fadıl akgündüz, caprice gold, sacit duran, jetpa

Jet Fadıl ortağını da dolandırmış!

Genel Merve N. Güreş 28.07.2015
Jet-Pa Holding’in kurucu ortağı Sacit Duran, Fadıl Akgündüz hakkında akıl almaz iddialarda bulundu.
Bir döneme damga vuran Fadıl Akgündüz nam-ı diğer Jet Fadıl, arkasında yüzlerce mağdur bıraktı. Bu isimlerden biri de JetPa Holding'in kurucu ortaklarından Sacit Duran. Emlaktasondakika'ya özel açıklamalar yapan Duran, ortalığı karıştıracak iddialarda bulundu. 

Fadıl Akgündüz'le nasıl tanıştınız?

Tamamen tesadüfi oldu. Ben Japon malı aracımı satmak istiyordum. Gazetede ilan gördüm. Onlar da o araçlardan satıyorlardı. Ben de ‘Satıyorsanız, alıyorsunuzdur da' dedim. ‘Alırız' dedi. Bir araç alıp onu da sattım. 90'ların başıydı. Bir süre sonra arkadaşlığımız oluştu.

Ne iş yapıyordu o zaman?

Sürücü kursu vardı. Oradaki modeli geçen araçları alıp-satıyordu.

‘FADIL'LA SABAHLARA KADAR ÇALIŞIRDIK'

Birlikte çalışmaya nasıl başladınız?

Otomotiv işine girmeyi teklif etti. “Ben işleri büyütmek istiyorum. Ortak olalım” dedi. Ben “Hayır” dedim. Bu tekliften önce ben Tahtakale'de inşaat malzemeleri üzerine biriyle ortak olmuştum. “Sen iyi bir insansın. Ortak olmam ama sana yardımcı olurum” dedim. “Yok öyle olmaz” dedi. Çok ısrar etti. Birkaç gün sonra kararımı verdim. Çalışmaya başladık. 

İlk işiniz ne oldu?

Yerli araçları kampanya ile satıyorduk. İleri vadeli teslimatla Tofaş, Renault satıyorduk. Burada önemli olan güvendi tabii.

Fadıl Akgündüz nasıl bir intiba bırakmıştı sizde?

Kötü bir şey düşünmüş olsam ortaklığı kabul etmezdim. Çalışkan bir insandı. O konuda hakkını yiyemem. Sabahlara kadar oturup çalışıyorduk.

‘KİMSEDEN DESTEK ALMADAN BÜYÜDÜK'

İşler nasıl büyüdü? Jet-Pa'yı nasıl kurdunuz?

Bizim isim babamız Sinan Çetin'dir. Tüm reklam filmlerimizi o çekiyordu. O zaman ilk reklam yüzümüz Tarık Tarcan'dı. 91 senesiydi yanlış hatırlamıyorsam. Daha sonra Kadir İnanır'la da çalıştık. Jet Otomotiv, Jet Grup olarak faaliyet gösteriyorduk. O zaman Çetin bize “Jet-Pa koyun adınızı” dedi. Dil kursumuz bile vardı. 94-95'te inşaat işine girdik. Sonra 95'te Ankaralı bir iş adamından Didim'deki oteli aldık. Holdingin kurucuları ben, eşim, Akgündüz'ün annesi ve eşi oldu.

Ortaklıktan sonra her şey iyiye gitmeye, yükselmeye başladınız yani…

Hiçbir siyasi partiden, bir güçten destek almadan büyüdük. 94 yılıydı sanırım İstanbul Yem Fabrikası'nı 118 milyara aldık özelleştirmeden. Orası bize Allah'ın lütfuydu. Fadıl mezun olduğunda o fabrikada çalışmış. Yer güzel, yem sektörü de revaçta ve kaliteli. Biz iki özelleştirmeye girmiştik. Biri burası diğeri de Muğla Yatağan Yem Fabrikası. Her ikisi için toplam 600 milyon teminat mektubu gerekiyordu. Ama kriz olduğu için hiçbir banka buna yanaşmıyordu. Fadıl, Ankara'dan arayıp “Teminat mektubunu bul. Ben ihaleye gireceğim” diye sıkıştırıyordu. Emlak Bankası Bayrampaşa Şubesi'nin müdür Hikmet Bey'e gittim. “Bütün bankacılık kariyerimi riske atarak bana yaptığın iyiliğin karşılığı olarak veririm” dedi.

