çevre ve şehircilik bakanı mehmet özhaseki

O yapılar kontrol altına alınacak!

Genel Uğurcan Tokay 10.11.2017
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, yaylalardaki kaçak yapılaşmayı önlemek adına önlem alınacağını söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yaylalardaki kaçak yapıları önlemeye ilişkin çalışmaların başladığını belirterek "Bundan sonra yaylalarda bir disiplin olacak." dedi.

Bakan Özhaseki, AA muhabirine, yaylalarda doğal yapının bozulmasına yönelik tartışmalar, buralardaki kaçak yapılaşmayı önlemek için alınan önlemler ile termik santrallerin kurulmasına gösterilen tepkilere ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Meralar, ormanlar ve sit alanlarında yapılaşma yasağı bulunduğunu anımsatan Özhaseki, eskiden sadece hayvancılık amaçlı kullanılan bu alanlara sonrasında yazlıklar, birkaç katlı çirkin binalar yapılmaya başlandığına dikkati çekti. 

Özhaseki, bu noktada iyi planlamanın önemine işaret ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir çalışma başlatıldı. Bu çalışma içerisinde Bakanlığımız, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TOKİ var. Özellikle Ayder Yaylası için başladı bu çalışma." dedi.

"Bir plan dahilinde devam edecek" 

Bakan Özhaseki, yürütülen çalışmada yurt dışındaki benzer örneklerin incelendiğini, Davos'un da gidip görüldüğünü ve bu kapsamda yaylalardaki kaçak yapılaşmayı önlemeye ilişkin çalışmanın başlatıldığını anlatarak şöyle konuştu:

"Bundan sonra yaylalarda bir disiplin olacak. İhtiyaç sahipleri için nereye konut yapılacaksa orada birtakım dedelerden, babalardan kalma mülkiyetler, yerler de var. İşte buralara nasıl yapılabileceği, otopark alanının, yolun, camisinin nerede olacağı planlanacak. Canı sıkılan 'Bu bizim mahallenin camisi olsun' diye yapamayacak artık bundan sonra. Bu bir plan dahilinde devam edecek."

Günden güne artan çirkin yapıları da gördüklerini ifade eden Özhaseki, şunları söyledi:

"Burada direkt sorumluluk belediyelerde. Eğer Bakanlığımıza şikayet yapılırsa biz takibat yapıyoruz. Şahsi kanaatim, şimdilik oralarda herhangi bir yapıya izin vermemek doğru. İdareci arkadaşlarımızın, ilçe, büyükşehir belediyesinde çok sıkı denetimi, sonrasında da planların yavaş yavaş devreye girip eski yapıların yıkılıp yeniye doğru, yeni yapılacakların da bu plan dahilinde yapılması yarınlarımızı kurtaracaktır. Yoksa bunun dışında hiçbir çaresi yok bu işin." 

"Yeni bir planlama lazım" 

Özhaseki, Bakanlığa bağlı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yöresel mimari konusunda da çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Bu çalışmanın Karadeniz Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Mardin, Isparta, Safranbolu'yu kapsadığını belirten Özhaseki, "Bunu zorlayacağız, başka çaresi yok. O yöresel örnekleri oraya zorlayacağız. Oraya rastgele gelip de betondan duvarlar falan yaparak bu işlerin yapılmaması lazım." diye konuştu.

Tip projelere ilişkin ellerinde onlarca örnek bulunduğunu ifade eden Özhaseki, "Öneri getirdiğimiz yerler var ama dediğim gibi yaylalarda yeni bir planlama lazım. Belki turizme açılacak yerler de varsa onların da bir plan dahilinde yapılması, rastgele değil bir plan dahilinde gelişmesi söz konusu." dedi.

Termik santraller 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, termik santrallerin kurulmasına ilişkin tepkilere yönelik de "Türkiye'de elektrik üretimi noktasında ortaya konulan çalışmalarla çevreci kuruluşlar arasında sanki bir çatışma var gibi gözüküyor. Bunu hangi alanda yaparsanız yapın bir itirazla karşılaşıyorsunuz. Haklı olan itirazlar da var, peşinen reddetmeyelim ama çok rastgele, sıradan yapılmış itirazlar da var." değerlendirmesinde bulundu.

Bu noktada gerçekten çevreye hiç zarar vermeyecek, yenilenebilir enerji denilen kaynaklara bile itirazlar geldiğini söyleyen Özhaseki, buna tarım toprağı olmayan arazilerde kurulan rüzgar güllerini örnek gösterdi. 

