Çözüm Süreci

Çözüm sürecinin bölgeye etkisi!

Genel Emine Pile 11.03.2015
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda doğu ve güneydoğudaki çözüm sürecinin yatırıma katkısını değerlendirdi.
Çözüm Süreci'nde bugüne kadar gelinen nokta ve bundan sonrasının nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Yılmaz, Çözüm Süreci'nin Türkiye'nin en hayati süreci olduğunu söyledi.

Çözüm Süreci'nin Türkiye'nin enerjisini içeride harcamak yerine, enerjisini ortak hedeflere dönük olarak dünya ölçeğinde harcama iradesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
"Çözüm Süreci çok kritik bir süreç, sadece siyasi açıdan değil, kalkınma perspektifiyle de bu iş aynı zamanda Türkiye'nin hızlı bir şekilde gelişmesi, kalkınması özellikle de Doğu'nun Güneydoğu'nun hızlı bir şekilde kalkınması adına hayati bir süreç. Uzun yıllar maalesef kaynaklarımızı boşa harcadık, insan kaynağımızı  ve diğer kaynaklarımızı.  Terörün, şiddetin iki tür maliyeti var. Bir doğrudan maliyetler, can kaybı, yaralanmalar, yakmalar, yıkmalar, bunlar doğrudan maliyet. Ekonomik olarak baktığımızda bir de dolaylı maliyetler var. Bu dolaylı maliyetler, aslında daha yüksek ekonomik açıdan. Kullanılmayan yaylalar, kullanılmayan turizm potansiyeli, gitmeyen yatırımcılar, gitmeyen doktor, mühendis, nitelikli eleman... Bütün bunlar aslında kayıp. Şimdi işte adeta nadasa bırakılmış bölgenin yeniden canlanma zamanı. İnşallah bir taraftan bu Çözüm Süreci, bir taraftan Gap Eylem Planı, bütün bu çabalarımızla, teşvik politikalarımızla önümüzdeki dönem Doğu ve Güneydoğu'da çok hızlı bir gelişim sağlayacağız."

"Çözüm Süreci ile yatırımcılar adeta sıraya girdiler"

Çözüm süreci ile bölgeye yatırımcı ilgisi ve 6. bölge teşviklerinde son durumun ne olduğunun sorulması üzerine de Yılmaz,  "Çözüm Süreci'nin başlaması ve bugünlere gelmesi bile büyük oranda etkiledi sahayı. Bu 6-7 Ekim hadiselerini bir paranteze alarak konuşursak, gerçekten çok ciddi bir şekilde ekonomiye bunun yansıdığını ben sahadan görüyorum. Çözüm Süreci ile birlikte yatırımcılar adeta sıraya girdiler, Organize Sanayi Bölgelerinde yer bulamamaya başladık. Batman'da, Mardin'de, Urfa'da bir çok ilimizde çok ciddi anlamda bir yatırım talebiyle karşı karşıya kaldık Teşvik politikalarımız da tabii bunu desteklemiş oldu" değerlendirmesinde bulundu.

GAP Bölgesinde 2002 yılında 9 ilin toplam ihracatının 700 milyon dolara bile ulaşmazken, geçen yıl  bu rakamın 9 milyar doları aştığına dikkati çeken Yılmaz, Türkiye'nin ihracatının son 12 yılda 4 kat artarken, GAP bölgesinin ihracatının 13-14 kat arttığını kaydetti.

Bunun nispi olarak sağlanan huzur ortamı, bölgeye sağlanan teşvikler, altyapıya, yapılan yatırımlardan kaynaklandığına işaret eden Yılmaz, üniversitelerden, yollara, hastanelere, eğitim kurumlara kadar bir çok yatırımın sonuçlarını gördüklerini, sosyal göstergelerin de iyileştiğini söyledi.
Bölgede çok daha sağlıklı, iyi eğitilmiş genç bir nüfusun bulunduğunu ifade eden Yılmaz, bölgenin bir taraftan da çok dinamik ve  geniş bir uluslararası alan içerisinde yer aldığını, ciddi ticari bağların geliştirilebileceğini kaydetti.

"En büyük teşvik süreci"

 "Çözüm süreci aynı zamanda bir refah sürecidir, bir zenginleşme sürecidir, ihracat, istihdam sürecidir. Çözüm süreci en büyük teşvik sürecidir" diyen Yılmaz, çözüm süreci ile GAP'ın birleşerek, bölge ekonomisi açısından sağlayacağı katkıya işaret etti.

"Küçük ve orta ölçekte yatırımların güçlü şekilde gerçekleştiğini görüyorum" ifadesini kullanan Yılmaz,  Çözüm Süreciyle bağlantılı olarak hem büyük ölçekli yatırımların batıdan doğuya gittiğinin, hem de dış dünyadan yatırımcının geldiğinin görüleceğini söyledi.

"Bölgede özel yatırımları artıracağız"

Kamu yatırımlarının önemine değinen ancak kalkınma için yeterli olmadığını dile getiren Yılmaz, bunun yanına mutlaka özel yatırımları da koymak gerektiğini belirtti.

Türkiye genelinde yatırımlara bakıldığında yüzde 80'inin özel yatırımlar,  yüzde 20'sinin ise kamu yatırımları olduğuna işaret eden Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu bölgelerimize gittiğimizde kamunun payının arttığını, özelin azaldığını görüyoruz. İşte önümüzdeki süreçte bu 6. bölge teşvikleri ve diğer destek mekanizmalarımızla özeli daha da artıracağız. 6. bölge teşvikleri devam ediyor. Yüksek oranda istihdam yoğun sektörlerimizi çok yüksek oranda destekliyoruz. Bunun sonuçlarını da ben sahadan görüyorum. Özellikle tekstil, konfeksiyon, ayakkabıcılık gibi emek yoğun sektörler başta olmak üzere, ilk defa Doğu'da Güneydoğu'da sanayileşmenin, özel sektör eliyle sanayileşmenin canlandığını görüyoruz. Diğer taraftan Kalkınma Ajansları kanalıyla hibe programlar yürütüyoruz, KOSGEB kanalıyla KOBİ'lere destekler sunuyoruz. Tarım Kırsal Kalkınma Fonlarından kırsal kalkınmaya dönük projelere destek veriyoruz. İŞKUR kanalıyla mesleki eğitim yapacak özel işletmelerin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. TÜBİTAK kanalıyla teknoloji yoğun projelere destek veriyoruz. Bütün bunlarla birlikte bölge gerçekten farklı bir aşamaya geçiyor ekonomik olarak. Yeni GAP Eylem Planımız da aslında tam bu gelişmeleri kapsayan, onlara destek sunan bir içerikte."

Çözüm Süreci Cevdet Yılmaz GAP