Nasıl bir iyilik?

Biz tüketici firma garantisiyle mal satıyorduk. Yani siz bizden araba almaya geliyorsunuz, dosyamızı yapıp, şubeye götürdüğünüz anda para olarak hesabımıza geçiyor. Siz ödemezseniz biz ödüyoruz. Bankanın hiçbir riski yok. Müşteriyle biz muhatap oluyoruz. Biz bu kredileri geçirirken JetPa olarak kaşe basmıyoruz. Şube denetlemeye girince bunlar ortaya çıkıyor. Bana bir akşam üstü Hikmet bey, telefon açıp, “Sacit bey, kaşe ve imza gerekiyor. İmzalar mısınız?” demişti. Ben “Tabii” dedim. “Hayır” desem o dosyalarda hiçbir sorumluluğum yok. Mesai saatinde gidip sabaha karşı 4'e kadar imza atıp, kaşe vurdum. O davranışımı unutmamış sağ olsun, o teminat mektubunu verdi.  O mektupları Fadıl'a gönderdim. İhaleyi öyle aldı.

Asıl dönüm noktası neydi Jet-Pa'nın?

Biz o kadar hızlı büyüyorduk ki. Otomotiv, inşaat, otelcilik, lisan kursu bunun yanında beyaz eşya daha sonra Proton.

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=jetpa'>jetpa</a> holding'in sahibi <a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=fad%c4%b1l+akg%c3%bcnd%c3%bcz'>fadıl akgündüz</a>

‘JET-PA BİR TÜRLÜ KURUMSALLAŞAMADI'

Sıfırdan bir holding kuruluyor. İşler iyi gidiyor. Para kazanılıyor. Bir durup ‘Ne oluyoruz biz' dediniz mi kendi aranızda?

Ben demedim. İnsanların bir şeyleri hazmetmesi önemli olan. Ama şu var. Bu kadar hızlı büyürken kurumsallaşamadık biz. Ona zamanımız olmuyordu. Ya kurumsallaşırsınız ya da kişiye dayalı bir sistem kurarsınız. O kişi de bendim zaten.

İşlerin arkasındaki gizli kahraman siz miydiniz yani?

Burada tevazu göstermeyeceğim. İşin doğrusu buydu. Hatta biz ben yönetimden ayrılmadan birkaç ay önce Arthur Andersen isimli denetleyici firmayla görüştük. “Bizi kurumsallaştırın” dedik. Çok ciddi paralar verdik. Ama olmadı.

Fadıl Akgündüz ve sizin hayatlarınızda büyük değişiklikler oldu mu peki? Lüks bir yaşam mı sürdünüz?

Hayır. Ben yine aynı yerde oturuyordum. Tek lüksümüz şu oldu galiba; JetPa 1 Sitesi'nde bir bloğun üstünü komple o yapmıştı, bir bloğun üstünü ben kendime yaptırmıştım. 800 metrekare. Onda da oturmak kısmet olmadı.

Peki iki ortak ne yapmayı hedefliyordunuz?

Çok büyük hayaller kurduğumuzu hatırlamıyorum. Bazı şeyler sizin inisiyatifinizin dışında gelişiyor. Mesela arkadaşımla birlikte liman gümrüğündeki bir gemiye gittik. Şu an ne amaçla gittik hatırlamıyorum. Çin'den geliyor. Ben orada sağdan direksiyonlu Proton arabaları gördüm. Hoşuma da gitti. Bir arabanın camının üzerinden iletişim numaralarının olduğu kağıdı söktüm. Ondan sonra Malezya ile yazışmaya başladık. Kendimizi tanıttık. Ve bu şekilde Proton'u aldık. Biz yerli araba satarken Koç Grubu, bize cephe aldı. Biz satmaya başladıktan sonra daha önce primli satılan araçlar sonra terse düştü. Yerli araba almak için sıraya giriliyordu. Ama biz kampanya yapmaya başladıktan sonra onlar rahatsız oldu.

