Enerji tasarrufu

Enerji tasarrufu kentsel dönüşümle yaygınlaşacak!

Sektörden Haberler 10.04.2017 14:59

Gayrimenkul Geliştirme Uzmanı ve Ekonomist Hülya Uğuz Yedievli, enerji tasarrufu ve Enerji Kimlik Belgesi hakkında ESD'ye önemli açıklamalarda bulundu

Evde enerji tasarrufu yaparak faturayı aşağı çekmek herkesin hayalini kurduğu bir gerçek. Hem paranızın cebinde kalması, hem de sağlığınız için önemli bir nokta olan enerji tasarrufu konutlarda yüzde 12 - 23 arasında gerçekleşebiliyor. Türkiye'de enerji tasarruf potansiyelikonut sektöründe yüzde 30 olarak görülüyor.

Enerji Kimlik Belgesi yasasının 2 Mayıs 2017 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak olması akıllarda bir sürü soru işaretini de beraberinde getiriyor. Binaların enerji verimi, tasarrufu ve yalıtımı gibi bilgileri içerisinde barındıran Enerji Kimlik Belgesi olmayan evlerin, 2 Mayıs itibariyle alım-satım işlemleri gerçekleşemeyecek. Bu yüzden büyük önem taşıyan bu belgenin olmadığı evler aynı zamanda kiralanamayacak.

Tüm bunlar hakkında “Gayrimenkul Geliştirme ve Sürdürülebilirlik, Enerji Etkin Binalar ve Sürdürülebilir Yerleşim Birimleri” kitabının yazarı Gayrimenkul Geliştirme Uzmanı Hülya Uğuz Yedievli ile bir röportaj gerçekleştirdik. 

Binalarda/ Evde enerji tasarrufu nasıl sağlanır? Bu tasarruflar faturaları düşürür mü?

Öncelikle istatistiki verilere bakalım: Yapı endüstrisi, binaların yapım ve kullanımı süresince tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 16'sını, ağaç kaynaklarının yüzde 25'ini, malzeme kaynaklarının yüzde 30'unu, enerji kaynaklarının yüzde 40'ını tüketmektedir. Elektrik tüketiminin yüzde 71'i ve toplam katı atığın yüzde 40'ı yapı sektörü kaynaklıdır. Küresel ısınmaya sebep olan karbondioksit salımının yüzde 35'i inşaat kaynaklıdır.

hülya uğuz yedievli
Hülya Uğuz Yedievli

Enerji genel olarak, bina kullanımı sırasında ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma, elektrikli ev aletleri vb. ile tüketilmektedir. Ayrıca bahçe ve sosyal tesislerde bakım ve kullanım sürecinde enerji tüketilmektedir. Binanın tasarımı ve yapımında enerji tasarrufu dikkatte alınırsa maliyetleri artırmadan, yaşam konforunu yükselterek enerji tüketimi büyük oranda azaltılabilmektedir. “Gayrimenkul Geliştirme ve Sürdürülebilirlik, Enerji Etkin Binalar ve Sürdürülebilir Yerleşim Birimleri” kitabımda bu yaklaşımla yapılmış dünyadan ve Türkiye'den birçok örnek verdim. Günümüz teknolojisi ile tükettiğinden daha çok enerji üretebilen evler yapmak mümkündür.

Türkiye'nin enerji tasarruf potansiyeli TÜİK ve Kalkınma Bakanlığının verileri esas alarak yapılan çalışmalarda konut ve hizmet sektöründe yüzde 30, sanayide yüzde 20, ulaşımda yüzde 15 mertebesindedir.

Binalarda enerji tasarrufuna ek olarak, işletme (kullanım) giderlerinde de konutlarda yüzde 12 - 23,  eğitim binalarında (ilk ve orta öğretim) yüzde 15 - 21, AVM'lerde yüzde 20 – 27, ofislerde yüzde 15 - 21, hastanelerde yüzde 9 - 14 arasında tasarruf yapılabilmektedir. 

yalıtım

Enerji Tasarrufu İçin Enerji Etkin Bina Yaklaşımına Geçilmelidir: 

Bina ve enerji ilişkisi, binalarda yer seçimi ile başlıyor, yıkım sonrası atıkların değerlendirilmesi ile sona eriyor. Günümüzde enerji tasarrufu bu kapsamda ele alınıyor ve “enerji etkin binalar” denilen, yüksek enerji tasarrufu sağlayan binalar inşa ediliyor. Enerji etkin bina; tasarım aşamasında alınan önlemlerle daha az enerji ve kaynak kullanımına ihtiyaç duyan, ihtiyaç duyduğu enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan karşılayan ve minimum karbondioksit salımını yapan bina olarak tanımlanabilir.

Enerji etkin binalarda en önemli unsur, ilk yatırım kararı alınır, bina ve toplu yapı ölçeğinde tasarım kriterleri belirlenirken binanın yapım ve kullanım süresi boyunca enerji tasarrufuna dikkat edilmesidir. Bir diğer deyişle enerji etkin binalarda yer seçimi, güneş ısısı ve ışınımı, hava akımlarından faydalanma, yapım malzemelerinin seçimi vb. tasarım kriterlerinde tercihler yapım ve kullanım boyunca enerji tasarrufu da dikkate alarak yapılmaktadır.   

Enerji etkin binalarda tasarım, yatırımcı, mimar, mühendis, müteahhit, ekonomist, ekoloji ve sürdürülebilir yapı danışmanları v.b. farklı bakış açıları ve disiplinlere sahip kişilerden oluşan bir ekibin birlikte çalışması ile gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşımda gerçek enerji tasarrufu, sadece yalıtım yapmanın ya da güneş kolektörü koymanın ötesinde bir katma değer ortaya çıkmaktadır. Kentsel dönüşüm ve bina yenilemeleri de bu anlamda büyük bir fırsat sunuyor. Yeni binaların, enerji etkin yaklaşımı ile tasarlanması ve yapımı gayrimenkul geliştirici, müşteri ve çevre açısından optimal çözüm gibi gözüküyor.

Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu 2 Mayıs'tan itibaren uygulanmaya başlanacak ve belgesi olmayan konutlar alım-satım yapılamayacak. Bu noktada Türkiye ne durumda? Enerji Kimlik Belgesi olmayan kaç konuttan söz edilebilir?

Enerji Verimliliği Kanunu'na göre, 2011'den önce yapı ruhsatı almış tüm binalar için enerji kimlik belgesi (EKB) zorunluluğu 2 Mayıs 2017'de başlayacak. 2 Mayıs'tan sonra bina alım-satımlarında EKB olmadan işlem yapılamayacaktır. Kiralamalarda bu şart geçerli değildir.

EKB, 2011 öncesi binaların enerji verimliliği sınıfını gösterecek. Binalara gelen uzmanlar, binanın, ısı kullanımı, teknik altyapısı, malzeme, kapı, cam sistemleri gibi özelliklerine bakarak, binaların enerji tüketim seviyesini belirleyecek. Enerji tüketim seviyesinde A'dan G'ye kadar 7 kategori var. Yeni binaların, en az C kategorisini tutturması gerekiyor. Ancak mevcut yapılar için seviye zorunluluğu bulunmamaktadır. 

Uygulama ile alım yapacak kişilerin yatırım yapacağı yapının enerji sınıfını bilmesi, tercihini de buna göre yapması hedeflenmektedir. EKB'ndeki bilgiler yapının fiyatı ve tercih edilmesinde önemli bir etken olacaktır.  

yeşil binalar

Yeşil binalarda ne gibi tasarruflar yapılıyor? 

Yeşil bina yaklaşımı, binalara bir standart getirmesi açısından çok önem taşıyor. Standartlara ait kriterler  olması nedeniyle yapılan iyileştirilmeler ölçülüp sınıflandırılabiliniyor. Yeşil binalarda enerji tüketiminin yüzde 24 – 50 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Diğer yandan enerji kadar önemli bir konu olan su tüketimi, yüzde 40 – 50 oranında düşmektedir. Katı atık oluşumu yüzde 70 ve karbondioksit salımı yüzde 33 – 39 oranında küçülmektedir.

Yeşil bina yaklaşımı, EKB gibi enerji tasarrufunu teşvik eden bir yaklaşımdır. Bu yolda atılacak adımlardan birisidir.  

Kentsel dönüşüm sırasında enerji tasarrufuna yeterli önem veriliyor mu?

Kentsel dönüşüm esnasında binaların ve yerleşme alanının enerji etkin ve sürdürülebilirlik kriterleri dikkate alınarak bütünsel olarak planlanması ve yapılması binaların ayrı ayrı enerji etkin olarak yapılmasından elde edilecek faydadan çok daha büyük ekonomik, çevresel ve sosyal fayda oluşturmaktadır. 

Dünyadaki uygulamaları incelediğimizde de artık bölgesel planlama ve bu planlanan alanlarda inşa kriterleri belirlenmiş örnek olması hedeflenen gayrimenkul projelerinin yer aldığı yerleşim birimlerini görmekteyiz. Bu bölgelerde enerji tasarrufu konusunda bütünsel olarak büyük bir fayda sağlanmış oluyor. Örneğin şehir merkezi ve yerleşme bölgesi arasında tren gibi toplu taşımla ulaşım, yerleşke içinde bisiklet kullanımı, günlük faaliyetlere alışverişe ve  elektrikli araçlar ile gitmek; işe gidiş gelişlerde ortak araç kullanmak; evden çalışmaya olanak sağlayarak işe gidiş gelişi azaltmak gibi yeni tasarruf alanları da söz konusu olmakta. 

Ülkemizde de enerji etkinlik konusuna verilen önem hem konut üreticileri hem de kullanıcılar tarafından giderek artmaktadır.

Türkiye'nin Büyük Potansiyeli

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan'ın açıklamasına göre, Türkiye'de "Özellikle 2000 yılı öncesinde yapılmış konut stoklarından 7.5 milyonun depreme karşı yenilenmesi gerekiyor". Diğer yandan sektörel çalışmalar ülkemizde kentsel dönüşüm de dahil olmak üzere yıllık 600 bin civarında yeni konuta ihtiyacı bulunduğunu gösteriyor. 

Bu veriler ışığında yeni binaların, gayrimenkul geliştirme projelerinin ve bölgesel yerleşme alanlarının planlanması, tasarımı ve yapımı, sürdürülebilirlik yaklaşımı ile enerji tasarrufu, su tasarrufu, çevreyi koruma, kültürel ve sosyal yaşam ihtiyaçları dikkate alınarak gerçekleştirilirse büyük tasarruf ve fayda oluşacağı görülmektedir. Bu potansiyelden hem yatırımcı, yapımcı, malzeme üreticisi hem de bina sakinleri, yerel yönetimler ve ülkemiz birlikte yararlanabilecektir.  

“Gayrimenkul Geliştirme ve Sürdürülebilirlik, Enerji Etkin Binalar ve Sürdürülebilir Yerleşim Birimleri” kitabını Türkiye'nin bu potansiyelini anlatmak, farkındalık oluşturmak üzere yazdım. Dilerim, ülkemizde enerji etkin bina ve sürdürülebilir yerleşim birimleri yapımına katkıda bulunur. Değerli okurlarımız, bu konuları yakından takip etmek için www.ggaistanbul.com adresini ziyaret edebilirler.