murat kurum
Haberler / Sektörden Haberler / Müteahhitlerden Bakan Kurum'a büyük destek!

Müteahhitlerden Bakan Kurum'a büyük destek!

Sektörden Haberler 18.02.2020 09:31

Bakan Kurum’un “Vatandaşlarımızı riskli binada oturtmayız” sözlerine, konut sektörünü temsil eden derneklerden büyük destek geldi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, dün Milliyet'te yayınlanan röportajda, kentsel dönüşüme devam etmekte kararlı olduklarını vurgulayarak, özellikle İstanbul'da riskli binalarda vatandaşların oturmasını engelleyeceklerini açıkladı.

Bakan Kurum'un sözleri konut sektöründe büyük yankı buldu. Kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini dile getiren müteahhitler, bu kararlılığın bakan düzeyinde ifadesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Amaç sağlam bina, güvenli ev

Nazmi Durbakayım/İNDER Yönetim Kurulu Başkanı

Riskli binaların boşaltılması, riskli binanın yerinde güvenli bina haline dönüştürülene kadar kat maliklerinin geçici olarak başka bir yerde ikamet edilmesi için hükümetin hali hazırda desteği bulunmaktadır. Bu kapsamda sayın bakanımızın söylediklerine sonuna kadar katılıyoruz. Diğer taraftan bakanımızın bahsettiği yenileme çalışmaları zaten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yıllar önce başladı. Bakanlığın başlattığı kentsel dönüşüm hamlesi ile riskli binaların yenilenmesini başlattık. Ancak maliyetlerin artması, konjonktürel olarak alternatif yatırım araçlarına yönelen tasarruf sahipleri nedeniyle gayrimenkul sektöründe yaşanan daralma bu yenileme hareketini biraz yavaşlattı. Ayrıca kentsel dönüşüm süreci içinde kat malikleri ve bazı müteahhitlerin yanlış davranışları da bu süreci iyi yavaşlattı. Bakanlığımızın alacağı acil önlemlere ve değişikliklerle bu sürecin tekrar hızlanacağını düşünüyoruz.

Kentsel dönüşüm çalışmalarında asıl amaç riskli binaların yerine güvenilir ve sağlam bina yapmak olduğu için, yeni dönüşüm projelerindeki sözleşme detayları da buna göre yapılacaktır. 

Deprem odaklı kentleşme şart

Mithat Yenigün/Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı

2014'te açıkladığımız sektörümüzün anayasası niteliğindeki 10 maddelik İnşaat Sektörü Bildirgemizde de deprem konusunun ülkemiz için önemini vurguladık. Deprem bir Türkiye gerçeğidir. Belleğimizde büyük kayıp ve derin acılarla yer alan depremin içinde bulunduğumuz andan yarınlarımıza uzanan çok ciddi tehdit olduğu unutulmamalıdır.

Ancak deprem değil, kusurlu yapılar ve ihmal öldürür. Ben buna yürekten inanmaktayım. Bu tespitin doğruluğunu yıllardır başta Japonya örneğinde olduğu gibi görmekteyiz.

Son deprem bazı konuların önemini bir kez daha ortaya koymuştur: Müteahhitlik kriterlerini doğru belirleyecek yasal altyapının tamamlanması ve etkin biçimde uygulanması gerekmektedir. Yapı denetimlerinin hassasiyetle yapılması, kentsel dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden depreme karşı sıfır toleransla gerçekleştirilmesi büyük ihtiyaçtır.

Afetleri gündeme geldikçe konuşulan, zamanla gündemden düşen ve sadece akademisyenlerin ele aldığı olaylar olmaktan çıkarmalıyız. Deprem odaklı ve çevreye duyarlı kentleşme vizyonunu ülkemizde sürdürülebilir kılmalıyız.

Konut bitti, emlakçılar sıra yazıyor

Ali Güvenç Kiraz/AGK Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı

Bakanlık veya belediye bir bölgede veya binada önce süre vererek maliklerden riskli yapı tespiti yapmasını isteyebilir, yapmazlarsa resen kendisi yaptırabilir. Bu durumda riskli yapı tespiti yaptırılan binalara ilişkin masraf 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'na göre o binada oturanlardan tahsil edilebilir.

Riskli yapı tespiti ve akabinde tahliye başlarsa bunu karşılayacak bir stok İstanbul'da yok. Konut stoğu bu ihtiyaca cevap veremez. Tespit yapılıp yıkım süreci başlarsa, örneğin Kadıköy'de şu an kiralık daire bulmak mümkün değil ve kiracılar adeta emlakçılara sıra yazdırıyor. Satılık evler de bitti, stok erimiş durumda. Stoklar bazı bölgelerde bitti, toplu yapı bölgelerinde yer bulunabiliyor ancak özellikle İstanbul Anadolu yakasında yer yok. Fiyatlar artmaya devam ediyor.

Kira fiyatları yüzde 25-30 arasında artmış durumda bu hal oluşursa büyük bir kiralık yer kıtlığı başlayabilir. Ciddi bir sorun ortaya çıkacaktır. Değer artışları yüzde 50'leri geçebilir.

Ciddi inşaat yapımı başlar ise müteahhit iflaslarında arsa sahiplerinin koruyucu ciddi ilavelerin yapılması ve hatta güçlendirme ve bedel karşılığı inşaat yapımını teşvik edici uzun vadeli ve düşük faizli kredi ödemeli sistemin acilen getirilmesi gerekiyor.

Milliyet