Emre Ilıcalı
Haberler / Sektörel Haberler / 'Bina Enerji Kimlik Belgesi’nde gaza basmalıyız'

'Bina Enerji Kimlik Belgesi’nde gaza basmalıyız'

Sektörel Haberler 11.03.2021 11:59

Altensis Kurucu Ortağı, Yeşil Bina Uzmanı Dr. Emre Ilıcalı, Binalarda Enerji Performansı Enerji Yönetmeliği'ni değerlendirdi.

Türkiye'de Avrupa Birliği Uyum Kriterleri çerçevesinde, 2007 yılında 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı olarak çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Enerji Yönetmeliği yayınlandı. Bu yönetmelik ile geniş bir kapsam altında tüm konutlar ile ticari ve hizmet amaçlı kullanılan binalara Enerji Kimlik Belgesi (EKB) zorunluluğu getirildi. Buna göre 1 Ocak 2011 tarihinden sonra ruhsat alacak binalar yeni bina olarak tanımlandı ve yeni binalara iskan alana kadar EKB almaları zorunluğu getirildi. Bu tarihten önce tamamlanmış veya ruhsat almış binalar ise mevcut bina olarak tanımlandı ve tüm binaların en geç 2 Mayıs 2017 tarihine kadar EKB alması koşulu getirildi. Sonuç olarak 2017 Mayıs itibariyle Türkiye'de yönetmelik kapsamına giren tüm binaların Enerji Kimlik Belgesi'ni almış olması gerekiyor.

2015 sonu itibariyle tahminen 10 milyon bina bu kapsama girdiği halde yaklaşık sadece 350 bin bina belge aldı. Basit bir hesapla, konutların yaklaşık yüzde 97'sinde hala enerji kimlik belgesi yok!

Yeni binaların iskan sahibi olabilmesi için proje tamamlanmadan EKB alma zorunluluğu mevcut. Diğer taraftan mevcut ikinci el dediğimiz bina stoğunda EKB alma talebi eğilimi çok yavaş. Enerji verimliliğinde mevcut bina stoğunu enerji konusunda daha aktif hale getirebilmek için daha fazla çaba harcanması gerekiyor.  Bu konuya yeterli ilgi olmamasının sebebini konunun az bilinmesi ve dolayısı ile eğilimin az olmasına bağlayabiliriz. Diğer önemli bir sebep de Türk toplumunda son yıllarda önemli problem haline gelen son dakikacı yaklaşım. Bu yaklaşım göz önüne alındığında son tarihin yakınlaşmasıyla birlikte, yıl sonuna kadar EKB sayılarında ciddi artışlar olabileceği öngörülüyor.

Araba alırken gösterilen hassasiyet ev alırken de gösterilmeli

Enerji Kimlik Belgesi, binanızın enerji konusundaki karnesidir. Nasıl araba alırken tüketiciler hassasiyet gösteriyor ve 100 km'deki araçlar için enerji tüketimini soruyor ise gün gelecek yeni bir binaya taşınırken de EKB aranılan bir kriter olacaktır. 

Günümüzde güvenlik, sosyal alan kullanımı gibi konuların maliyeti olan aidat soruluyor ama aile bütçesini aidattan daha fazla sarsacak olan enerji faturaları ve binanın enerji tüketimi sorgulanmıyor. Oysa ki evlerde daha fazla zaman harcanıyor. Pek çok eski binada enerji verimliliğinin asgari şartlarından olan ısı yalıtımı mevcut değil.

EKB kapsamında binalar A'dan G'ye kadar bir çerçevede enerji ve karbon salım performanslarına göre sınıflandırılıyor. A sınıfı olan binalar en verimli ve en az enerji tüketen en ideal binalar iken, G sınıfı olanlar bu konuda en düşük nota sahip olan binalardır. Mevzuata göre her yeni binanın en az C sınıfı bir karnesi olması şart. Eski binalarda şu an bir seviye zorunluluğu yok ama önümüzdeki dönemlerde C sınıfından düşük seviyede bir bina varsa, bu binanın da en azından bu seviyeye gelmesi için gerekli önlemleri alması gerekecek. Bu anlamda teşvikler ve cezalar gündeme gelecektir.

Binaların belgelendirilmesi ve ayrı notlara sahip olması, zaman içinde binaların satılırken ya da kiralanırken tercih sebebi olabilir. A sınıfı çıkan bir bina, verimli bir bina demek oluyor. Bu binalar, enerji tüketimi daha verimli olan, daha hızlı kiralama ya da satabilme imkanı sağlayan, yıllık aidatları daha düşük gelecek binalardır. 

Binanın enerji verimliliği puanının yüksek olması, enerji tüketiminde ne kazandırır? 

Binanın sınıfına göre, standart bir binaya oranla enerji faturalarında yüzde 40'a kadar düşüş sağlanabilir. Sırf bu husus bile doğalgaz, elektrik faturalarının aile bütçelerini sarstığı bu dönemde enerji verimli binalarda yaşamanın ne denli önemli olduğunu ortaya koymalıdır.

Yurtdışında EKB, binaların birbiriyle karşılaştırılmasında kullanılan bir belge olması nedeniyle, kullanımı daha sık ve ideal. Binanın, adeta bir notlama sistemi.  Bu sayede kiralama ve satın alma süreçlerinde, fiyat ve lokasyon dışında göz önüne alınan kriterlerden biri de enerji verimliliği olabiliyor. 

Avrupa'da EKB nasıl uygulanıyor? 

Öncelikle binaların kiralık ve satılık ilanlarına çoğu tüketici için belirleyici bir parametre olan EKB seviyesi mutlaka konuluyor. Buna en iyi örnek olarak bazı tüketicilerin B sınıfının altındaki binaları tercih etmiyor olması verilebilir. Bir diğer uygulamada, EKB notu yüksek binalara bankalar aracılığı ile daha ucuz krediler veriliyor.

EKB'ye olan ilgiyi artırmak için binaların enerji performansına bağlı olarak değişik finansman yöntemleri de geliştirildi. Bunlardan özellikle Dünya Bankası kapsamında IFC ve EBRD gibi kurumların çalışmaları Türkiye'de de yerel bankalarla ortak finansman ve faiz desteği olarak başladı. Bu uygulamalar henüz çok etkili olamasa da bu konu özelinde en ufak bir adımı bile desteklemek gerekiyor. Zira Türkiye'de enerji verimliliği herkesin desteklediği ama uygulamaya gelince kimsenin adım atmak istemediği bir konu. Tıpkı spor yapmanın önemini sürekli vurgulayan ama haftada iki saat bile spor yapmayan insanlar gibi. 

EKB ile ilgili internette de birçok kaynak bulunabilir. Günümüzde internet üzerinden çok pratik şekilde enerji kimlik belgesi alınabiliyor. Ücretlerde oldukça makul seviyelerde. Zaten sanıldığının aksine Enerji Kimlik Belgesi, hatta daha geniş ölçekte enerji verimliliği için engel kesinlikle maliyetler değil.   Günümüz teknolojileriyle birçok uygulama çok uygun fiyatlara ve kabul edilebilir geri ödeme süreleri içerisinde gerçekleştirilebiliyor. Yeter ki uygulayacak kişilerde istek ve bilinç olsun!