‘AKŞAM GAZETESİ'NİN TİRAJI 1 MİLYONA ÇIKTI'

Bir de televizyon maceranız var…

Hyundai'nin elektronik bölümünün distribütörüydük. Televizyon kampanyası yapmıştık Akşam Gazetesi'yle. Gazetenin tirajı bir günde 100 binden 1 milyona çıktı. O günkü sahibi Mehmet Ali Ilıcak baktı işin rantı çok büyük hemen “Bunlar Hyundai olmasın, başka marka olsun” dedi. Biz TV başına 1 dolar kazanıyorduk. Onlar işi farklı boyutlara sokunca biz onlara, onlar bize savaş açtı. Netice de o televizyonlardan sadece Akşam'a 1.5 milyon sattık. Bir gün bize 3-4 tane beyefendi geldi. “Siz bu televizyonlardan en kazanmayı düşünüyorsunuz. Hedefiniz nedir” dedi. Bizim hedefimiz 4-4.5 milyon televizyon dedik. O zaman yerli TV'ler 100 liraysa biz 80 liraya satıyorduk. Hem de vadeli. “Siz bu televizyonları getirmekten vazgeçin. Biz size o parayı verelim” dediler. Biz kabul etmedik.

Kimlerdi bu teklifi yapan?

Beko, Arçelik grubundan olduklarını söylediler.

Sonra peki…

Bizim mallarımızda gemiyle geliyor. O güne kadar hiçbir bankadan kredi kullanmamıştık. Mecidiyeköy'deki bir banka şubesinden 500 bin dolar kredi almamız gerekti. 4 katı müşteri senedi, evimizi ipotek gösterdik. Aradan 1 hafta geçmedi. Banka müdürü arayıp “Sacit bey, krediyi 1 hafta içinde kapatmanız lazım” dedi. “Neden?” dedim. “Bana neden diye sorma. Emir büyük yerden ” dedi. Bizim mallar iki parça geliyor. Gümrük ücreti ona göre değişiyor. Dediler ki ürün 3 parça olmadığı takdirde vergi yüzde 100 olacak. Atladık İsrail Hayfa Limanı'na gittik. Gemiyi durdurduk. Konteynırları indirdik. Ürünleri 3'e böldük, tekrar yükledik, ülkeye öyle soktuk.

'ÇALIŞMAKTAN 11 YIL EVİMDE YEMEK YEMEDİM'

Holdingin paraları Türkiye'deki bankalarda mıydı?

Evet. Hepsi Türkiye'deydi.

Peki her şey bu kadar iyi giderken ne oldu da Akgündüz'le ters düşmeye başladınız?

Bizim İstanbul, Ankara ve Antalya'da Jetkent projelerimiz vardı. Biz insanlara belirlenen tarihte projenin bitmemesi halinde kira ödeyeceğimizi de vaat ediyoruz. O arada Avrupa projesi başladı. Öncesinde sermaye artırımı oldu mali müşavirler beni uyardı; “Hisseniz yüzde 20'ye düşüyor” diye. Ben “Önemli değil bizim aramızda onmuş, yirmiymiş bunların hesabı olmaz” diyorum. Bu arada ben 11 yıl evimde yemek yemedim, öyle deliler gibi çalışıyordum. Aklımdan kötü hiçbir şey geçirmiyorum.

‘O PARA KILIFINA UYDURULDU'

Akgündüz, Avrupa ile nasıl bağlantı kurdu?

Oradaki cemaatlerle, camilerle bağlantı kurdu. Orda para ödeyemeyen şirketlerin borçlarını üstleniyor. O elemanları alıyor. Paraları topluyor. 3 milyon mark civarında bir borç varmış. Orada şirket kuruyor. Bana telefon açıyor. “Patron buradaki kanunlara göre iki kişi ortak olmuyor. Şirketi tek başıma kurmam gerekiyor” deyip şirketi kuruyor. İşin oyunu burada başlıyor.

Size bunları söylediğinde tuhaf gelmedi mi peki?

Onun aklından bu kalleşliği getireceğini aklıma getirmiyorum ki. İnsan karşısındakini kendi gibi bilirmiş. Yüzde 80'e yüzde 20 hissemiz. Orda kurduğu şirketin yüzde 50'sini oraya aktarıyor. Yüzde 80'in 40'ını oraya aktarıyor. Sacit'te 10 kalıyor. Buna saflık deyin, salaklık deyin bilmiyorum. Orada toplanan paraların hakkında hiç bilgim yok. Şirketin ortağı değilim.

