İşte Kanal İstanbul ÇED raporunun detayları!
İşte Kanal İstanbul ÇED raporunun detayları!
17.01.2020

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul'un ÇED raporunun onaylandığını açıkladı. İşte ÇED raporunun detayları...

Kanal İstanbul'un ÇED raporu onaylandı!
Kanal İstanbul'un ÇED raporu onaylandı!
17.01.2020

Bakan Kurum, Bakanlık binasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kurum, Kanal İstanbul projesinin ÇED raporunun bugün onaylandığını belirtti.

'Kanal İstanbul'un finansmanında sorun olmayacak'
'Kanal İstanbul'un finansmanında sorun olmayacak'
16.01.2020

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde '2019 Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu.

'Kanal İstanbul, İstanbul Boğazı'nı kurtarma projesidir”
'Kanal İstanbul, İstanbul Boğazı'nı kurtarma projesidir”
15.01.2020

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 'Kanal İstanbul, İstanbul Boğazı'nı koruma ve kurtarma projesidir” dedi.

Kanal İstanbul güzergahındaki arsa fiyatları yükselişe geçti
Kanal İstanbul güzergahındaki arsa fiyatları yükselişe geçti
13.01.2020

Kanal İstanbul'un yapılması kamuoyunda tartışılırken, bölgede arsa fiyatlarında yüzde 20 artış yaşandı.

TÜBİTAK’dan Kanal İstanbul açıklaması
TÜBİTAK’dan Kanal İstanbul açıklaması
11.01.2020

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Kanal İstanbul projesi hakkında bazı basın yayın organlarında yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Prof. Dr. Üşümezsoy: “Kanal İstanbul, depremi tetiklemez“
Prof. Dr. Üşümezsoy: “Kanal İstanbul, depremi tetiklemez“
10.01.2020

Jeoloji Mühendisi, Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy İstanbul’da yaşanacak olası depremler ve Kanal İstanbul ile ilgili konuştu.

Kanal İstanbul ile 'Yeni İstanbul' doğuyor!
Kanal İstanbul ile 'Yeni İstanbul' doğuyor!
08.01.2020

İstanbul için büyük önem taşıyan ve Türkiye’ye ekonomik anlamda büyük katkılar sağlayacak olan Kanal İstanbul projesi, artık kesinlik kazandı.

Kanal İstanbul güzergahı havadan görüntülendi!
Kanal İstanbul güzergahı havadan görüntülendi!
06.01.2020

Kanal İstanbul projesinin en önemli kısımlarından olan Küçükçekmece gölü ile Sazlıdere Barajı arasındaki güzergah havadan görüntülendi.

'Kanal İstanbul, seyir emniyetini sağlayacak'
'Kanal İstanbul, seyir emniyetini sağlayacak'
06.01.2020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul ile ilgili konuk olduğu CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınında açıklama yaptı.