Özhaseki, bu konuda "Kuşların göç yolunu bozuyor", "Sesi rahatsız ediyor", "Silüetimi bozuyor" gibi tepkiler aldıklarına dikkati çekerek buralara ÇED izni verilirken verimli bir toprak, tarım arazisi olmama şartının koşulduğunu vurguladı.

Hidroelektrik santrallerine (HES) de itirazların bulunduğunu söyleyen Özhaseki, hükümet olarak alınan kararla dere yatağındaki HES'ler için 10 megavat kurulu gücün altındaki santrallere izin verilmediğini ifade etti.  

 "En çevreci olan Türkiye'de" 

Bakan Özhaseki, en çok tartışılan konulardan birinin de kömür ile nükleer santraller olduğuna işaret ederek "İki tane nükleer santral kuruluyor bizde. Bunun için müthiş itirazlar var." dedi. Türkiye'nin etrafındaki birçok ülkede zaten nükleer santrallerin bulunduğuna dikkati çeken Özhaseki, dünyada toplam nükleer tesis sayısının 450 civarında olduğu bilgisini paylaştı. 

Harita üzerinden Avrupa Birliği ülkelerinde bulunan nükleer tesisleri gösteren ve bu ülkelerde 131 nükleer tesis bulunduğuna işaret eden Özhaseki, şu görüşleri aktardı:

"Fransa'da Paris'in etrafında 6 tane, İngiltere'de Londra'nın etrafında 9 tane var. Fransa'daki nükleer tesis sayısı 58. Şu anda dünyada devam eden 50'nin üzerinde nükleer tesis var, vazgeçilmiş değil. Madrid'in etrafında 6 tane nükleer tesis var. Türkiye'nin de etrafında Romanya'da, Bulgaristan'da, Ermenistan'da tesisler var. Siz yaptığınız zaman niye itiraz çıkıyor ki buna? En çevreci olan da Türkiye'de ve yapım maliyetini saymazsanız en ucuza yıllarca devam edecek olan enerji de bu. Bütün dünya bunu tercih ediyor ve yapıyor." 

 "Yerli kömürlerimizi değerlendirmeyelim mi?" 

Kömür santrallerine de itiraz edildiğini aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:

"Kömürle ilgili de hükümet olarak aldığımız karar şu, biz artık ithal kömüre dayalı bir termik santral kurulmasına izin vermiyoruz. ÇED raporu bizden geçmiyor ama yerli kömürlerimiz varsa kendi kömürlerimizi değerlendirmeyelim mi? Orada bir istihdam alanı oluşturmayalım mı? Bunun için uğraşıyoruz. Bunda da müthiş bir titizlik göstererek, çevreyle ilintisini, vatandaşları rahatsız edip etmeme konusunu, kirliliği müthiş şekilde inceliyoruz. Yeni çıkan baca sisteminde termik santrallerde eğer düzgün bir şekilde uygulanır ve denetlenirse dışarıya kolay kolay bir zehirli atık çıkmıyor.

Bunları da yaptırmazsak nasıl bir hale geleceğiz? Şimdi ülke olarak enerjiye ihtiyacımız var mı, var. Hepimiz kullanıyoruz, elektrik, bilgisayarlar, makineler... Bunu nereden elde edeceğiz? İki türlü yolu var, ya içerideki yolları deneyip, kendimize has, yerli kaynaklardan belki de yenilenebilir kaynaklardan enerji üreteceğiz yoksa dışarıdan direkt satın alacağız. Dışarıdan satın almayı mı tercih edelim? İçerideki bütün yerli kaynakları bırakalım mı? Rüzgar, güneş, hidro, termik, kendi kömürümüzü deneme, işletme bunları yapmayalım, dışarıdan bağımlı mı olalım?" 

Çevreye zarar vermeden tüm bunları yerli kaynaklarla yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Özhaseki, Bakanlık olarak yatırımlara izin vermeleri sürecini arıların hiçbir çiçeğe zarar vermeden bal yapmasına benzetti. Özhaseki, kıyılarda yapılacak otellerin ve kurulacak santrallerin de çevrelerine zarar vermeyecek şekilde yapılması konusunda büyük bir hassasiyet gösterdiklerini kaydetti.

yayla yapı denetimi yaylalardaki yapılar