Ortak olmasanız da gelen parayı bölünmeniz gerekmiyor mu?

Ama o para bizim değil ki. Faizli para, kardan elde edilen bir para değil ki. Siz adama diyorsunuz ki “Sen bana 1 milyon mark ver. Ben sana ayda 70 bin kar payı vereceğim” diyorsun. Kimin parasını bölüşüyorsun! Sonuçta bir şey üretilmiyor, satılmıyor. Kılıfına uydurulmuş para.

‘SERGEN'İN KUMAR BORÇLARINI ÖDEDİ'

Ne kadar sürdü bu dönem?

Fazla sürmedi. Paraların hepsi resmi yolla giriyor. Jetkent projesi 10 milyon dolara bitecekti. İş kontrolden öyle bir çıktı ki. 18 milyon mark para geldi. Ben “Oh Jetkent 1'i bitireceğiz” dedim. Fadıl yanıma geldi; “O parayla Sergen Yalçın'ı alacağız” dedi. Sonra 1 milyon dolara zor satıldı. Bir de kumar borçlarını ödüyordu. O aralar Siirt JetPa'ya çok büyük paralar gidiyor. Sadece o da değil Fenerbahçe'ye 2.5 milyon dolara forma reklamı verdi. Hep gösteriş için. Ben de ödemelerle cebelleşiyorum. Jetkent üyelerine “Sergen'i aldık. Bekleyin” mi diyeyim. İşte orada başladı benim sıkıntım. İş tamamen mecrasından çıkmaya başladı. Benim olmama rahatsızlık vermeye başladı. Bir insanı tanımak istiyorsanız, onu getirebileceğiniz en üst noktaya getirin. Ben yönetimden ayrılıyorum dediğim zaman, Fadıl bayram etti. Avrupa'dan 600 milyon mark topladı düşünsenize.

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=jetpa'>jetpa</a> holding'in sahibi <a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=fad%c4%b1l+akg%c3%bcnd%c3%bcz'>fadıl akgündüz</a> ve futbolcu sergen yalçın tokalaşırken

Onu bu noktaya iktidar hırsı mı getirdi yani?

Kesinlikle. Bunun dışında bir izahı yok.

O zamana kadar sizi rahatsız edecek bir hareketi olmuş muydu Akgündüz'ün?

Hayır. Herkes işinde gücündeydi.

‘FADIL'IN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOK'

Geriye dönüp baktığınızda, ‘Ben de şurada şöyle bir hata yaptım' diyor musunuz?

Hata herkese mahsustur. Benim hatalarım vardır, ama onun kasıtları var. Yapılan hiçbir iş para kazanmıyor. Çünkü bedava para gelmeye başlayınca rehavet çöküyor. Hiçbir şey üretilmiyor. Krize girdiğimize ben kendi dairemi sattım. Onun Jetkent'in tepesindeki katını yaptırdım. Mimarımız, “Sen evini bitirmedin. Ben onun evine 950 bin dolara mobilya aldım” dedi. Ben yönetimden ayrılınca iyice rahatladı.

Bu dönemde size para geliyor muydu? Sonuçta kağıt üzerinde halen ortak görünüyormuşsunuz.

Hayır. Parayı kazanan Fadıl Akgündüz'dü. Zaten profesyonel bir hesapta yapılmıyordu.

Üstünden uzun süre geçti ama arkada bir sürü mağdur var. Kendinizde de suç bulmuyor musunuz?

Hayır. Benim dönemimden borçlu olup da parasını alamamış kimse yok. Şu son dönemdeki mağdurların hiçbirinin benimle ilgisi yok. Bu projeler de ben yokum. İşin komiği Fadıl'ın da hiçbir sorumluluğu yok. Ablasının, eniştesinin üzerine her şey.

‘CAPRICE GOLD'DA BİR YERİ 300 KERE SATMIŞ'

Sizin açtığınız davalar ne aşamada?

Ben ortaklık hisselerimi geri aldım. Ama o aşamada mal kaçırdı. 6-7 hakim değişti. JetPa Holding'in içini boşalttı. Ancak benim kazanacağım davayla değer kazanacak. İstediğim kaçırdığı malların tekrar holding bünyesine girmesi. Bizim holding bünyesinde 27 şirketimiz var. Yüzde 98.4 oranında sahibi holding. Diğerleri iştiraklerimiz. Otelin ve arsaların bulunduğu şirket Aytepe Turizm. O şirketi ablasının ve eniştesinin kurduğu şirket üzerine yaptı. Caprice Gold'da yine onlara ait. 