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuk olduğu CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Kanal D Haber Başkanı Buket Aydın ve CNN TÜRK sunucusu Başak Şengül'ün gündeme dair sorularına önemli açıklamalarda bulundu. <strong>Kanal İstanbul</strong>'a ilişkin ihaleye ne zaman çıkılacağı ve muhalefet cephesinden ihalenin açıklanıp açıklanmayacağına ilişkin sorular bulunduğunun belirtilmesi üzerine Erdoğan, "Bir defa bu 'açıklanır mı açıklanmaz mı' bu soruyu ben çok abes buluyorum. Ne demek tabii ki açıklanır. Yani biz şimdi dönemimizde Üçüncü Köprü yapıldı. Açıklamadık mı, açıkladık. Marmaray yapıldı. Açıklamadık mı, açıkladık. Avrasya yapıldı. Osmangazi yapıldı. Biz bütün bunların hepsini açıkladık. Açıklayarak zaten ihalelerini yaptık. Şimdi burada da yine aynı şekilde bu yapılacak." dedi. <p>Erdoğan, burada iki önemli faktör bulunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: <p>"Bunlardan bir tanesi bir defa bu işin planlaması yapılmıştır. Projelendirme çalışmaları, o da tamamlanmıştır. En önemli şey bu. Plan, proje. İşin finans noktasına gelince biz burada BOT (build-operating-transfer) yani yap-işlet- devretle bunu yapabiliriz. İki milli bütçeyle yaparız. Benim gönlümün arzu ettiği BOT sistemiyle bunu yapmaktır. Niye? Çünkü bizim kasamızdan bir kuruş para çıkmaz. Yapacağımız anlaşmaya göre de bunu yüklenen firmalar kaynağını da kendisi bulur ve bu kanalı yapar. Gönlüm bunu arzu ediyor çünkü bizden, milli bütçeden çıkmasın. Bulduk bulduk, bulamadığımız takdirde milli bütçeden bunu yaparız. Milli bütçeden de bu iş için Türk müteahhitleri bu işe girer mi girmez mi? İstanbul Havalimanı'na nasıl girdiyseler ben inanıyorum ki buna da girerler. Belki onlar dışarıdan krediyi bulurlar. Buldukları bu krediyle de bu adımı atarlar." <p>Programa gelirken kendisine bir mesaj atıldığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: <p>"O mesajda şu: Birinci köprünün yapımında o zaman maalesef, gazetenin adını vermeyim ama malum anlarsınız zaten. Orada diyor ki 50 yıl önce. 'Birinci Köprünün yapımı İstanbul'un felaketidir diyor. Bakın aynı zihniyet bunu İkinci Köprüde de yaptı, Üçte de yaptılar. Bizim Marmaray'ı bitirmemizi geciktiren sebeplerden bir tanesi bu Mimar ve Mühendisler Odası olmuştur. Hiçbir hayırlı işin teşvikçisi olmamıştır. Her zaman karşısında dikilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi. Bununla ilgili hala CHP bununla uğraşıyor. Danıştayın kararı var. Her şey bitmiş. Hala 'burası kaçak'." "Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi Türkiye'nin en büyüğü olacak" <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok şeyi yapmaya devam ettiklerini, bir ay içerisinde de Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesinin açılışını gerçekleştireceklerini vurgulayarak, "Gelip gezdiğiniz zaman ondaki o ruh güzelliğini, ruh açıcılığını, teşvikini görünce hayran olacaksınız." dedi. <p>Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesinin müstakil bir binada olacağını ve 5 milyon cilt kitap alabileceğini dile getiren Erdoğan, "Dijital ortamda oraya kaydolacak. Şu anda ben de kitaplarımı vereceğim diyen birçok sağolsun büyüklerimiz hepsi kitaplarını vermek suretiyle onları biz orada kayda alıyoruz. Onların hepsi orada raflara yerleştiriliyor. Türkiye'nin en büyüğü olacak." şeklinde konuştu. <p>Erdoğan, İstanbul'daki Rami Kışlası'nın olduğu yeri de kütüphane yapacaklarını anımsattı. <p>Bunların çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Erdoğan, "Bir ülkenin kültürel noktada bir ayağa kalkışı varsa onlar o ülkeyi zengin hale getiriyor. Bir taraftan AKM devam ediyor. AKM'de hızla şu anda devam ediyor. Bir de Ankara AKM var. O hızla devam ediyor. Ankara'daki kültür merkezimiz de çok çok güzel. Artık gençlerle