Tiny house
Haberler / Güncel / 'Tiny house' akımı pandemide yükselişe geçti!

'Tiny house' akımı pandemide yükselişe geçti!

Güncel 11.04.2021 07:45

Pandemi sonrası ‘Tiny house’ (ufacık ev) akımı aldı başını yürüdü. Hürriyet, yaşamlarını 30 metrekareye sığdıranlarla konuştu.

Herkes daha büyük bir evin hayalini kuruyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kimilerine 10, 20 ya da 30 metrekarede yaşamak yetiyor. ‘Tiny house' (ufacık ev) akımı pandemiyle birlikte yükselişe geçti. Doğaya yakın olma ihtiyacını karşılayan bu evlerde yaşayanlarla konuştuk.

Tekerlekli veya sabit olarak tasarlanan, 10 metrekareyle 30 metrekare arasındaki ‘tiny house'lar eskiden sadece minimalizm meraklılarının tercih ettiği bir seçenekti. Ama artık özellikle de pandemi nedeniyle doğaya yakın olmak isteyenlerin, ofise gitmesi gerekmeyenlerin ve istediğinde evini ‘sırtına alıp' başka yerlere yerleşmek isteyenlerin de radarına girdi. Bodrum, Bursa ve Tekirdağ'dan; daha sade, ekonomik ve ekolojik bir yaşama geçip konteyner evlerde yaşayanların hikâyelerini dinledik.

YILIN 365 GÜNÜNÜ KONTEYNER EVİNDE GEÇİRENLER...

‘BU EVİN EN GÜZEL AVANTAJI GÜNDOĞUMUNU YATAĞIMIZDAN SEYRETMEK'

Nilüfer Adalı Ayvacıklı (48) - Hakan Mesut Ayvacıklı (41) (Tekirdağ)

Buraya taşınmadan önce Eminönü'nde hediyelik eşya üzerine ticaret yapıyorduk. Her zaman minimal evlere ilgimiz vardı. Doğayla iç içe olmasını istediğimiz için yurtdışındaki evleri araştırıp o yapılar gibi bir ev yapmaya çalıştık. Kendi emeklerimizle ve hayallerimizle ortaya çıkan bu ev bizim ilk yapımızdı. Şimdi buna 300 metre mesafede ikinci tekerlekli evimizi de aldık.

Tekirdağ, Uçmakdere'ye inşa ettiğimiz ‘tiny house'a başta sadece hafta sonları geliyorduk. Pandemi çıkınca tamamen yerleşmeyi düşünmeye başladık. Oğlumuz (Ali Ateş, 13) yamaç paraşütüne başlayıp buraya sevdalanınca hiç dönmeme kararı aldık.

56 metrekarelik bir eve taşınmanın bütçemize katkısı çok. Suyumuz dağdan geliyor. Güneş enerjisi kullanıyoruz. Bir bağ kurduk, orada kendi besinlerimizi yetiştiriyoruz. Tavuklarımız var, yumurtalarımız oradan geliyor. Sütümüz, yoğurdumuz komşumuzun ineğinden... Arıcılığa da başladık, 16 kovanımız var.

Her sabah 7.30-8.30 gibi çok dinç bir şekilde güne başlıyoruz. Bizi adeta doğa uyandırıyor. Her gün odun kırıyoruz, bizim için günlük spor rutini oldu.

Zorlukları da var tabii. Kışın sobayla ısınıyoruz. İlk zamanlar sobayla çok mücadele ettik ama şu an bu konuda çok başarılıyız. Gece sobaya iki-üç saatte bir odun atmak gerekiyor. Eğer fazla tüketirsek 21.00'de elektrik kesiliyor, tasarruflu kullanırsak gece yarısına kadar elektriğimiz oluyor. Kışın su kesintileri de olabiliyor.

En güzel avantajı camlarımız yere kadar olduğu için gündoğumunu yatağımızdan seyretmek...
10 yılda bir evimizi, sektörümüzü değiştiren bir aileyiz, bu düzen tam bize göre. Şimdilik şehre dönmeyi düşünmüyoruz. İşyerimizi ve İstanbul'daki evimizi tamamen kapattık. Şimdilerde diğer ‘tiny house'umuzu kiralamaya karar verdik. Bu ticarete de dönüştü, deneyimleyen herkes çok memnun kalıyor.

‘TEREDDÜDÜ OLAN ARKADAŞLARIMIZ GELİP GÖRDÜLER, İKNA OLDULAR'

Tayfun Girgin (35) - Özveri Girgin (37) (Bodrum)

Uzun yıllardır aklımızın bir köşesinde olan küçük alanda yaşama fikri Bodrum'a yerleştikten sonra iyice uygun bir seçenek olarak gözüktü. Evimiz şehrin merkezi noktalarından birinde. Şirin bir mandalina bahçesi içinde, 24 metrekare...

Hayatımızı minimalize etmek manevi açıdan bize çok şey kattı. Hem daha mutlu hem de daha huzurluyuz. Tabii ki küçük bir alanın enerji sarfiyatı daha az. Maddi olarak getirileri de olmuyor değil.

