Hürriyet’in 2. gayrimenkul çıkarması

Hürriyet’in 2. gayrimenkul çıkarması

Hürriyet’in bu yıl ikincisini düzenlediği geleneksel ‘Gayrimenkul’ buluşmasında bir araya gelen sektör temsilcileri, “Hem kayıt dışıyla mücadele ediyoruz hem de devletle


 

KDV'yi konuşmaktan bıktık
Önümüz açılmalı” çağrısı yaptı. Sektör temsilcileri, KDV'yi konuşmaktan artık bıktıklarını belirterek, yurtdışındaki vergi uygulamalarının devreye girmesi halinde ekonomik olarak Türkiye'ye büyük değer katacağını söylediler. Gayrimenkul sektörünün önde gelen firmalarından 19 temsilci, Hürriyet Medya Towers'ta düzenlenen bir yemekte bir araya gelerek, sektörün sorunlarını tartıştı. Sektör temsilcileri, sıkıntıları dile getirirken, katma değer vergisinden imar problemlerine, ucuz konut üretmekten deprem gerçeğine kadar birçok farklı konuyu masaya yatırdı.

KDV kademeli olmalı
Katma Değer Vergisi ile ilgili sorunların çözümü ile ilgili geçen yıl 20-30 inşaat firmasıyla bir araya gelerek Maliye Bakanlığı'na talepte bulunduklarını söyleyen Sinpaş İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, “Yüzde 1 ile yüzde 18 KDV oranı arasında ciddi bir fark var. Bu kademeli olmalı. En azından 151 metrekareden sonrakiler yüzde 18 olmalı. Sonra dedik ki inşaat sektörünün 150 metrekarenin altındaki KDV'lerin yüzde 18'ini bize 3-5 yıl sonra ödüyorsunuz. Bunu daha kısa sürede ödeyin veya vergi sigortamıza sayın dedik” diye konuştu. Çelik şunları ekledi: “Maliye Bakanlığı'nda bunu birkaç mecrada konuştuk. Hepsi de bize, ‘Yüzde 100 haklısınız. Kademeli olması gerektiğinde de haklısınız. Ama şu anda ciddi bir ekonomik kriz var. Bütçeyi tutturmak zorundayız. Ama uzun vadede mutlaka buna bir çözüm gelecektir' dediler. Onun için bu KDV'yi konuşmaktan artık bıktım!”

Kavganın kurbanıyız
En büyük sıkıntının yerine oturmayan imar planları olduğuna dikkat çeken Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas ise “1/100.000'lik planlar bilmiyorum kaçıncı defadır yapılıyor. Mimarlar veya şehir planlamacıları odası dava ediyor, (planlar) iptal oluyor ve bu tekrar ediyor” dedi. Anadolu yakasının neredeyse yarısının su havzası olduğunu kaydeden Elmas şöyle konuştu: “Su havzası deyince maalesef hakimlerimiz sadece televizyonlardan gördükleri psikolojiyle hareket ediyorlar. Orada sanki insanlar, alanları katlediyormuş gibi bir hissiyatla hareket edip, önüne gelen davaya hemen yürütmeyi durdurma kararı veriyorlar. Ondan sonrasında ayıklayın pirincin taşını...”

Bu sebeple yapılabilecek birçok yatırımın önünün kesildiğini hatırlatan Elmas, “Aslında açıklanmayan bir kavganın kurbanı biz oluyoruz. Bir taraftan kayıtdışıyla mücadele ediyoruz, öbür taraftan devletle mücadele etmemiz lazım. Önümüz açılmalı” dedi. KDV oranlarının da düzeltilmesi gerektiğine katılan Altan Elmas sözlerine şöyle devam etti: “150 metrekareye kadar yüzde 1 sonra yüzde 18 çıkıyor. Biz 150 metrekareden sonrasının kademelendirilmesini istiyoruz. Üretilen konutun yüzde 90'ından fazlası 150 metrekarenin altında. Zaten konutların yüzde 92'si yüzde 1 KDV ile işlem görüyor.”

