sağlık bakanı fahrettin koca

“Türkiye'de vaka artış hızı düşüşe geçti'

Genel 15.04.2020 15:45

Bakan Koca: “Türkiye’de vaka artış hızı düşmekle birlikte, vaka artmasına rağmen yoğun bakım ve entübe hastasında bir stabilleşme görüyoruz” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Hasta kaybı artış oranı hızında da vaka artış hızına benzer bir veriye sahibiz. Türkiye'de ölüm artış hızındaki yavaşlama 5'inci haftada gerçekleşmiştir. Türkiye ölüm artış hızındaki yavaşlamayı en erken yakalayan ülkedir” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Mücadeleye destek olan vatandaşları kutlayan Bakan Koca, korona virüse karşı mücadelenin, birlikteliğimiz olduğunu belirtti. Bir salgının aşamaları hakkında kesin ifadeler kullanılamayacağını aktaran Bakan Koca, “Şu ana kadar aldığımız bazı sonuçlar Türkiye'nin, salgını mümkün en az kayıpla aşacağına işaret ediyor. Biz bu işareti tedbirler yüzde yüz uygulanmadığı halde alıyoruz. Tedbirleri herkes aynı ciddiyetle yüzde yüz uygulayabilse umuttan çok daha güçlü kelimeleri seçeceğim. Kurallara istisnasız uyalım. Sonuca odaklanalım. Tedbir yüzde yüze yaklaştıkça neredeyse uğraşılacak tek sorun eldeki vakalardır” diye konuştu.

“Türkiye'de hastalığın bir haftada en çok vaka sayısına ulaşması 4'üncü haftada gerçekleşti”

Vaka sayılarının tüm dünyada arttığını belirten Bakan Koca, her ülkenin mücadelesinin kendi şartları doğrultusunda olduğunu vurgulayarak, “Yöntemlerde benzerlik olsa da her ülke mücadelesini kendi şartlarında veriyor. Türkiye'de, salgında tespit edilen her olay sizin gözünüzün önündedir. Tablonun olumsuz yönü tam olumlu yönü ise kısmen gözünüzün önündedir. Hastalık Amerika'da 11'inci haftada, İspanya'da 9'uncu, İtalya'da 8'inci, Almanya ve Fransa'da 10'uncu, Çin'de 7'inci haftada; bir haftada görülen en çok vaka sayısına ulaştı. Türkiye'de ise hastalığın bir haftada en çok vaka sayısına ulaşması 4'üncü haftada gerçekleşti. Yani 4'üncü haftada vaka artış hızı düşüşe geçti. Virüsün yayılma gücünü hatırlamalıyız. Virüsün yayılma gücüne karşı şu anki şartlarda yayılma hızını kontrol altına almaya başlamış durumdayız. Filyasyon kelimesini bu süreçte çok duydunuz. Bu kelimeyi ileriki günlerde unutmayacaksınız. Filyasyon, bulaşıcı hastalıklarla ilgili temas zincirinin taranması işleminin adıdır. Vaka artış hızının erkenden düşüşe geçmesini biz bu filyasyon ile sağladık. Filyasyon yöntemini bizim uyguladığımız gibi uygulayan başka bir ülke olmadı. İlk vakadan itibaren pozitif tanı konan hastaların her birinin son 3 gün içinde temas ettiği bütün kişilere ulaşıp, onları taramaya çalıştık. Filyasyonda bu kişilere ulaşılıyor, izlem altına alınıyor, tanı konanlar izole ediliyor ve tedavilerine başlanıyor” şeklinde konuştu.

“Biz nokta atışı yaparak ilerliyoruz”