sürekli buluşuyor. Tabii burada özellikle bu kesim maalesef insanlarımıza yanlış bilgilendirmeler yaparak millet ile devleti yönetenleri hep karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Bırakın bunu da artık bir dayanışma içerisine girelim ve milletimizle el ele verelim, omuz omuza verelim ve biz bu projeyi niye yaptığımızı açık açık anlatıyoruz. Her şey ortada." değerlendirmesinde bulundu. "Ne için bizim Boğaz'ımızdan devasa 200 bin tonluk petrol gemileri geçsin" <p>Bu ana kadar birçok müteahhit firmanın proje yapıp gönderdiğini kaydeden Erdoğan, "Dikey mimari ile olanlar var. Yatay mimari olanlar var. Bunların hepsi yapılıp bize gönderildi. Ağırlıklı burada yatay olacak." dedi. <p>Erdoğan'ın konuşması sırasında <strong>Kanal İstanbul</strong> Projesi'ne ilişkin görüntülerin yer aldığı film gösterildi. <p>Görüntülerin yeni olduğunu aktaran Erdoğan, "Neler söylemiyorlar ki. Burada su sıkıntısı olacak. Kaç gündür Ulaştırma Bakanım, Çevre ve Şehircilik Bakanım, bütün bunları hepsi anlatıyorlar. Açık açık bunu biz anlatmaya devam ediyoruz. Arkadaşlarıma diyorum anlatacaksınız. En sonunda gerekirse ben de sadece bu konuyu ele alan bir sunumu da yapacağım." şeklinde konuştu. <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: <p>"Bizim derdimiz 'Bu niye var'? Önümüzde Boğazımız var. İstanbul Boğazı'nın ne tür sıkıntılar yaşadığını bizler geçmişten bu yana zaten biliyoruz. Ama biz bu sıkıntıları bir daha yaşamayalım istiyoruz. Ne için bizim Boğazımızdan devasa 200 bin tonluk petrol gemileri geçsin. Efendim işte Montrö ile bu iş bağlantılıymış engelleyemezmişsiniz. Bakın arkadaşlarım bu konulara pek cesaret etmiyorlar ama ben cesaret ederek söylüyorum. Benim Asya ve Avrupa yakamı tehdit eden bir konuda biz gereği neyse, bunun gereğini yaparız yaparız. Çünkü biz Romen tankeriyle bir facia yaşadık. 7,5 ay o tanker orada yandı. Eğer biz bunlara engel olmazsak yarın daha büyük bir facianın bizim karşımıza gelmeyeceğini bize kim garanti edebilir. Burada bütün tedbirler alındığı için <strong>Kanal İstanbul</strong>'da böyle bir sıkıntı söz konusu olmayacağı gibi Asya ve Avrupa Yakası'nda burada adeta biz yeniden bir İstanbul'u, bir çevrecilik ve şehircilik projesi olarak inşa edeceğiz." <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1979'da 43 can kaybı olduğunu, 100 bin ton ham petrol taşıyan Romanya bayraklı tankerin, Yunan bayraklı kuru yük gemisi ile çarpışarak 7,5 ay yandığını anlattı. <p>Lübnan Bayraklı Rabinion ve Filipinler bayraklı Madonna Lily gemilerinin 1991 yılında çarpıştığını kaydeden Erdoğan, 1994 yılında da dünya denizcilik tarihinin en büyük kazalarından birinin gerçekleştiğini, Nassia tankeri ile M/V Shipbroker'ın çarpıştığını ve 6 can kaybı yaşandığını dile getirdi. <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, bunların hepsinin Boğaz'da yaşandığını anlatarak, şunları kaydetti: <p>"Bizim derdimiz şu. Boğaz farklılık arz ediyor. Yeni inşa edeceğimiz yerde ise tedbirlerimizi biz bütün olumsuzluklara karşı alıyoruz. Nedir? Derinlik yatay V şeklindedir. Bunun eni, uzunluğu... Mesela 45 kilometre uzunluğu var. Aynı şekilde 25 metre falan derinliği var. Bu draftlar falan uygun olduğu zaman tabii buralardan gelip geçen gemiler rahat olacağı gibi, bir de burası turizm bölgesi. Öbür tarafta SİT alanları, öbür tarafta Küçükçekmece'de bir yat limanı. Bütün bunlarla beraber bisiklet yolları. Yatay mimari olacağı için bunlarda ayrı bir güzellik getirecek. Bunun yanında da tabii Marmara konteyner limanı burada olacak. Gelişme alanlarını ona göre, ekoturizmini ona göre. Bunlarla beraber kongre, fuar merkezi, sağlık turizm bölgesi gibi burada imkanlar olacak. İstanbul'u en az burada 500 bin kişinin istihdam edileceği bir imkan diyorlar. Özellikle deprem vesarie