Deprem paradoksuna girdik
Depreme karşı riskli konutların yıkılıp, yerine güzel projeler yapılmasının gerekli olduğunu söyleyen Tulip Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Tanju Bilgen, belediyelerin bunu kolaylaştırmadığını söyledi. Binaların yıkılıp yeniden inşası için kat maliklerinin ittifakının istermesinin kararı güçleştirdiğini de hatırlatan Bilgen, belediyelerin imar konusunda net yol haritaları çizmesinin ve arsa üretiminin gerekli olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Düzenlemeler yapıldığı takdirde İstanbul'da müthiş bir dinamizm ortaya çıkacaktır. Bu dinamizmi biz restarosyon kampanyalarıyla ortaya koyabiliriz.”
 
Ucuz konut üretmemiz lazım
Türkiye'de ciddi bir kesimin konut almak istediğini ve ucuz konut üretilmesi gerektiğini vurgulayan Eston Yapı Genel Müdürü Kaan Yücel ise, “Konut alma talebi çok yüksek. Fakat konutların yaşanırlığına bakıldığında çok eski ve yenilenmesi gerekiyor. Dolayısıyla bizim ucuz konut üretmemiz lazım. Maaşla çalışan insanların alabileceği konutlar üretmemiz lazım. Bunun en temel noktası ise arsa. Arsa maliyetlerinin bu kadar krize rağmen düşmediğini görüyoruz. Burada tabii TOKİ ve belediyelerin yaklaşımları var. Bir sürü şey sıralayabiliriz. Fakat bu kadar farklı uygulamaların olması gerçekten de bir işe girerken önünüze devamlı engel olarak çıkıyor. Ne biz çözüm yaratabiliyoruz, ne de devlet ciddiye alıyor bunları. Ucuz konut üretmemiz lazım, yeni arsalar ortaya çıkartmamız lazım.”
Yurtdışı vergiler uygulansın
Tapu harcının, damga vergisinin ve arsada uygulanan KDV'nin müteahhitlerin işlerini zorlaştıran faktörlerden olduğunu yineleyen Soyak Yapı Genel Müdürü Sertaç Kıyıcı, “Konut kredieri çok yaygınlaştı ve hem bizim işimizi, hem de kirada oturan vatandaşın ev almasını kolaylaştırdı. Bununla igili vergi uygulamaları yapılabilir. Yurtdışında olduğu gibi. Çünkü ekonomi açısından da çok büyük artı değer yaratacaktır”dedi. Belediyelerin ve STK'ların imar konusunda belirsiz tutum sergilediklerinin altını çizen Kıyıcı, “İmar planı gelecekte oturacak. Eskiden imar planı hakkında konuşamazdık. Yani bundan beş yıl sonra bunlar daha belirginleşecek ve herşey daha saydamlaşacak. Ama bu önümüzdeki 5-10 yıl bu sorunları çekmeye devam edeceğiz. Bunun için belediyeler, STK'lar medya ve biz, birlik olup aynı şeyleri söylemek zorundayız. Burada söylenecek tek şey, beklentilerin değişmemesi.”
 
Arsa sahipleri sorumlu olsun
Kat karşılığı yapılan anlaşmalarda, arsa sahiplerinin hiçbir sorumluluk altına girmediğinin altını çizen Garanti Koza Yönetim Kurulu Üyesi Ergül Hacim, “Normal bir arsa sahibi, sadece aldığı hasılat veya aldığı katları düşünüyor. Bu da arsa fiyatlarının yüksek kalmasına neden oluyor. Çünkü arsa sahibi herhangi bir sorumluluğu olmadığı için en yüksek oranı kim veriyorsa arsasını ona veriyor. İşin bitirilip bitirilmemesini değerlendirilmiyor. Dolayısıyla müşteri müteahhitle yüzyüze kalıyor. Burada bence arsa sahibine sorumluluk verilmeli” dedi.
 
