Esenyurt’taki facia göz göre göre gelmiş!
Haberler / Sektörden Haberler / Esenyurt’taki facia göz göre göre gelmiş!

Esenyurt’taki facia göz göre göre gelmiş!

Sektörden Haberler 07.06.2012 15:33

Esenyurt’ta, 11 işçinin yanarak öldüğü Marmarapark Alışveriş Merkezi’nin inşaat alanındaki çadırlarda, yangından 5 ve 2 ay önce çekilen fotoğraflar ortaya çıktı

Esenyurt'ta, 11 işçinin yanarak öldüğü Marmarapark Alışveriş Merkezi'nin inşaat alanındaki çadırlarda, yangından 5 ve 2 ay önce çekilen fotoğraflar ortaya çıktı. Kendisi de 5'i tutuklu 13 sanık arasında yer alan ‘iş güvenlik ve denetim uzmanı' Ömer Faruk Gülmez'in 21 Ekim 2011'de çektiği karelerde, çadırların içlerinde çok sayıda ısıtıcının kullanıldığı, ısıtıcıların yataklara bağlı olduğu, her yatağın altına bir uzatma kablosunun çekildiği, kablolara eklemelerin yapıldığı, kabloların zeminden su içinden geçtiği görülüyor.

Gülmez, resimleri çektiği gün işçilerin bağlı olduğu Kayı İnşaat'a yazdığı raporda, tespitlerini sıralayıp ‘Yangında koğuşların acil çıkış kapılarının olmadığı ve yangına karşı hiçbir önlemin alınmadığı' uyarısında bulundu. Önlem alınmadığı gibi, Gülmez'in iki öngörüsü de gerçekleşti: Yangın, elektrik tesisatından çıktı. Ve ‘acil çıkış kapısı' olmayan çadırdan 11 işçinin cesedi çıktı.

13 kişi yargılanıyor

Esenyurt'ta Marmarapark AVM'sinin yapımında çalışan işçilerin kaldığı bir çadırda, 13 Mart 2012'de elektrik kontağından çıkan yangında 11 işçi feci şekilde öldü. Yangın koşullarının Marquez'in ünlü ‘Kırmızı Pazartesi' romanındaki gibi, herkesin gözleri önünde geliştiği anlaşıldı. Marmarapark AVM'de inşaat yapımı Kayı adlı taşeron şirkete verilmiş, Kayı da kaba işleri Kaldem adlı alt taşerona devretmişti. Şantiyenin iş güvenliği denetimini ise Kayı ile anlaşmalı Miratek Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik firması yapıyordu. 4 şirketten, 5'i tutuklu 13 sanık hakkında dava açıldı. Sanıklar arasında, Miratek'te iş güvenlik uzmanı olarak çalışan, Jeoloji Mühendisi Ömer Faruk Gülmez de yer alıyor.

5 ay önce uyarmıştı

Gülmez 21 Ekim 2011'de, fotoğrafları çektiği gün inşaat şirketlerine sunduğu raporda şu uyarılarda bulundu:

* Elektrik kablolarının suyla teması engellenmeli.

* Yatakhanelerde yeterli hava sirkülasyonunun olmadığı, koğuşta gereğinden fazla insanın yatırıldığı tespit edilmiştir.

* Elektrikli ısıtıcıların ranzalara bağlı olduğu, her yatağın altında bazıları ekli bir uzatma kablosu olduğu...

* Koğuşlarda semaverler, televizyonlar, ısıtıcılar, şarj aletleri olduğu tespit edilmiştir.

* Yangın sırasında acil çıkış kapılarının olmadığı ve yangına karşı hiçbir önleyici önlemin alınmadığı tespit edilmiştir (Yangın tüpleri yok)

* Banyo ve tuvaletlere giden enerji kablolarının zeminden suların içinden geçerek gittiği tespit edilmiştir. (Gülmez, 20 Temmuz 2011'de de “Uygunsuzlukların ivedilikle düzeltilmesini rica ederim” diye yazı yazmıştı.)

“Önlemler para yüzünden alınmadı”

(14 Mart 2012, savcılık ifadeleri)

-Denetleme uzmanı Ömer Faruk Gülmez: Uyarı ve tavsiyelerimiz dikkate alınmadı.

-İş Güvenliği Koordinatörü Cem Yıllar: Patronum Abdullah Altun'a bildirdim. Ancak parasal olarak belli bir maliyeti gerektirdiğinden bu eksiklikler giderilmedi.

-Saha elektrikçisi Şaban Bakırcı: Tesisat aydınlatma ve cep telefonlarının şarj aletlerinin çalışması içindi. Isıtıcı kullanılacağını bilmiyordum. Isıtıcı kullanılmasına elverişliği değildi. Kabloların bu yükü kaldırmayacağını Kadir ve Abdullah Altun'a bildirdim.

-Abdullah Altun: (Gülmez) Bize uyarıda bulunsaydı eksiklikleri giderirdik. İşçiler çadırlara fazla ısıtıcı koymuş olabilir.

İsmail Saymaz/Radikal