bunlardan dolayı çektiğimiz sıkıntılar nedeniyle bu insanlara yerleşim alanı olarak buralarda bu imkanı getirelim dendi." <p>Çalışmaları bu noktada yapacaklarını anlatan Erdoğan, <strong>Kanal İstanbul</strong>'un seyir emniyetini ve Boğaz'daki trafik yükünün azaltılmasını sağlayacağını ifade ederek, Boğaz'dan sadece hafif kuru yük gemilerin geçeceğini böylece Boğaz'daki tarihi dokunun korunacağı ve güvenliğinin sağlanacağını, can ve mal güvenliğinin sağlanmış olacağını kaydetti. <p>Burada yapılacak yatay mimari ile modern yerleşim alanının burada kurulacağını aktaran Erdoğan, 10 binin üzerinde yeni istihdamın burada sağlanacağını, yeni bir uluslararası su yolu ve yeni bir kent oluşturulacağını kaydetti. <p>Montrö'nün Boğaz'la beraber bir tarih olduğunu ifade eden Erdoğan, kendi imkanlarıyla yeniden inşa ettikleri bir proje olan <strong>Kanal İstanbul</strong>'un Montrö kapsamında olmadığını vurguladı. <p>"Savaş gemileri Montrö kapsamında Boğazlar'dan o sınırlamalar çerçevesinde geçemeye devam mı edecek?" sorusuna Erdoğan, "Onlara da bir çözüm buluruz. Gerekirse buradan da geçebilirler." yanıtını verdi. <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, <strong>Kanal İstanbul</strong> Projesiyle ilgili çalışmalara ilişkin şunları anlattı: <p>"Bu konuda benim başbakanlığım döneminde biz bilim adamlarıyla bu konunun çalışmasını yaptık. Aklımda kaldığı kadarıyla 40'a yakın bilim adamıyla bu çalışmayı o dönemde yürüttük. Ayrıca yapılan bu çalışmada 7 üniversite var. Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ, Gazi, Başkent, Atılım, Çankırı vesaire, bunlarla yapılan çalışma. Şimdi o çalışmaları yapıp Ulaştırma Bakanlığımıza, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıma bu çalışmalar verildi. Bu çalışmalar bakanlıklarımızda mevcut. Zaten onlar da bu çalışma üzerinden projeyi oluşturdular. Bilimsel çalışmalar bu noktada. Altta hepsini görüyorsunuz. Deprem analizini, bitki ve hayvan habitatını, arkeolojiyi görüyorsunuz. Hayvanlarla ilgili olsun, diğer konularla ilgili olsun A'dan Z'ye 33 bilim dalında çalışma var. Bunların hepsi yapıldı ama bunlar ortada bir şey yokmuş gibi hareket ederek, bir çalışma yapılmamış gibi bu konuyu yok farz etmenin gayreti içerisine giriyorlar." <p><strong>Kanal İstanbul</strong> için 97 noktada çevresel ölçüm, 15 noktada gürültü ve titreşim ölçümü ile karada, denizde ve gölde 1700 metre sondaj yapıldığını aktaran Erdoğan, "Bunları yaptık. Bu adımlar atıldı. Bu bir şeyi gösteriyor biliyor musunuz? Bunlar şecaat arz ederken sirkatin söylüyorlar." dedi. <p>17 yıldır sadece İstanbul'u yönetmediklerini aynı zamanda Türkiye'yi de yönettiklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: <p>"Bütün bunları yönetirken de işte Haliç'te yaşadıklarımız ortada. Haliç'te de benzer şeyleri yaptı bunlar. 'Burası temizlenmez.' dedi. 'Ne olacak?' dedik. Bir de verdikleri şey şu, bilimsel bir çalışma. Ne olacak bilimsel çalışmayla? Dediler ki, 'Bir defa burayı gelin hafriyatla dolduralım.' Haliç, adı 'Altın Boynuz' burayı hafriyatla dolduracaksın, olacak iş mi? Sağ olsun, gıyabında adını vereyim hem de teşekkür edeyim. Gulermak denilen bir müteahhitlik firması, o bir özel çalışma bu için o zaman yaptı. Haliç'teki bütün çamuru 9,5 mesafedeki Alibeyköyü'ne taşımak suretiyle oradaki bir taş ocağı vardı, o taş ocağına doldurdu ve taş ocağından şimdi orada biliyorsunuz Viaport var. Öyle bir yer meydana geldi. Çıkan suyu tekrar Haliç'e deşarj etti. Adeta bir petrol pipeline gibi oradan oraya pompaladı. Ondan sonra da suyunu geriye tekrar oraya. Haliç'te balık, malık kalmamıştı. Şimdi Haliç'te balık avlanıyor, temizlendi." <p>Milliyet
'Kanal İstanbul'un güzergahında aktif bir fay hattı yok'
'Kanal İstanbul'un güzergahında aktif bir fay hattı yok'
04.01.2020