Bodrum'a yerleşmek hayat kalitemizi çok arttırdı. Yeni evimiz bunu bir kademe daha yükseltti. Ama günlük rutinlerimiz, iş hayatımız aynı şekilde devam ediyor. Sadece biz daha motiveyiz.

Ben içmimarım, eşimse bir firmada yöneticiydi. Bodrum'a yerleşince ara verdi. Bu yaşam düzeni ona çok keyif veriyor. Bahçeyle ilgileniyor, güzel yemekler pişiriyor...
Çevremizden olumlu tepkiler aldık. Tereddütlü yaklaşan arkadaşlarımız da oldu tabii ki. Ancak kafasında soru işareti olan arkadaşlarımız gelip bizimle bu deneyimi yaşadıklarında bütün sorularının cevabını alıp aslında ne kadar doğru bir karar verdiğimizi gördüler.

HAFTA SONLARINI KONTEYNER EVİNDE GEÇİRENLER...

‘KOLTUĞU YATAĞA ÇEVİRMEK GİBİ FEDAKÂRLIKLAR GEREKTİRSE DE DOĞAYA YAKIN OLMAK ÇOK BÜYÜK LÜKS'

Yasemin Özkonuk (47) - Tanju Özkonuk (55) (Bursa)
Ben tekstil mühendisiyim, eşim de özel bir şikette yönetici. Konteyner evimiz Bursa, Nilüfer'de iki dönümlük bir bahçe içinde, 28 metrekare... Bahçemizden hiçbir büyük yapı gözükmüyor. Öte yandan evimizden arabayla çıktıktan 15-20 dakika sonra varabildiğimiz bir uzaklıkta.

Hurdaya çıkmış bir metal kutunun ufak tefek müdahalelerle tekrar kullanıma kazandırılmasının ve toprağa beton dökmeden sadece takozlar üzerine yerleştirilerek konumlandırılmasının değerli olduğunu düşünüyoruz.

Elbette küçük alanda yaşamak fedakârlıkları da beraberinde getiriyor. Örneğin, büyük elbise dolaplarını unutmalı, alıştığımız oturma odası ve yatak odası kavramlarından vazgeçmeliyiz. Ancak faydalarını düşündüğümüzde ‘Neden olmasın' diyoruz.

Yazın neredeyse tüm sebze-meyvelerimizi bahçemizden karşılıyoruz. Zirai ilaç kullanmadan ürün elde edebiliyoruz. Lavantamızı, adaçayımızı, biberiyemizi yakın çevremizle de paylaşıyoruz.

Bir ‘tiny house'ta yaşamak basit bir yaşam getiriyor. Gündüz oturduğun koltuğu gece yatağa çevirmek gibi fedakârlıklar gerektirse de doğaya yakın olma hissi, her istediğinde temiz havayı soluyabilme konforu özellikle COVID-19 uygulamaları kapsamında sokağa çıkmamızın yasak olduğu dönemlerde çok büyük bir lüks.
Bu küçük evlerin kurulumu da çok pratik. Beton gibi özel bir altyapı gerektirmiyor, tüm tesisat sıva üstü, gömülü, gizli hiçbir şey yok. İçini ihtiyacınıza göre organize ediyorsunuz.

Dezavantaj olarak şu söylenebilir: Dış yüzeyi metal olduğu için çok sıcak ve soğuk günlerde evin dış cephesine dokunmak pek keyifli değil. Bizim avantajımız binamızı güneye bakacak şekilde, çok büyük bir meşe ağacının altına konumlandırmak oldu.

Konteyner ev yapmak isteyenlere önerilerimiz şöyle: Kullanılmış bir konteyner alacaklarsa daha önce beyaz eşya gibi kuru malzeme taşındığından emin olunmalı. Balıktaşımacılığında kullanılan konteyner balık kokabilir. Banyo, mutfak gibi alanların zeminine parke ya da halı döşemeden önce su yalıtımı yapılmalı. Metal cephelerde, köşe birleşim yerlerinde çatlak, yırtık gibi aşınmalar olmamalı. Ve eğer mümkünse pencere ve kapı montajları için kesim işlemleri konteynerin kullanılacağı yerde yapılmalı.

‘HEP ÇOK ÖZENİRDİM'

Nejdet Polat (61) (Çanakkale)
Minimalist düzene hep çok özenirdim, pandemiyle beraber birden karar verdim. Plak şirketim var, işim de bunun için uygundu.

Bulunduğum arazi sit alanı ve oraya inşaat yapamıyorum, bu sebeple bir ‘tiny house' aldım, çok memnunum.

Çanakkale-Anzak Koyu'nda, 18 metrekarelik bir ev... Sessiz sakin, doğanın tam ortasında, her şeyden uzak...

Temiz hava, deniz ve doğanın bütün güzellikleri bu evde yaşamanın en büyük avantajları...

NASIL ALIRIZ, KAÇA MAL OLUR?

Tiny House Adalı'da 4.5, 5, 6, 7 ve 8 metre (uzunluk) evlerin fiyatları 139-229 bin lira arasında . Bu yapıların genişlikleri en fazla 2.55 metre, yükseklikleri dört metre olabiliyor. Vega Tiny House'ta fiyatlar 189 -249 bin arasında. Şirketlerin arazi bulma hizmeti yok.

Hürriyet