2011 yılında üç çeyrek yaşanacak

2011 yılında üç çeyrek yaşanacak

İyisiyle kötüsüyle eski bir yılı daha geride bırakıyoruz. Umutlarımızı, beklentilerimizi yeni bir yıla taşıyoruz. Aslında yeni bir yıl yerine eksik bir yıla demek daha doğru olacak. Çünkü 2011 yılı zaman olarak 12 ay olarak yaşansa da, biz konut üreticileri için maalesef 8-9 aylık bir süre söz konusu...

Kaynak: NAZMİ DURBAKAYIM / İNDERGİ

 
İyisiyle kötüsüyle eski bir yılı daha geride bırakıyoruz. Umutlarımızı, beklentilerimizi yeni bir yıla taşıyoruz. Aslında yeni bir yıl yerine eksik bir yıla demek daha doğru olacak. Çünkü 2011 yılı zaman olarak 12 ay olarak yaşansa da, biz konut üreticileri için maalesef 8-9 aylık bir süre söz konusu.
Biliyorsunuz önümüzdeki yılın tam ortasında genel seçimler var. Doğal olarak da seçimlerin genel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri olacak. Olumsuzluk mevcut siyasi iradenin değişip değişmeyeceği değil elbet. Sorun, ne olacağının bilinmemesi.
 
Geri şöyle bir baktığımızda, gerek siyasi gerekse ekonomik belirsizliklerin başta konut sektörü olmak üzere birçok sektörde daralma yaşattığı gerçeğini çok net görebiliriz. Hatta çok uzağa gitmeyelim. 2010 yılının üçüncü çeyrek satışlarındaki konut satış rakamlarına bir göz atalım. Eylül 2010'da gerçekleştirilen referandum nedeniyle, konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25 azaldı. Yani dört konut talebinden biri, belirsiz ortamdan dolayı risk almak istemedi. Nihai tüketicinin böyle davranması gayet normal.
 
Çünkü 2008'de başlayan ve 2009'un ikinci çeyreğine kadar süren küresel mali kriz nedeniyle birçok konut üreticisi de kriz nedeniyle kabuğuna çekilip yatırımlarını askıya aldığını net olarak açıkladı. (Garip tarafı, aynı firmalar bugünlerde yine sahneye çıkıp –krizde dahi yatırımlarıma ara vermedik, elimizi taşın altına koyduk diye açıklama yapıyor.) Belirsizliğin olumsuz etkilerini anlamak için TOKİ ihalelerinin bazılarında yaşanan belirsizlik iptallerine bakmamız yeterlidir. Açılan davalar, çözümlenmemiş plan sorunları nedeniyle birçok önemli ihalenin yapılamadığını hepimiz biliyoruz.
 
Dolayısıyla genel seçim belirsizliğinden dolayı, 2011'in ortasında konut üreticilerinin arzı ile nihai tüketicilerin talebinde büyük bir daralma yaşanacaktır. Hatta konut üretimi ve satışımıza yansıyacak bu küçülmenin şiddetini, 2010 referandumu nedeniyle yaşanan daralma kadar hissedeceğiz.
 
Açıkçası konut satışlarının gerileme oranının daha fazla olmasından endişe ediyorum. Çünkü 2010'un 3. çeyreğindeki daralma; küresel kriz nedeniyle satışların zaten fazla olmadığı 2009'un 3. çeyreğine göre yüzde 25 gibi bir oranda gerçekleşmişti. Bu yılın ilk yarısındaki konut üretimi ve satışları ise o kadar kötü değildi. Hatta ertelenen taleplerin realize olması nedeniyle stoklardaki satışların artışı genel ekonomik büyümeye önemli katkı yapmıştı. Doğal olarak böyle bir artışın yaşandığı döneme karşılık gelen 2011 eş dönemindeki azalma, oransal olarak daha fazla hissedilecektir. Bir diğer farklılık ise satışlardaki hacimsel gerileme olacaktır. 2010'daki gerileme oranı, çok derin olmayan iki periyodun karşılaştırmasını göstermektedir. 2011'de beklenen daralma ise miktar olarak daha fazla gerçekleşen satışlara göre baz alınacaktır.
 
Sözün özü, amacım burada kara bir tablo çizmek ve felaket tellallığı yapmak değil. Önümüzdeki yeni yıla tedbirli girmek, yatırım ve satış stratejilerini belirlerken daha doğru yatırım yapılması yönünde tavsiyelerde bulunmak. 
 
  • Etiketler:

Yorum Yaz