III. Yapay Zeka Yaz Okulu öğrencilerden yoğun ilgi gördü

Mitsubishi Electric'in III. Yapay Zeka Yaz Okulu yoğun ilgi gördü

Genel 12.09.2020 09:26

Mitsubishi Electric, üniversitelerle iş birliği ile düzenlediği III. Yapay Zeka Yaz Okulu kapsamında dijital etkinlikte öğrencilerle buluştu.

Mitsubishi Electric, öğrencilerle dijital platformlar üzerinden iletişime devam ediyor. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Bölümü Ürün Yönetimi ve İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Tolga Bizel; son olarak İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Yalova Üniversiteleri iş birliğiyle düzenlenen III. Yapay Zeka Yaz Okulu (YAZSUM 2020) kapsamında online canlı yayında öğrencilerle buluştu. Lisans ve lisansüstü öğrencilere ve akademisyenlere yapay zekanın temelini öğretmek, lisans- lisansüstü tez hazırlayanlara ilham olmak, yeni proje ekiplerinin oluşmasına öncülük etmek ve yapay zeka alanındaki gelişmelerin takip edilmesi amacıyla düzenlenen III. Yapay Zeka Yaz Okulu etkinliğine katılan Bizel, “Fabrikaların Dijital Dönüşümü ve Yapay Zeka Teknolojileri” başlıklı bir sunum yaptı.

Yapay zekalı yeni kolaboratif robotlar daha hızlı, sezgisel ve hassas çalışıyor

Günümüzde fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini söyleyen Tolga Bizel, sözlerine şöyle devam etti: “Robotlar, daha önce sadece aracın gövdesini değiştirirken artık lambaların yerleştirilmesi ve ses sisteminin kurulması gibi insan eliyle yapılan hassas işleri tamamlayabiliyorlar. Yakın gelecekte de robotlardan beklenen en büyük değişiklik, hareket teknolojisi alanı olacak. Yapay zeka algoritmasına sahip robotlardan ürünün yerini değiştirmesi, hassas, kusursuz ve esnek çalışması beklenecek. Mitsubishi Electric olarak, yapay zeka ile geliştirdiğimiz yeni nesil kolaboratif robotlarla şirketlerin robotik sistemlerini hızlı, sezgisel ve daha düşük maliyetlerde kurmalarına, hızla değişen iş ortamları ve sosyal ihtiyaçlara esnek bir şekilde yanıt vermelerine imkân sağlıyoruz. Böylece beklenmedik arızaların önlenmesi ve arızaya yol açacak parçalar hakkında kullanıcıların önceden ikaz edilmesi mümkün hale geliyor. Robotlarımız, geleneksel sistemlere göre güç sensörüyle daha hızlı ve sisteme zarar vermeden çalışıyor; öğrenerek performansını giderek artırıyor. Aynı zamanda robotlarımızın öğrenme süresi de 5 saatten 1-2 saate kadar düştü.”

e-F@ctory konsepti bir şirketin yaklaşık 9 milyon dolar tasarruf etmesini sağladı

Etkinlikte yeni endüstri evresine e-F@ctory konseptiyle yanıt veren Mitsubishi Electric'in çalışmalarını anlatan Tolga Bizel, şunları söyledi: “Fabrikaların dijital dönüşümlerini gerçekleştiren e-F@ctory konseptimizle fabrika yatırımından önce sanal bir fabrika oluşturarak ortaya çıkacak hattın ve üretimin simülasyonunu gerçekleştirme, verimliliği değerlendirme ve oluşan çıktılar doğrultusunda yatırımı şekillendirme fırsatı sunuyoruz. Dijital dönüşüm çağında makineler, çevrelerinde olup bitenleri anlayabilecek ve birbirleriyle internet protokolleri aracılığıyla iletişim kurabilecek duruma geliyorlar. Bu altyapı içinde robotlar çok önemli bir rol oynuyor. Bugün e-F@ctory altyapısı sayesinde robotlar, üretim hattındaki diğer ürünlerle de haberleşebiliyorlar ve bilgileri insan kontrolünden bağımsız olarak hem kendi aralarında hem de fabrikayı kontrol eden ana sistemle paylaşıp verimliliği artırmak için hazır durumdalar. Bir şirketin Malezya fabrikasında uyguladığımız pilot programımız sayesinde arızaların önceden fark edilerek arıza gerçekleşmeden müdahale edilmesi mümkün hale geldi. Bu pilot program; yüksek verimlilik, önleyici bakım faaliyetleri olanağı, düşük aksam arıza oranı, düşük maliyet ve kusursuz uyumla sonuçlandı. Tüm bu sonuçlar ise şirketin yaklaşık 9 milyon dolar tasarruf etmesini sağladı.”

