Depremin yıldönümünde betonarme depremi

Depremin yıldönümünde betonarme depremi

17 Ağustos depreminin yıldönümünde kaliteli beton yönetmeliği rafa kaldırıldı


 
 

1 Temmuz'da yürürlüğe giren ve yılda 6 kez denetim şartı getirmesiyle kaliteli beton üretimini zorunlu kılan Güvenli Beton (G) yönetmeliği, 31 Temmuz'da rafa kaldırıldı. Bayındırlık Bakanlığı'nın TSE belgesi olan her firmanın otomatik olarak G belgesini alabilmesini içeren yeni bir yönetmeliği uygulamaya koyduğunu söyleyen THBB Başkanı Ayhan Paksoy, “Yönetmelik iptal edilmezse Bakanlık aleyhinde yürütmenin durdurulması için dava açacağız” diye konuştu
 
20 BİN kişinin ölümüne, onlarca kişinin yaralanmasına neden olan 17 Ağustos 1999 depreminin 11'inci yıldönümü, kaliteli beton üretimi için yapılacak denetimlerle ilgili “yönetmelik” tartışmasına sahne oluyor. Depremden bu yana sektördeki en büyük sorun olan ‘kalitesiz beton üretiminin' önüne geçmek için 1 Temmuz 2010'da Türkiye Hazır Beton Birliği'nin (THBB) desteğiyle Bayındırlık Bakanlığı tarafından beton üretim tesislerine yılda 6 kez denetim şartı getiren Güvenli Beton (G) yönetmeliği yürürlüğe konuldu. 31 Temmuz'da ise Bakanlık bu yönetmeliği kaldırarak bunun yerine, daha önce TSE belgesi olan her firmanın otomatik olarak G belgesini alabilmesini sağlayan yeni bir yönetmelik çıkardı.
 
Yeni yönetmelik, “TSE Belgesi'ne sahip ürünlere, uygunluk değerlendirme kuruluşu işlemlerine gerek kalmaksızın TSE Belgesi kapsamında temin edilen raporların sonuçlarına göre performans değerleri beyan edilerek G işareti iliştirilebilir” olarak belirtildi. 5 yıllık çabalarının tam meyvesini vermişken konunun 1 ay içinde bakanlık tarafından feci şekilde sulandırıldığını söyleyen THBB Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Paksoy, “Hazır beton için TSE'den alınan belge dandik belgedir. Sadece 1 kez kontrolden geçerek TSE belgesi almış firmalar, yıllık 5 bin lirayı yatırdıkları vakit, tekrar kontrole bile gerek kalmadan her yıl belgelerini kendi kendilerine yenileyebilecek. TSE'de statükonun devamı isteği ve ticari kaygılar söz konusu. Bunu ‘betonda 31 Temmuz depremi, beton kalitesine darbe' olarak adlandırıyoruz.” diye konuştu. TSE'nin bonus verir gibi güvenli beton belgesi vermesi uygulamasının iptal edilerek kurumun denetim mekanizmasından çekilmesini talep ettiklerini belirten Paksoy, “Bakanlık eğer bu yönetmeliği iptal etmezse Bakanlık aleyhinde yürütmenin durdurulmasının iptali için dava açacağız” dedi.
 
Yüzlerce iptal geliyor
Paksoy, “20 bin kişilik can kaybı yetmedi. Herhalde daha çok kişiyi kaybetmemiz gerekiyor ki aklın, sağduyunun, bilim ve teknolojinin sesine kulak verelim” derken, THBB Genel Sekreteri Ferruh Karakule, 850 hazır beton tesisinden 1 ay içinde 350'sinin G belgeli olması için işlemlerini başlattıklarını ancak 1 ay içinde bu firmalardan yüzlerce iptal aldıklarını açıkladı. Hazır beton tesislerinin zaten yüzde 80'inin TSE belgeli olduğunu belirten Kakakule şöyle devam etti: “TSE'nin görevi standartları belirlemek, denetleyip belge vermek tamamen uzman kuruluşların işi. G Belgesiyle önce sistem hammadde girişinden laboratuvara, stok alanlarından personel eğitimine tüm üretim süreçleriyle yılda 1 kez denetleniyor. Yılda en az 3 kez habersiz şekilde şantiyeye varan kamyonlardan numune alınarak ürünler denetleniyor. Yılda 2 kez de üretim kontrol sistemi sonuçları alınıp değerlendiriliyor. Yani yılda en az 6 denetimi kapsayan bir süreç. Firmalar bu nedenle sıkıya gelme riskine girmeyecektir.”
 
70 milyon metreküplük beton üretimiyle Avrupa'da lideriz ancak yarısına yakını kalitesiz
17 AĞUSTOS depreminden sonraki 11 yıl içinde betonun kalitesiyle ilgili tablo değişmemiş. 1999 yılından bu yana üretilen yaklaşık 500 milyon metreküp beton, üretim sürecini de kapsayan zorunlu bir denetim sistemi içinde denetlenmemiş. Dünyada 6.5-7 milyar metreküp beton üretimi var. Türkiye'de ise geçen yıl üretilen 70 milyon metreküp beton ile Avrupa'da en fazla hazır beton üreten ülke. Kişibaşına düşen beton üretimi 1 metreküp. Ancak kalite açısından çok gerideyiz. 850 hazır beton tesisi var. Bunun yaklaşık 300 kadarı THBB'ye üye 75 büyük firmanın elinde ve toplam üretimin yaklaşık yarısını bu üyeler yapıyor. THBB, kendi üyelerini KGS-Kalite Güvence Sistemi ile denetliyor ancak üretimin kalan yarısı için net bir şey ifade etmek, sağlıklı bir denetim mekanizması olmadığı için güç. Tahminen kalitesiz beton üretimi yüzde 50'lere varıyor.
 
Betonun reçetesi de fiyata odaklı
BETONUN kalitesi ise çok farklı firmalar tarafından, lisans alma zorunluluğu olmadan üretilebildiği için çok değişken. C30, kaliteli; C20 ve altı ise kalitesiz beton türü olarak isimlendiriyor. TOKİ'nin bu sınıfta üretim yaptığı belirtiliyor. Betonun içeriğinde çimento, su, kum ve çakıl gibi malzemeler bulunuyor. İyi bir beton bileşimi de projeye ve binanın yapısını taşıyacak şekilde formüllerle hesaplanıyor. Ancak Türkiye'de durum öyle bir halde ki, betonun reçetesi de fiyata odaklı. Çimento fiyatı artınca az koyup daha az maliyetli ve kalitesiz bir beton karışımına gidilebiliyor.
 
 
  • Etiketler:

Yorum Yaz