buse terim

Buse Terim, Ortaköy'deki villasının kapılarını açtı!

Genel 07.10.2019 10:30

Buse Terim, Ortaköy'de yeni taşındığı villasının kapılarını Instyle Home dergisine açtı.

Buse Terim, geçen nisan ayında taşındığı Ortaköy'deki yeni villasının kapılarını Instyle Home dergisine açtı. Evde misafir ağırlamayı sevdiğini belirten Terim, “Ev sahibi olarak titizimdir. Hiçbir şeyin eksik olmamasını isterim. Annem bu konuda tek idolümdür. Ne de olsa onun muhteşem sofralarını ve misafir ağırlama sanatını görerek büyüdüm” diyor.

Buse Terim, ilkokul, ortaokul ve liseyi İstanbul'da okuduktan sonra New York Fashion Institute of Technology'de Moda Pazarlama ve Satın Alma Bölümü'nden mezun oldu.2010'da New York'ta üniversite okurken başlayan blog macerasının Türkiye'ye dönmesiyle kendi işini kurmasına vesile olduğunu anlatıyor evinde en çok vakit geçirdiğini söylediği oturma odasında otururken.Geçen haziran ayında Mall of İstanbul AVM'de açtığı ‘Mall Design District by Buse Terim' konsept mağazası bu ara üzerinde yoğunlaştığı projelerinden biri. Blogu www.buseterim.com.tr ise güzellikten sağlığa, modadan trendlere, alanında uzman yazar kadrosu ile bir kadın moda portalı haline dönüşmüş durumda.

BEBEK SEKTÖRÜNÜN EN İYİ MARKALARINI ANNELERLE BULUŞTURMAK HEDEFİM

Bebekler için çıkardığı patikler de var. “İlk kızım Nil'e hamileyken ihtiyaç doğrultusunda 2016'da çıkardığım markam Baby On The Go Türkiye ve dünyanın farklı yerlerinde büyümeye ve ilerlemeye devam ediyor. BT Shop isimli e-ticaret sitem geçen yıl başlayan ve çok iyi giden başka işlerimden biri. Burada hem kendi markam olan Baby On The Go'yu hem de bebek sektörünün en iyi markalarını anneler ile buluşturmayı hedefledim. Şu an gündemde Boyner markası ile yakında mağazalarda satışa çıkacak olan kapsül kız ve erkek çocuk koleksiyonları var. Uzun zamandır üzerinde büyük titizlikle çalışıyorduk” diye özetliyor son dönem yaptığı tüm ses getiren çalışmalarını.

TRAFİKTE ZAMAN HARCAMAK İSTEMEDİM

Terim ve ailesi bu eve geçen nisan taşınmış. “Burayı tercih etmemizdeki en büyük etken, konum olarak merkezi olmasıydı. Trafikte zaman harcamak istemediğimden ev ve iş mesafesinin yakınlığı önemliydi benim için. Çocuklarımın toprakla iç içe büyüyebilecekleri bir ev olması için bahçeli bir yer istemiştik” diye neşeyle anlatmayı sürdürüyor. Evde onları yansıtan renkleri, anıları canlı tutmayı sağlayan aile fotoğrafları gibi detayları görmeyi sevdiğini söylüyor. Pastel ve gri tonlarının hâkim olduğu, ahşap sıcaklığının hissedildiği bir dekorasyonu tercih ettiklerini belirtiyor.Çekim günü evde olan ve evin bazı bölümlerinin düzenlemesinde onlara destek veren Laxmi Interiors kurucusu iç mimar Pınar Hacıraifoğlu da söze giriyor: “Bu evi bir ayda içinde yaşanacak şekilde ev sahiplerine teslim ettik. Üst katta yer alan ve salona açılan mutfak kapalı hale getirildi. Çocuk odalarından bir bölümü değiştirildi. En büyük yapısal değişim alt katta oldu. Koridor duvarları çıtalı ahşaplarla kaplandı.”

AÇIK TONLAR YERİNE PASTEL, BEJ VE GRİ

Buse Terim dekarosyan seçimlerini şöyle anlatıyor: “Mermerin orta sehpa ya da TV ünitesi gibi mobilyalara çok yakıştığını düşünüyorum. Renk seçimlerim odanın ruhuna, kullanım alanına göre değişim gösterebilir.Ama çok açık tonlar yerine pastel, bej ve grinin tonlarını tercih ediyorum. Kumaşların yumuşak en önemlisi de çocuklarımın rahat hareket etmelerini de istediğim için temizliği kolay kumaşlar olmasını burada önemsemiştim.” Evde en çok alt salonda vakit geçiriyorlarmış. Terim, “Çocuklarla bu salonda oyunlar oynar, onlar uyuduktan sonra da dizi izleriz” diye anlatıyor.Güzel kokan bir mum, orta sehpasında çiçek dekorasyonda olmazsa olmaz onun için. “Çiçeklerin eve özel bir enerji kattığını düşünüyorum. Mum ise her yurtdışı seyahatinde mutlaka aldığım aksesuvarlardan olur” diyor.

İdolüm annem

Buse Terik, evde misafir ağırlamayı sevdiğini söylüyor. “Genelde ailelerimiz ya da yakın dostlarımızdır gelenler. Ev sahibi olarak titizimdir. Hiçbir şeyin eksik olmamasını isterim. Annem bu konuda tek idolümdür. Ne de olsa onun muhteşem sofralarını ve misafir ağırlama sanatını görerek büyüdüm” diyor gözleri parlayarak. “Böyle zamanlarda gelen misafire göre sofranın temasını belirlerim. Onların sevebileceği bir menü hazırlarım. Sofra sunumunda renklerin uyumlu olmasına çok özen gösteririm. Alışılmışın dışında farklı masa aksesuvarları kullanmayı da ihmal etmem” diyor. Evde genelde çocuk müzikleri ya da soft caz türü müzikler dinleniyormuş. Bu aralar sabahları Spotify'dan ‘Sabah Kahvesi' playlist'i ile güne başlıyormuş. Çok koşturmalı geçen bir iş gününün yoğunluğunu evde eşi ve çocukları ile kaliteli vakit geçirerek güzel dengeliyor o. Yeni taşındığı evinin de ona ayrı bir huzur verdiği gözlerinden okunuyor.