Testlerin herkese yapılmamasına karşı çıkan eleştirilere ilişkin konuşan Bakan Koca, “Genel tarama zaten doğru yöntem değil. Filyasyon uygulaması soruya güçlü bir cevap getiriyor. Biz nokta atışı yaparak ilerliyoruz. Hastalığın bulaşma oranı yüksek olan yeni kişileri bulmaya odaklanıyoruz. Bir Hastalıkla mücadelede diğer ülkelerle kıyaslama yaparak başarı bulgusuna gitmek çok insancıl gelmiyor. Yaygın temas taramasına gitmek ve sıkı takip. Salgının önüne geçmenin yolu bu. Hasta kaybı artış oranı hızında da vaka artış hızına benzer bir veriye sahibiz. Türkiye'de ölüm artış hızındaki yavaşlama 5'inci haftada gerçekleşmiştir. Türkiye ölüm artış hızındaki yavaşlamayı en erken yakalayan ülkedir. Vaka artış hızının inişe geçmiş olması ölüm artış hızının yavaşlaması, mücadelede doğru yolda olduğumuzun, tedbirlerin sonuç verdiğinin, sonuç alacağımızın somut işaretleridir. Bu sonuçların Türkiye'de alınması ama başka pek çok ülkede görülmemesi tesadüfü değildir” ifadelerini kullandı.

“Temas zincirindeki 261 bin 969 kişi tespit ettik”

Filyasyon uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Koca, bugüne kadar tanı konan hastaların temas zincirindeki 261 bin 969 kişi tespit ettiklerini aktararak, “Bunların yüzde 95,8'ine ulaştık, takiplerini yaptık. Ekiplerimizce takibi yapılan toplam kişi sayısı 251 bin 28'dir. Bugüne temas zincirinde yer alan 261 bin 989 kişi tespit edilmiş, her doğrulanmış vakaya ortalama 4,5 temaslı kişi düşmektedir. Bunların yaklaşık yüzde 96'sına ulaşarak takip yapılmıştır. Toplamda takipleri yapılan 251 bin 28 kişi olmuştur. Yeni tanı konduğunda ne yapıyoruz? Hastanın çok detaylı bir hikayesini alıyoruz. Sosyal ilişkilerinde temas halinde olduğu insanların bilgileri toplanıyor. Vaka tespit edildiğinde aile fertleri ve iş arkadaşları, aynı adres bulunduğu kişiler otomatik olarak filyasyon ekibinin sistemine düşüyor. Ekiplerimiz harekete geçiyor” dedi.

“Ekipler, doğrudan bu kişilerin adreslerine ulaşmaktadır”

Filyasyon ekibinin biri doktor, biri sağlık memuru, biri yardımcı personel olmak üzere ortalama 3 kişiden oluştuğunu belirten Bakan Koca, “Bu ekipler, vakanın hikayesi alınır alınmaz harekete geçip, hastanın temas halinde olduğu listelenmiş kişileri 48-49 saat zaman zarfında taramaktadırlar. Ekipler, doğrudan bu kişilerin adreslerine ulaşmaktadır. Ekipler, sahada mobil cihazlarla hareket etmekte, merkez birimleri çalışmalarını takip etmektedirler. Her yeni vakada hastalığa karşı ağ yeniden kurulmaktadır. Erken tanılarla hem yayılma önlenmekte hem de risk grubunda olan bazı kişilerin belki de hayatları kurtarılmaktadır. Filyasyon çalışması 81 ilimizde yapılmaktadır. Filyasyon çalışmasında temaslı takibinin en yüksek oranda sonuçlandığı il yüzde 99 ile Zonguldak en düşük il ise yüzde 92 ile Şanlıurfa'dır. İstanbul'da bin 200 filyasyon ekibi görev almaktadır. Türkiye genelinde filyasyon ekibi sayısı 4 bin 600'tür. Filyasyon çalışmamızın ağırlıklı bir kısmı aile hekimlerimiz tarafından yürütülüyor. Bu kişilerde belirtti ortaya çıkıp çıkmadığı aile hekimleri tarafından araştırılmaktadır. Sahip olduğumuz büyük veri havuzunun bir kaynağı aile hekimlerimiz ile kurduğumuz bu sistemdir. Her sağlam veri virüse karşı bir silahtır. Sağlık Bakanlığı Türkiye'den anlık olarak gelen tüm verileri tek bir sistemde toplamaktadır” açıklamasında bulundu.

“Bizi sonuca götürecek kural açık; hareketi azalt, izolasyonu artır”

Korona virüsle mücadelenin işine son derece hakim uzmanlar tarafından yürütüldüğünün altını çizen Sağlık Bakanı Koca, “Fakat bütün bu çabanın size yüklediği sorumluluğu bir an bile unutmayın. Vaka tespitinde başarılıyız, hasta tedavisinde başarılıyız, yoğun bakımda başarılıyız. Mücadelede üstün güç, biziz. Bizi sonuca götürecek kural açık; hareketi azalt, izolasyonu artır. Bu kuralı ısrarla uygularsak özlediğimiz hayata kısa sürede ulaşacağız” dedi.

