recep tayyip erdoğan

İstanbul depreme ne kadar hazır?

Kentsel dönüşüm 24.02.2019 12:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında depreme ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul depreme ne kadar hazır? Mevcut hazırlıkları hızlandırmak yönünde acaba ne yapmamız lazım." şeklindeki soru üzerine ise "Bu konuyla ilgili olarak her şeyden önce bir defa tabii depremin sebepleri, sebep netice ilişkisi açısından çok çok önemli. Biz böyle gerçekten şu anda kentsel dönüşüme niye geldik? Niye gündemimize bu geldi? Bu soruya bir cevap bulmamız lazım. Eğer biz bu kaçak yapılaşmayla devam edersek tabii ki bu deprem faturası bize çok çok ağır olur." ifadelerini kullandı.

Japonya'daki depreme dayalı binaları örnek veren Erdoğan, "Japonya'da bakıyorsunuz, 8,5, 9 şiddetinde icabında depremler oluyor ama neticeye baktığınız zaman böyle bedeli ağır bir durum söz konusu değil. Niye değil? Çünkü zemin etütleri ona göre yapılıyor. Zemin etütlerinin yanında inşaatlar ona göre yapılıyor. Bütün bunlar depreme karşı alınan tedbirler muaccelesinde yapıldığı için de orada bu depremlerde ağır faturalar ortaya çıkmıyor." dedi.

Kartal'daki çöken binada da görüldüğü gibi inşaatlarda deniz kumu, hurda demir gibi malzeme kullanılmış olabildiğini belirten Erdoğan, "Bir de tabii üç kat yapılması gereken yer 10 kat olursa, 8 kat olursa bu bedel önümüze ağır olarak tabii ki gelir." diye konuştu.

TOKİ'nin bu konuda hassas davrandığını aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz de tabii arkadaşlarımızı bu noktada sıkıştırıyoruz. Burada diyoruz yani Emlak Konut da dahil olmak üzere en ufak bir taviz, en ufak bir fire vermememiz lazım. Buna göre yapalım. Çünkü TOKİ'yi biz para kazansın diye kurmadık. TOKİ'yi şehirleşmede güzelliği, güveni, emniyeti yakalayalım ve benim vatandaşım da burada huzur içinde rahatlıkla yaşasın. 'Benim başıma böyle bir şey gelmez' anlayışıyla buralarda yaşasın. Bizim kentsel dönüşüm dediğimiz olay işte bu ama vatandaşın bize yardımcı olması lazım. Öyle ki şehir planlarını yapıyoruz. Nerede konutlaşma olacak? Bütün bunlar tabii zemin etütleriyle vesairesiyle yapılıyor. Mesela konuşuyoruz. Benim vatandaşım geliyor diyor ki 'benim burada şu anda diyelim ki beş tane dairem var. Bana diyor 5 tane daire vermeniz lazım veyahut da benim beş tane çocuğum var, 6 çocuğum var her biri için birer daire vermeniz lazım.' Şimdi benim şu andaki binamın değeri şudur noktasından bakmıyor veya 'benim binam kaliteli değil, buradan bakmıyor. Sizin bana vereceğiniz bina çok daha değerlidir, benimki diyelim 50'yse sizinki 250'dir buradan bakmıyor o yine nereden bakıyor, diyor ki 'benim şu anda işte 5 çocuğum var, beşinin de birer dairesi olması lazım, bunu verecekseniz buna evet derim.' Olaya buradan baktıkça bu bizim işimizi zorlaştırıyor."

Erdoğan, vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğinin önemine işaret ederek, "Aslında olması gereken nedir? Bunun bir defa bedeli nedir? Eğer burada bir kıymet biçmeye ki birçok yerde arsa kendinin de değil, bütün bunların hepsi kaçak yapılmış, işgal, böyle yerler var. Böyle olunca netice almak zorlaşıyor. Onun için de bize medyanın çok yardımcı olması lazım. Vatandaşımızın bize çok yardımcı olması lazım. Sonra Allah göstermesin işte Kartal'da yaşadığımız gibi hayatlar gittikten sonra 21 kardeşimiz, çoğu birbiriyle akraba biliyorsunuz, öldükten sonra bunun bedel olarak bir bedeli var mı? Yok. Ondan sonra 'eyvah eyvah' deniyor. Bunu yaşamadan şu tedbire herkes yardımcı olsun. Bakın biz orada ilk etapta 10 binanın yıkım kararını çıkarttık. Artık dedik dinleyemeyiz. Bundan sonra da dinlemeyeceğiz."

İhbarların yapıldığını aktaran Erdoğan, "81 vilayete Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yazılarını yazdı. Onlar vasıtasıyla da bütün oralarda şu anda yıkım noktasında sıkıntılı olan yerlere hemen valilik onlar da yazılarını gönderiyorlar, hemen süratle oraların boşaltılarak kirasını biz devlet olarak vereceğiz ve gönüllülük esasına dayalı olarak biz süratle orada oturmak istiyorsa kira süresince kirada kalacak, biz ödemesini yapacağız. Konutlar bittikten sonra da tekrar gelip oraya yerleşme şansı var." şeklinde konuştu.