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Ahaber canlı yayınında Kanal İstanbul projesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

'Kanal İstanbul'da çevreye en az zarar verecek güzergah seçildi'
'Kanal İstanbul'da çevreye en az zarar verecek güzergah seçildi'
03.01.2020

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Kanal İstanbul sorularını yanıtladı.

Kanal İstanbul çevresine yatay mimari ayarı!
Kanal İstanbul çevresine yatay mimari ayarı!
01.01.2020

Kanal İstanbul'da ÇED raporundaki uyarılara dikkate alınarak, 500 bin nüfuslu yatay mimarili konutlar dışında yapılaşmaya izin verilmeyecek.

2019'da en çok Türkiye’nin Otomobili ve Kanal İstanbul konuşuldu
2019'da en çok Türkiye’nin Otomobili ve Kanal İstanbul konuşuldu
01.01.2020

2019’da en çok konuşulan olaylar arasında geçtiğimiz günlerde tanıtılan yerli otomobil, Marmaray’dan geçen ilk yük treni ve Kanal İstanbul oldu.

Büyükçekmece Kaymakamlığından ‘Kanal İstanbul’ iddialarına yanıt
Büyükçekmece Kaymakamlığından ‘Kanal İstanbul’ iddialarına yanıt
30.12.2019

Büyükçekmece Kaymakamlığı Kanal İstanbul odaklı muhtarlar ile ilgili iddialara yazılı açıklama ile yanıt verdi.

'İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul’u yapacağız'
'İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul’u yapacağız'
28.12.2019

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli'de yaptığı konuşmada “İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul’u yapacağız” dedi.

Kanal İstanbul yalanlarını çürüten 11 madde!
Kanal İstanbul yalanlarını çürüten 11 madde!
28.12.2019

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, CHP’nin başını çektiği Kanal İstanbul'a yönelik kara propagandayı 11 maddelik çalışmayla tek tek çürüttü.

AFAD: 'Kanal İstanbul'da deprem riski doğru değil'
AFAD: 'Kanal İstanbul'da deprem riski doğru değil'
27.12.2019

AFAD, ”Kanal İstanbul ve deprem ilişkisine atfedilen deprem tehlike ve riskleri doğru değildir” açıklamasını yaptı.

Bakan Kurum, Kanal İstanbul'un ÇED sürecini anlattı
Bakan Kurum, Kanal İstanbul'un ÇED sürecini anlattı
26.12.2019

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Murat Kurum, Kanal İstanbul projesi hakkında açıklamalarda bulundu.

'Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi ile bir ilgisi yoktur'
'Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi ile bir ilgisi yoktur'
26.12.2019

Başkan Erdoğan, 'Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi ile ilgisi yoktur. Türkiye’nin kendine ait bir suyolu olarak faaliyet gösterecek” dedi.

