boyutu konusunda, İMSAD üyeleriyle koordinasyonlu olarak, DTM bünyesinde yapılan tespit çalışmalarına dahil olmuştur. İMSAD üyelerinin ve sektörün Türk Müteahhitler dışında bölgede aktif yerel, yabancı diğer müteahhitlerle ya da iç pazar satışı noktasında da çeşitli bağlantıları mevcuttur. Herşeye rağmen bölgede stabil düzene hızlı bir geçiş olması umudu korunarak, İMSAD'ın inşaat sanayisi ihracatında son beş yılda yakalanan yıllık ortalama %15 büyümeyi bu yıl %16.5'a çıkartmak hedefine yönelik çalışmalar devam ediyor.

  • Etiketler:

Yorum Yaz