Dijital İkiz uygulamasıyla yüksek esneklik sağlanıyor

Mitsubishi Electric olarak Türkiye'nin önde gelen elektronik eşya üreticilerinden birinin üretim hattında robotlar ve IQ Platform PLC'ler ile ‘dijital ikiz' uygulamasını gerçekleştirdiklerini dile getiren Tolga Bizel, projeyle ilgili şu bilgileri verdi: “Bu fabrikadaki dijital ikiz uygulamamız sayesinde gerçek üretim hattına müdahale edilmeden üretime esneklik ve verim kattık. Örneğin yetkili bir kişi, üretim hattının dijital ikizinde gerçekte yapmak istediği üretimi sadece parametresini değiştirerek simüle edebiliyor ve hedeflenen üretimin gerçek olduğu zaman ne kadar verimle çalışacağını fiziksel olarak üretime başlamadan görebiliyor.”

“Maisart" teknolojisi ile yapay zeka tabanlı fabrikalarda verimlilik artıyor

Şirketlerin yapay zekadan maksimum fayda elde etmelerini sağlamak amacıyla Mitsubishi Electric'in tescilli AI markası “Maisart" teknolojisini kullandıklarını söyleyen Tolga Bizel; “Mitsubishi Electric's AI creates the State-of-the-ART in technology (Mitsubishi Electric'in AI'sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması olan ‘Maisart' ile yapay zeka tabanlı fabrikalarda ve tesislerde ekipman duruş süresi azalırken verimliliğin artırılması sağlanıyor. Makine öğrenmesi algoritmasını kullanan bu teknoloji, sensör verilerini analiz ettikten sonra farklı operasyonel durumlar arasında üretim makinesi geçişine ilişkin bir model oluşturuyor. Bu sayede fabrika ve tesislerde verimliliği artırmak üzere makinelerdeki beklenmedik durumları işaret eden makine anormalliklerinin hızlı ve doğru bir şekilde tespit edilmesi sağlanıyor” dedi.

“İnsan ve robotların iş birliği içinde çalışacağı bir gelecek öngörüyoruz”

Dijital dönüşüm alanında yaklaşık bir asırlık öncü bir marka olarak, üretim süreçlerinde mükemmel işleyebilen sistemlerin kurulması, sorunsuz bir şekilde işletilmesi ve gerektiğinde revizyonu için her zaman insana ihtiyaç duyulacağına inandıklarını söyleyen Bizel, dijitalleşmenin insanların işsiz kalmasına yol açmayacağını ve insanların emek ağırlıklı çalışmadan daha çok zihinsel çalışmaya geçeceğini öngördüklerini paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı: “Dijital dönüşümle birlikte işletmelerde yeni bir örgütsel yapının ve yerleşimin olacağı yönünde beklentimiz ağırlık kazanıyor. Japonya'daki Kani fabrikamızda 2003 yılında başlayan dönüşüm tecrübemizde, hat üretiminden dijital dönüşümle donatılmış hücresel üretim ve yüksek teknolojik sisteme geçtik. Burada da birçok çalışanın iş tanımının köklü şekilde değişeceğini gördük. Gelecekte robotların insanlarla iş birliği halinde çalışacağı fabrikalar bizleri bekliyor.”