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun <strong>Kanal İstanbul</strong> projesi konusundaki açıklamalarını eleştirerek, “Çıkmış, ‘İstanbul'a böyle bir <strong>Kanal İstanbul</strong> gereksiz' diyor. Bunun kararını verme yetkisi sana değil, bize aittir ve biz bunun kararını verdik. Adımlarımızı attık, atıyoruz ve yola kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Bu işi yapacağız. Projenin sahibi Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Kurumların görevi, devletin aldığı karara uygun şekilde kendi sorumluluk alanlarında üzerlerine düşeni yapmaktır. Görevini ihmal eden hesabını millete ve hukuka muhakkak verecektir” dedi. <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. <strong>Kanal İstanbul</strong> projesine ilişkin konuşan Erdoğan, “Türkiye'yi küçük düşünmek yakışmaz” diyerek, <strong>Kanal İstanbul</strong>'un böyle bir proje olduğunu söyledi. <strong>Kanal İstanbul</strong> projesinin anlık olarak ortaya çıkmış bir proje olmadığına dikkat çeken Erdoğan, “<strong>Kanal İstanbul</strong>'un neredeyse başbakanlığımdan öncesine dayanan bir geçmişi vardır. Bu projeyi seçim kampanyamızda milletimizin taktirine sunduk ve onayını aldık. Ardından bu proje adeta ilmik ilmik örülerek konuşulmuş, tartışılmış, hazırlıkları yapılmış ve bugünkü noktaya gelmiştir. Kanalın uzunluğu 45 kilometre, kanal genişliği 275 metre, derinliği 21 metreye yakın olacaktır. Bünyesindeki 2 limanı, 1 yat limanı, lojistik merkezi, 7 köprüsü, 2 demiryolu ve 2 hafif raylı geçişi ile <strong>Kanal İstanbul</strong> dünya çapında bir eser olacaktır. İnşası sırasında 1,1 milyar metreküplük dolgunun yapılacağı, yaklaşık 10 bin kişinin istihdam edileceği bu projenin güzergahı da belirlenmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, projenin 100 günlük planını onayladı. Proje ile ilgili ÇED raporu tamamlandı. Küçük Çekmece Gölü'nden başlayacak proje Terkos Gölü'nün doğusundan Karadeniz'e ulaşacak bir hat boyunca inşa edilecektir. Anayasa Mahkemesi bu projenin yap-işlet-devret modeli kapsamına alınması ile ilgili düzenlemenin iptaline ilişkin malum çevrenin başvurusunu reddetmiştir. Bu projenin kararı verilmiş, süreci başlatılmış ve belirli bir aşamaya da gelinmiştir. <strong>Kanal İstanbul</strong>'un proje ve inşa süreci ile ilgili hazırlıklarımız tamamlanmak üzeridir. İnşallah yakında bununla ilgili ihaleye de çıkılacaktır. Bu büyük projeyi devletimize ve milletimize herhangi bir yük getirmeden yap-işlet-devret modeliyle, oldu ki bulamadık, milli bütçeden bunu yapmak suretiyle hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. <p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun <strong>Kanal İstanbul</strong> projesinde faaliyet gösterecek müteahhitlere yaptığı uyarıyı hatırlatan Erdoğan, “Çıkıyor bakıyorsunuz ana muhalefetin başındaki zat bütün müteahhitleri tehdit ediyor, ‘Sakın bu işe girmeyin, girerseniz biz geliyoruz ve geldiğinde biz bunu iptal edeceğiz.' Sen gelmeyeceksin, zaten gelemezsin. Bu ülkede dikili bir ağacı olmayana benim milletim yürü demez. Sizin böyle bir gayretiniz yok, milletimiz hizmet bekliyor. Siz birinci köprüde de