Çalışma grubu oluşturalım
Sektörün sıkıntılarının hiç değişmediğini söyleyen Ağaoğlu Omak İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Akçay, “Çözüme katkısı olması açısından bir çalışma grubu oluşturalım ve bu sorunlarımızı rapor haline getirelim. Bu raporları da ilgili bakanlıklara ve hatta Başbakan'a sunalım ve takipçisi olalım” diye konuştu.
 
Problemlerimiz ortak
Yatırımları planlama aşamasında yapılan etüdlerde hep aynı sorunlarla karşılaştıklarını hatırlatan Kale Kilit ve Kale Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Sema Gürün, “Bütün sektörün problemleri aynı. Bunları nasıl aşacağız? Belediyelerde işler rahat yürümüyor. İlçe belediyeleriyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında bile çelişkiler var. Bunların çözülmesi devletten istediklerimizin başında geliyor.” dedi.
 
Kapıları daha sert çalmak gerekli
“Dünyanın hiçbir yerinde, konut kredilerine ödenen faizlerin vergiden düşülmemesi gibi bir şey söz konusu değil” diyen GYODER Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Teker sözlerine şöyle devam etti: “Artık kapıları daha sert çalmak lazım. Sonuçlarını göstermek lazım. Diğer ülkelerin nasıl geliştiğini, elde edilecek yapıda finasmanın ne kadar kolaylaştığını, para biriktirmenin ne kadar kolaylaştığını ve bu paraların yatırıma ne kadar daha kolay dönüştüğünü anlatabilirsek herhalde sonuca varmak daha kolay olacak.”
 
2'nci zirveye kimler katıldı
SERTAÇ KIYICI-SOYAK
ALTAN ELMAS-SURYAPI
SELVİN OYMAN-SURYAPI
FARUK ÇELİK-SİNPAŞ GYO
BARIŞ EKİNCİ-SİNPAŞ GYO
GÖKÇEN KUZU-KUZU GRUP
ERGÜL HACİM-GARANTİ KOZA
YUSUF ALTUN-OFTON İNŞAAT
ALİ YILDIRIM-OFTON İNŞAAT
SERDAR İNAN-İNANLAR
KAAN YÜCEL-ESTON
BANU AKYIL-ESTON
TANJU BİLGEN-TULİP GAYRİMENKUL
BAHADIR TEKER-İSTANBUL MORTGAGE
ORHAN AKÇAY İBRAHİMOĞLU-AĞAOĞLU OMAK
SEMA GÜRÜN-KALE YAPI
SAFA ÇİZER-KALE YAPI
AHMET AMAN-KALE YAPI
SERDAR İNAN-İNANLAR İNŞAAT
 
Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektöründe yaşanan durgunluğun ve canlılığın ekonomiye birebir yansıdığını söyleyen Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Kızılot, “Gayrimenkul sektörünün canlanması eşittir, ekonominin canlanması”dedi ve şöyle devam etti: “ Sektörün sorunları saymakla bitmez. Net alanı 150 metrekare olayı sektörün yıllardır yaşadığı ve çözüm beklediği bir konu. Bir ara bu konuda bazı çalışmalar oldu ama maalesef sonuçlanmadı. Net alanı 150 metrekareye kadar olunca yüzde 1, üzeri olunca yüzde 18 üzerinde KDV alınıyor. Bu da ister istemez projeler yapılırken 150 metrekarenin altında yapılmasına yol açıyor. Geçmişte rastlanıldığı gibi fiilen daha büyük olması yan yana iki ev satılıp sonra aradaki duvarın yıkılıp birleştirilmesi gibi değişik uygulamalara neden oluyor. Bu konuda sektörün biraz daha ısrarcı olup kademeli bir oranda talepte bulunması gerekiyor. Örneğin 120 metrekareye kadar yüzde 1, 120'den 160 metrekareye kadar yüzde 8, 160'ın üzerinde metrekareye de yüzde 18 gibi. Bu olabilecek ve makul görünen. Bunun için kanun gerekmiyor, bir kararname yeterli. ”
 
  • Etiketler:

Yorum Yaz