“Vefat eden 107 vatandaşımızla birlikte kayıp sayımız bin 403'ü buldu”

Salgında mevcut durumu ve verileri kamuoyu ile paylaşan Koca, “Bugünkü test sayımız 33 bin 70 oldu. Test sayısında bu hafta hedefimiz olan 30 bini aşmış olduk. Test sonucu pozitif olan 4 bin 62 vakamız oldu. Toplam vaka sayımız 65 bin 111'e ulaşmış oldu. Bugün vefat eden 107 vatandaşımızla birlikte kayıp sayımız bin 403'ü buldu. 842 hastamız da iyileşmiş oldu” ifadelerini kaydetti.

Dünyada hastalığın artış eylemi, yapılan test sayıları, pozitif çıkma oranları, yoğun bakımda takip edilen hastalar ve ölüm oranları gibi farklı değişkenler dikkate alınarak ülkeler arası bir kümeler analizi yapıldığını söyleyen Bakan Koca, “Birbirine benzerliklerine göre 3 farklı model göze çarpıyor. Nüfusa göre sınırlı vakaların görüldüğü, doğrulanmış vakaların az olduğu veya bildirilmediği ülkeler en büyük kümeyi oluşturuyor. Fransa, İngiltere, İran ve Çin, ortak özellikleriyle birbirine yaklaşmış durumdadır. Türkiye sözü edilen bu iki grubun arasında bir yerde durmaktadır. Yönetim becerimize, Hastalıkla mücadele başarımıza göre yerimiz değişebilir. İspanya ve İtalya ise kendilerine has ayrı bir konumdadır. Amerika ise zaten hasta sayısı ve ölüm oranları bakımından kendi başına tüm dünyadan ayrılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Türkiye'nin birçok hastane ve üniversitesinde Kızılay merkezli plazma uygulamasına geçildi. İyileşen vakalarımızın sayısı giderek artıyor. Antikor oluşumunda olduğunda da plazma tedavisinde tedavi edeceğimiz hasta sayısı her geçen gün artmış olacak. Bu dönemde de yoğun şekilde kullanıma başlandı” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavrüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrası yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Koca, basın mensubunun “Türkiye'de pandemi zirve yaptı mı?” sorusuna, “Tablolarda az önce gösterdim. Türkiye'de şu an vaka artışı söz konusu ama artış hızının artık 4'üncü haftada düştüğünü çok rahat söyleyebiliriz. Ölüm artış hızının da 5'inci haftada başladığını çok rahat söyleyebiliriz. Burada Türkiye'nin durumu dünyadan farklı seyrediyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde vaka sayısının artmasıyla birlikte sağlık kuruluşlarında yani hastaneye yatış, yoğun bakım ve cihaza bağlanan hastaların sayısında bir azalış söz konusu değil. Vaka sayısı arttığı oranda hastaneye yatış oranı artış gösterir. Hastanede bu yük giderek artar arttığı için yoğun bakım yataklarının yetmediği tabloları gördük. Türkiye'de ise vaka artış hızı düşmekle birlikte yoğun bakım ve entübe edilen hasta sayısında artık bir duraklamaya girdiğini çok net görüyoruz. Türkiye artık artış hızının azaldığı, pik yapmaya doğru gittiği ve vaka artış ve ölüm artış hızının bir duraklamaya girdiği ve önümüzdeki dönemde bu pikle birlikte bir plato çizme dönemine geldiği için oran ikili rakam olunca birbirine çok yakın. Önümüzdeki dönemde ölüm oranları düştüğünde bu tablonun farklılaştığını çok net görmüş oluruz. Burada bir duraklama dönemine girdiğini görüyoruz. Tedbirlere sıkı uymaya devam eder, yeni bir dalga oluşumu olmazsa seyrin nasıl olacağını biliyoruz” şeklinde yanıt verdi.