aynısını yaptınız. Yaptık mı? Yaptılar. Allah rahmet eylesin. İkinci köprüde bunlar gene aynısını yaptılar. Yaptık mı? Yapanlardan Allah razı olsun. Üçüncü köprüde bunlar aynısını yapmadılar mı? Bay Kemal, bütün onun çevresi aynı şeyleri yapmadılar mı? Hatta denizden motorlarla oralara gittiler, durdurmak istediler. Yaptık mı? Yaptık. Marmaray'da aynısını yaptılar. Marmaray'ı da yaptık. Avrasya'da da aynısını yaptılar. Biz onu da yaptık. Osman Gazi'de de yaptılar. Onu da bitirdik. İstanbul-İzmir onu da istemiyorlardı. Onu da yaptık” diye konuştu. <p>Ülkeye ve millete hizmet etmenin nasip işi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nasibinizde böyle hayırlı bir işe vesile olmak yoksa önünüze gelen fırsatları da tepersiniz. İstanbul'a ve Türkiye'ye kazandırılacak tarihi bir eser olarak gördüğümüz <strong>Kanal İstanbul</strong>'a herkes gibi muhalefetin de destek olmasından memnuniyet duyarız. Ama onlar destek olmak bir yana ‘biz bunu yaptırmayız, yapanlara da parasını ödemeyiz' diyebilecek kadar akıl, mantık dışı bir yere savruluyorlar. Bu bırakınız devlet yönetimini ve siyaseti çocukların kendi aralarında evcilik oynarken bile etmeyecekleri bir sözdür. Kumaşında azıcık devlet adamlığı, yönetici sorumluluğu, hukuk bilgisi, hak ve adalet anlayışı olan hiç kimsenin ağzından böyle bir söz çıkamaz. Bunlar gittikleri yerlerde ülkelerini şikayet edip uluslararası yatırımcılara 'Türkiye'ye sakın gelmeyin' çağrısı yapacak kadar muvazeneyi yitirmiş bir zihniyetin mensuplarıdır. Onun için iflah olmuyorlar, kendi bataklıklarında çırpınıp duruyorlar. Projeye neden karşı çıktıklarının makul, bilimsel bir izahını da yapamıyorlar. Karşı çıkıyorsanız hesabınızı, alternatiflerinizi ortaya koyarsınız, bizi de milleti de ikna edersiniz mesele biter. Bunların söylediği nedir? ‘Bunu hangi parayla yapacaksın?' diyor. Proje yap-işlet-devret ile olursa zaten bizim bütçemizden herhangi bir para çıkmadığı gibi bütçeye dönüşü olan bir para var. Milli bütçeden bunu yapar mıyız, yaparız. Onun da bütün bu noktadaki kaynakları bellidir. Kimi ‘çevre ve deprem riski' diyor. Projenin hazırlıkları kapsamında çevre ve deprem meselesi dahil 56 kurumdan olumlu görüş alındı. Kimi de ‘gereksiz' diyor. Herhalde bu söz CHP'nin klasik muhalefet zihniyetini en iyi yansıtan ifadedir. CHP tarihi boyunca ülkemizin her önemli projesine böyle diyerek karşı çıkmıştır. İstanbul'a Menderes, Vatan Bulvarını açarken bunlar genişliğini eleştirdiler. Çünkü ne hayal edebilirler ne de böyle bir şey yapabilirler. Ne dediler? ‘Buraya uçak mı indireceksiniz.' Aynı CHP şimdiki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün inşaatına, ‘bu köprüden mutlu azınlık geçecek' gerekçesiyle karşı çıktılar. Acaba buradan CHP'ye oy veren kardeşlerim geçmiyor mu? Bunun mutlusu, mutsuzu olur mu? Buradan AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti böyle bir ayrım yapmıyoruz ki. Biz bunu tüm milletimize, insanlığa yapıyoruz. İnşaat bittiğinde hükümet değişip açılışını yapmak kendilerine nasip olunca bu sefer pişkince büyük eser diyerek projeye sahip çıkmaktan geri kalmadılar. Geçmişte yerli ve milli