Yardım değil, sosyal sorumluluk!

19.10.2020 12:29

Marka olmanın başlıca gereklerinden biri sosyal fayda sağlamaktır. İnsana, çevreye, kültüre vb. değerlere karşı her bir markanın sorumluluğu vardır

Marka olmanın başlıca gereklerinden biri sosyal fayda sağlamaktır. İnsana, çevreye, kültüre vb. değerlere karşı her bir markanın sorumluluğu vardır. İnşaat sektörünün markaları ise bu alanda her ne kadar hassas olsa da durum biraz farklı ilerliyor…

İnsanların duygularına hitap eden, onlara ilham veren, öncülük eden firmalar, markalaşma yolunda güçlü adımlarla ilerler. Sosyal gelişmeler karşısında fayda odaklı hareket eden, daha iyiye ulaşma noktasında faaliyetlerde bulunan markalar ise tüketicileriyle güçlü bağlar kurar.

Marka iletişiminde tüm bu toplumsal fayda esaslı çalışmaları ‘sosyal sorumluluk’ olarak nitelendiriyoruz. Dünyanın önde gelen markalarında olduğu gibi ülkemizden de çok sayıda firmanın bu alandaki başarılı projelerini görüyoruz.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren markalar da sosyal sorumluluk alanda oldukça hassas.  Her ne kadar büyük kısmını duymasak da hatırı sayılır çalışmalar yapıldığını biliyoruz.

Bugün, inşaat sektörünün patronlarıyla diyalog halinde olan birçok kişinin de bildiği üzere; sektörün aktörleri hayır işlerinde gerçek manada cüretkâr insanlar. Ancak; çoğunlukla ‘patron’ merkezli yönetilen inşaat firmaları, sosyal sorumluluk olarak nitelendirilebilecek çalışmalarını “yardım” olarak nitelendiriyor ve bunların duyurulmasını doğru bulmuyor.

Konuya tüketicilerin gözünden baktığımızda ise; sosyal sorumluluk projeleri markaya olan aidiyet duygusunu etkileyen en önemli etkenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

 “Nasıl Bir Marka” Olduğu Önemli

Günümüzde tüketiciler markanın ne sattığından öte nasıl bir kimliği olduğuyla ve sağladığı faydayla da ilgili. Yani tüketiciler artık bir markanın reklam ve pazarlama faaliyetlerinin dışında toplumsal gelişime ve değerlere ilişkin faydalarını da duymak istiyor.

Bu nedenle; inşaat sektörünün de artık bu alanda yaptığı faaliyetleri yardım olarak değil, sosyal sorumluluk olarak görmesi ve bunları duyurması gerekiyor.

Ancak o zaman inşaat sektörünün markaları da tüketicileriyle duygusal bağ kurarak daha güçlü bir konuma erişecekler.

Beyhan Cebeci