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=jetpa'>jetpa</a> holding'in sahibi <a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=fad%c4%b1l+akg%c3%bcnd%c3%bcz'>fadıl akgündüz</a> ve ortakları Caprice Gold toplantısında

Maldiv projesiyle ilgili ne diyeceksiniz?

Ben bu projeyle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundum. Olay patlamadan 2 ay önce, savcılık ret verdi. Caprice Gold projesi için de defalarca söyledim. Devre mülk başka devre tatil başkadır. Bir devreyi 24 defa satarsınız. Giriş 1 Şubat çıkış 1 Şubat devre tatil satılmış. Olacak iş mi! Bir yer 300 kere satılmış Bayrampaşa Caprice Gold'da. Bütün projeleri çürümeye terk etti. Bana bir tane bitirdiği projeyi göstersin.

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=jetpa'>jetpa</a> holding'in sahibi <a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=fad%c4%b1l+akg%c3%bcnd%c3%bcz'>fadıl akgündüz</a>'ün maldivler'deki projesi

Ne yaptı peki Fadıl Akgündüz bu kadar parayla?

Bilmiyorum. Malezya'ya kaçırmıştır herhalde.

Akgündüz'ün ne kadar parası vardır sizce şu an?

500-600 milyonu vardır. Eğer birilerine yedirip, kaptırmadıysa.

‘TANJU ÇOLAK GELSİN BANA SORSUN'

Caprice Gold mağdurları nasıl bir yol izlemeli sizce?

Ben baştan söyledim. “Gitmeyin” dedim. 2010'da bir gazeteye verdiğim röportajda Fadıl Akgündüz'ün yeni mağdurlar yaratacağınız söylemiştim. Ama kimse beni dinlemedi.

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=jetpa'>jetpa</a> holding'in sahibi <a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=fad%c4%b1l+akg%c3%bcnd%c3%bcz'>fadıl akgündüz</a> ve futbolcular tanju çolak, sergen yalçın el ele

Tanju Çolak'ın da Caprice Gold projesinde mağdur olduğu iddia edildi.

Tanju gelsin bana sorsun nereden mağdur olduğunu! Kaç para vermiş, neye mağdur olmuş. Fadıl onu Siirt JetPa Spor'a teknik direktör getirdi. O zaman 700-800 bin dolar para verildi ona. Ama bu bir kayda dayalı değil. Fadıl, yüzde 99.9 ona oradan bedelsiz olarak daire verdi.

Sizin şu anki mal varlığınız nedir?

Şirket güçlü gözüksün diye araçlarımız bile oraya kayıtlıydı. Hiçbir şeyim yok, ben hiçbir şey çalmadım çünkü. Ben şu an kirada oturuyorum. Eşimin ve benim emekli maaşlarımız var o kadar. Ayrıca benim maaşımda JetPa'nın Adana Şubesi'nin SSK prim borcundan dolayı haciz var.

Ama bu kadar büyük paralar kazanıp kıyıda köşede hiç paranızın olmaması çok mantıklı gelmiyor.

Kimsenin parasını çalmadım ben. Ortada dönen para yatırıma değil gösteriş için oraya buraya harcandı Fadıl tarafından.

Bu iş sizin için bir onur meselesine dönmüş sanki.

Evet. Çünkü Fadıl insanları göz göre göre kandırıyor. Bu arada Fadıl benim için “Yanımda müdürdü. Sonra ben onu kovdum demiş.”

Davaları kazanınca ne yapacaksınız?

Mağdurların tüm sıkıntılarını çözecek projeyi yapacağım. Bayrampaşa projesi ve Avrupa'daki toplanan paraların benimle hiç ilgisi yok ama. Onlar için bir şey yapamam.

En son ne zaman gördünüz Akgündüz'ü?

1.5 yıl önce İzmir uçağında karşılaştık. Beni görünce kokpite saklandı.

Merve N. Güreş/Emlaktasondakika.com

fadıl akgündüz caprice gold sacit duran jetpa