İnfaz düzenlemesi sonrası yapılacak tahliyelerde alınacak önlemlere ilişkin soruya yanıt veren Bakan Koca, “Bununla ilgili Bilim Kurulumuzda bir yaklaşım oldu. Sağlık taramalarında zaten hastalık şüphesi olanları hastaneye alıyoruz. Bu dönemde testlerini yapmış oluyoruz. Özellikle izolasyon anlamında da bir takım uyarılarımız da var” dedi.

“Bu ilacı daha erken dönemde kullanılmasının faydalarını gördük”

Türkiye'de sürdürülen aşı çalışmaları ve Çin'den aşı alımının söz konusu olup olmayacağına ilişkin soruya Bakan Koca, “Aşı ile ilgili çok yoğun bir çalışma yapılıyor. Çin'de de bu anlamda çalışmalar başladı. Aşının insanlara kullanılabilme döneminin çok erken olduğuna inanmıyoruz. Önümüzde 4-6 aydan önce kullanılabilir bir aşı olabileceğini bilim kurulumuz düşünmüyor. Ama dünyada bu anlamda çok yoğun bir çalışma var. Türkiye de bu anlamda yoğun bir çalışma içindeyiz. Bakanlık olarak çalışma yapan bütün birimlerimizi destekliyoruz. 3 merkez virüsü izole etmiş oldular ilk aşama olarak. Bundan sonraki gelişmeleri sizinle paylaşmış oluruz. İlaçla ilgili daha çok Çin entübe olan hastalara kullanımını önemsemişti. Biz, bu ilacı daha erken dönemde kullanılmasının faydalarını gördük. İlacın devamı gelmiş oldu, dün dağıtımı yapılmış oldu. Türkiye'de tedavide farklı bir yaklaşım içindeyiz. Yaptıklarımızı bütün dünyaya hızla yayın yapmasını özellikle teşvik ediyoruz. Çünkü dünyada hiçbir ülke vatandaşına bizde olduğu gibi yaygın kullanan ücretsiz veren bir ülke yok. Çin'den getirilen ilacı da bu yoğunlukta kullanan başka bir ülke yok” şeklinde yanıt verdi.

“Hepimiz önümüzdeki günlerde bu sonuçları görmüş olacağız”

Sokağa çıkma yasağı kararının sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Koca, “Hareketliliği, teması azaltan, izolasyonu hedefleyen her türlü yaklaşım Bilim Kurulunun istediği bir durum. Amaca bu anlamda hizmet eden bir durum. Biz bütün rakamları şeffaf şekilde aktarıyoruz. Hepimiz önümüzdeki günlerde bu sonuçları görmüş olacağız” ifadelerini kullandı.

Plazma nakline ilişkin detayları paylaşan Koca, “Kızılay bu durumu üstlenmiş durumda. Birçok üniversitemizi de bu konuda yetkilendirdik. Kendi hastaları geldiğinde kendi merkezlerinde bu plazmaları alıp vakalarına uygulayabilmek yetkisi var. Türkiye'nin birçok hastane ve üniversitesinde Kızılay merkezli plazma uygulamasına geçildi. İyileşen vakalarımızın sayısı giderek artıyor. Antikor oluşumunda olduğunda da plazma tedavisinde tedavi edeceğimiz hasta sayısı her geçen gün artmış olacak. Bu dönemde de yoğun şekilde kullanıma başlandı” diye konuştu.

“Şu an İstanbul'da, Türkiye'de yoğun bakım doluluk oranı yüzde 90'lara ulaşmış değil”

Adana'daki sahra hastanesi tartışmalarını değerlendiren Koca, “Adana'da yatak sayımızda Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu biliyoruz. Adana'da böyle bir ihtiyacı görmüyoruz. İstanbul'da iki yer oldu biliyorsunuz. İstanbul'da doluluk oranı yüzde 90'lara ulaştığı için bu hastaneleri açmıyoruz. Bu hastaneleri daha sonra kalıcı kullanabileceğimiz hastaneler olarak planlıyoruz. Bulundukları yer itibariyle sağlık turizminde de yer oluşturabileceğine inanıyorum. Şu an İstanbul'da, Türkiye'de yoğun bakım doluluk oranı yüzde 90'lara ulaşmış değil” şeklinde konuştu.