uçak, silah, demiryolu, araba projelerimizi akamete uğratan hatta GAP Projesine dahi karşı çıkan yine bunlar. CHP kafasının Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde, İstanbul- İzmir Otoyolu'nda, İstanbul Havalimanı'nda ve diğer yüzlerce projedeki tutumunu en iyi milletimiz biliyor. Milletimiz Türkiye'yi bu istemezükçü zihniyetin eline bırakmadı, bundan sonra da inşallah bırakmayacaktır.” <p><strong>Kanal İstanbul</strong>'un Montrö Sözleşmesi ile herhangi bir ilgisinin olmadığını belirten Erdoğan, “<strong>Kanal İstanbul</strong>'u İstanbul Boğazı'ndaki deniz trafiğinin bir alternatifi olarak planlıyoruz. Geçtiğimiz yıl İstanbul Boğazı'ndan 41 binin üzerinde gemi geçti. Yani günde 118 civarında gemi bu su yolunu kullanarak Marmara ile Karadeniz arasında sefer yapıyor. İstanbul'un böylesine yoğun deniz trafiğini kaldıramadığını günün herhangi bir saatinde boğaza bakan herkes görebilir. Gözleri olup görmeyenlere, kulakları olup duymayanlara, dilleri olup hakkı söylemeyenlere bu gerçekleri kabul ve ikrar ettirmek pek mümkün değildir. Sadece son iki yılda Boğazda irili ufaklı 41 gemi kazası yaşandı. Geçmişte Boğazda yaşanan pek çok felaketi de unutmamalıyız. <strong>Kanal İstanbul</strong>'un ön çalışmalarındaki bütçesi 75 milyar civarındadır. İstanbul'da aşağı yukarı aynı trafiğe sahip Çanakkale Boğazı'na göre dört kat daha fazla kaza yaşanıyor. Çünkü gemi geçişleri yanında boğazın kendi iç trafiği de çok yoğun. İstanbul gibi 15 milyon nüfusa ve fiilen 18 milyon insana ev sahipliği yapan dünyanın en büyük şehirlerinden birinde karşımızdaki bu soruna çözüm bulmak ülkenin yöneticileri olarak en başta gelen görevimizdir. Türkiye'nin bu projeden elde edeceği gelir maliyetini kısa sürede çıkartacağı gibi kalıcı bir finansman kaynağı haline de getirilecektir. Bu proje ile artık iyice sıkışan İstanbul'a yeni nefes ve hayat alanları açıyoruz. <strong>Kanal İstanbul</strong>'un Montrö Sözleşmesi ile herhangi bir ilgisi yoktur. Tamamen Türkiye'nin kendine ait bir su yolu olarak faaliyet gösterecek ve işletilecektir. İstanbul bu projeyle çok daha kıymetlenecektir. Bunların İstanbul sevdası diye bir dertleri yok. Nasıl olduysa İstanbul'da bir büyükşehir belediye başkanlığını aldılar ama İstanbul seçimini kazanmadılar. İstanbul seçimini AK Parti kazandı. Çünkü Meclis kahir ekseriyeti ile AK Parti'de ve Cumhur İttifakı'nda. Bunu iyi anlamamız lazım. Şimdi çıkmış ‘İstanbul'a böyle bir <strong>Kanal İstanbul</strong> gereksiz' diyor. Bunun kararını vermek sana değil, bunun kararını verme yetkisi bize aittir ve biz bunun kararını verdik, aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclisine aittir. Senin böyle bir karar verme yetkin yok. Adımlarımızı attık, atıyoruz ve yola kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Biz bu işi yapacağız. Biz vatanımız İstanbul'a bu projeyi kazandırmakta kararlıyız. Projenin sahibi Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Kurumların görevi devletin aldığı karara uygun şekilde kendi sorumluluk alanlarında üzerlerine düşeni yapmaktır. Görevini ihmal eden hesabını millete ve hukuka muhakkak verecektir” diyerek sözlerini noktaladı.