süleymanşye cami mimar sinan

Tarihi Yarımada’da Mimar Sinan rotası!

Genel 16.04.2018 09:22

Mimar Sinan'ın Tarihi Yarımada’da yaptığı eserler ise İstanbul’a kimlik katan en değerli kültürel varlıklarımız.

Bazı insanlar fikirleri veya eserleriyle çağına sığmaz ve kendisinden sonraki dönemleri de etkiler. İşte Mimar Sinan da yaptığı eserlerle, Türk mimarisine kazandırdığı yeniliklerle adını tarihe altın harflerle yazdıran bir isim. Yaklaşık 400 yıl önce yaptığı muhteşem yapılarla günümüz mimarisini dahi etkileyen Mimar Sinan'ın her bir eseri hâlâ ilk günkü görkemini sürdürüyor. Ayrı türlerde yaklaşık 500 esere imzasını atan Mimar Sinan'ın sadece İstanbul mimarisine bıraktıkları ise onun ne kadar büyük bir mimar olduğunu da kanıtlıyor. Günümüz teknolojisinde bile onun başarısına ulaşmak zor ve bu nedenle Türkiye'de her yıl 9 Nisan tarihlerinde Türk mimarlık ve sanat tarihinde çok önemli yeri olan Mimar Sinan ve eserlerinin tanınması ve korunması için gerekli araştırma ve geliştirmeyi teşvik etmek amacıyla Mimar Sinan'ı Anma ve Mimarlar Günü kutlanıyor. Biz de sizlere Mimar Sinan'ın İstanbul'da Tarihi Yarımada'ya bıraktığı eserleri ile ilgili bir rota hazırladık. Büyük ustayı daha iyi anlayabilmek için www.buyukustamimarsinan.com adresi üzerinden de bilgilere ulaşabilirsiniz.

USTALIK ESERİNİ 80'Lİ YAŞLARDA YAPTI

Türk mimarlık tarihinin en büyük ismi Mimar Sinan'ın 1490'ların ilk yarısında Kayseri'ye bağlı Ağırnaslı köyünde doğduğu ve 1512-1513 arasında acemi oğlanı olarak devşirildiği biliniyor. Saraydaki eğitim sonrası ordu ile 1521 Belgrad, 1522 Rodos, 1526 Mohaç, 1529 Viyana, 1532 Almanya, 1534 Irak seferlerine katılan Mimar Sinan, bulunduğu bölgelerdeki önemli yapıları inceleyerek kendisini geliştirdi. Günümüzün önemli mimarlarından Dr. Mimar Sinan Genim, büyük ustayı şöyle anlatıyor: “Mimar Sinan'ın çıraklık eserim dediği İstanbul Şehzade Camii'ni 50'li yaşlarının ortalarında, kalfalık eserim dediği İstanbul Süleymaniye Camii'ni 60'lı yaşlarında, ustalık eserim dediği Edirne Selimiye Camii'ni 80'li yaşlarında yaptığını göz önüne alarak sağlıklı ve çalışma aşkı ile dolu uzun bir ömür sürmenin ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir.”

İLK ROTA: SÜLEYMANİYE

Rotamızı önce Osmanlı İmparatorluğunun muhteşem devrinin sembolü Süleymaniye'ye çeviriyoruz. Süleymaniye Camii, külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan türbesini bilmeyen yoktur. Yedi tepeden birinde yer alan bu muhteşem külliyeye gelmişken aşağısında yer alan Rüstem Paşa Külliyesi'ne uğramamak olur mu? Tahtakale'nin ortasında bulunan Rüstem Paşa Külliyesi; mimarisi, çinisi ve İstanbul silüetine tesir eden mevkiiyle Mimar Sinan imzasını taşıyan en önemli sadrazam yapılarından birisi.

İKİNCİ GÜZERGAH: EYÜP

Sıra geldi Eyüp rotamıza. Önce en bilinenden, Eyüp Sultan Türbesinden başlayın. Hemen yanında Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi bulunuyor. Osmanlı'nın en kudretli sadrazamı olan Sokullu Mehmet Paşa'nın gömülü olduğu bu külliye; medresesi, Darülkurrası, türbesi ve haziresiyle sizi bekliyor. Onun karşısında ise Siyavuşpaşa'nın evlatları için yaptırdığı ama kendisinin de defnedildiği türbe yer alır. Eyüp Sultan Külliyesi çevresinde yer alan Pertev Paşa Türbesi'ni de ziyaret ettiğimize göre sıra, Zal Mahmud Paşa Külliyesi'nde… Unutmadan; Zal Mahmud'un şöhreti, Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mustafa cellatlarının elinden kurtulduğunda onu yakalayıp cellatlara teslim etmesinden geliyor. Eyüp'teki son adres ise Feshane durağı karşısındaki Defterdar Mahmut Çelebi Camii…

ÜÇÜNCÜ ROTA: EDİRNEKAPI

Mimar Sinan'ın en güzel ve farklı bir noktadan İstanbul silüetine zenginlik katan eseri; Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Külliyesi... Ardından Karagümrük stadının yanında bulunan Semiz Ali Paşa Medresesi ve onun biraz ilerisinde Nişancı Mehmet Paşa Külliyesi yer alıyor. Ardından Çuhadar Sokak'taki Mehmed Ağa Külliyesi ve Sarı Güzel Caddesi'ndeki Mesih Mehmed Paşa Külliyesi'ne doğru yöneliyoruz. Hırka-i Şerif Camii'ne de yakın olan Külliye, Yavuz Selim kavşağından sağa doğru inerken Eski Ali Paşa Caddesi üzerinde yer alıyor. Son olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nün yanındaki Akşemseddin Caddesi ile Koca Sinan Caddesi'nin kesiştiği noktada mimarın kendi adını taşıyan mescid bulunuyor.