Mehmet Özhaseki Kayseri Melikgazi Belediyesi kentsel dönüşüm

”Rant uğruna tabiatla kavga ediliyor ama tabiatla kavga olmaz”

Genel 28.09.2019 15:39

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, Melikgazi Belediyesi kentsel dönüşüm projesinin temel atma töreninde konuştu.

Melikgazi Belediyesi tarafından Kazım Karabekir mahallesinde düzenlenen kentsel dönüşüm projesinin temel atma töreninde konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, ”Rant uğruna tabiatla kavga ediliyor ama tabiatla kavga olmaz” dedi.

25 sene önce belediye başkanlığına geldiğinde şehrin alt yapısı olmadığını, borçları olduğunu ve rant için gecekondu parsellerinin tehlikeli alanlardan satıldığını söyleyen Özhaseki, tabiat kurallarına uyulmaması durumunda daha çok insanın canının acıyabileceğini belirtti. Geçmişte boş vererek ve plansız bir şekilde parsellerin satılması ve gecekondu yapılması sonucunda evlerin doğal afetlerden çok fazla etkilendiğini söyleyen Mehmet Özhaseki, “Bugün burada temelini atacağımız inşaatın, kazasız belasız bitmesin, kısa sürede hak sahiplerine teslim edilmesini ve içinde de kardeşlerimizin huzur içerisinde yaşamasını Allah'tan niyaz ediyorum. Ben bu bölgeleri çok iyi biliyorum ve çocukluğumuz buralarda geçti. Bu içinde bulunduğumuz mekanlar ve sağlı sollu baktığımızda gördüğümüz binaların hepsinin yerinde bağlar vardı. 60'lı yılların sonuna doğru başlayan 200 metrekarelik insanlara gecekondu yapımı için parseller satılmaya başlandığında herkes başını sokacak bir yer yapma telaşına düştü. Nihayetinde o günlerde bu işe sıcak bakarak bir planlama dahilinde götürmeden, yapsınlar boşver diyerek göz yumdukları bir ortamda, buralar da dahil olmak üzere Kayseri'nin neredeyse yarısı gecekondu olarak oluştu. İnsanların bir suçu var mı? yok. Niye? Çok özür diliyorum ama bir hayvan bile başını sokacak bir barınak arar. İnsanlar da ailesiyle yaşayacağı bir alan arar. Siz bunu belediye olarak düzgün planlamazsanız herkes bulduğu yere evini yapar ve başını sokar. Bu yüzden senelerce ideolojik takıntılı bir belediyecilik anlayışı neticesinde Kayseri'nin yüzde 50'den fazlası gecekondu olarak oluştu.” dedi.

Mehmet Özhaseki, Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunun 3 gün sonra unutulduğunu söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: “Bizim verdiğimiz projeleri herkes yaptı ama biz oranın suyunu getirdik, kanalizasyonunu yaptık, okullarını yaptık, camisini ve sosyal tesislerini yaptık. İnsanlar da geldiler bir plan dahilinde o evlerde oturdular. Gecekonduya son veren proje oydu ve Dünya Bankası bile izlemeye geldi raporlarında dediler ki Kayseri gecekonduyu bile doğru bir mantıkla yürütüyor ve yok ediyor. Çok şükür emeklerimiz geçti ama geldiğimiz nokta sevindirici. Burada bu evlerin yapılmasında 2 sebep çok haklı ve meşrudur. İlki insanların refahları artıyor, geliri artıyor ve topraktan evlerde kimse yaşamak istemiyor. Çünkü o evlerde yağmur yağsa eve damlayarak akar. Kim nasıl yaşasın o şekilde? Kolay değil ve herkesin artık kendine ait güzel evlerde oturması lazım. İkincisi bundan da önemli. Türkiye bir deprem ülkesi ve bu memleketin yer altı çok hareketli. Fay kırıkları var ve bu Kayseri'de de var. o kırıkların üzerine ev yapmamak lazım. Deprem olacağını bilerek hareket etmek lazım. Dün İstanbul'da deprem olduğunda herkes ayağa kalkıyor, herkes depremi konuşuyor aradan 3 gün geçince adeta balık hafızalı gibi hepimiz unutuyoruz ve işimize devam ediyoruz. Sonra da gözü doymaz bir şekilde rant uğruna fay kırıklıklarına, deprem olabilecek en tehlikeli yerlere ev yapmaya da devam ediyoruz. İnsanlar da burada oturuyorlar ve deprem geldiğinde de yerle yeksan oluyor.”

Tabiat kurallarının bize göre hareket etmeyeceğini ve ne olursa olsun doğanın düzeninin devam edeceğini söyleyen Özhaseki, “Hepimizin bilmesi gereken kural şu, Allah bu dünyayı bize vermiş ama yanında tabiat kanunlarını da koymuş. Tabiat kanunları biz yaşıyoruz diye vazgeçmez. Toprak bitki vermeye devam eder, yerin altında gaz sıkışması olur ve hareketlilik devam eder. Orada depremler olur ama bize düşen bütün bunları bilmek ve bu doğrultuda hareket etmek. Tabiatla kavga olmaz, kafa tutarak olmaz. Bize düşen tek şey, Allah'ın koyduğu bu kuralları anlamak ve ona uygun hareket etmek. Ama ne yazık ki son 100 yıldır şehir yaşamımız böyle gelişmiyor. Osmanlı ve daha öncesinde Selçuklu Döneminde bile, deprem faylarının geçtiği yerlere bir kişi bile ev ve iş yeri yapmazken, biz 40'lı yıllardan beri göz göre göre ev yapıyoruz. Sonra deprem yakalıyor ve her taraf yıkılıyor. İnsanlarımız ölüyor, içimiz acıyor sonra hesap soracak birilerini aramaya başlıyoruz. Sonra da af edersiniz sapık sapık fetvalar vermeye başlıyoruz kader falan diye. Bu kader falan değil Allah'ın izni olmadan hiç bir şey olmaz ama bizlere de akıl vermiş. Tabiat kuralları Kur'an da da geçiyor ve ona uygun hareket etmediğimiz sürece daha çok içimiz yanar” dedi.