Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı'ndan Mimarlar Odası'na AKM tepkisi!

Genel 09.11.2017 09:19

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKM'yle ilgili müracaattta bulunan Mimarlar Odası'na sert tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul'da AKM'nin projesini takdim edersiniz, ertesi gün Mimar Mühendisler Odası hemen bununla ilgili de müracaatta bulunur. Ne yaptınız siz bugüne kadar? Onu söyleyin. Nereye müracaat ederseniz edin, biliniz ki inşallah 2019, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin, o dev opera binasının bittiği yıl olacaktır. İstediğiniz kadar çırpının, istediğiniz kadar yatın, ne yaparsanız yapın." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenlenen "Şehircilik Şurası Genel Kurulu"nda yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesini devraldıklarında şehrin gündeminde patlayan çöplükler, akmayan sular, kokudan yaklaşılamayan Haliç ve getirilemeyen nice hizmetlerin olduğunu belirtti. 

Türkiye'nin pek çok yerinde olduğu gibi İstanbul ve Ankara'nın da şairin ifadesiyle "üzerine usul usul karbonmonoksit yağan", kışın nefes dahi alınmayan durumda olduğunu ifade eden Erdoğan, metronun, tünellerin, alt ve üst geçitlerin, çevre yollarının kuru bir hayal olduğu şehirlerden isyan seslerinin yükseldiğini aktardı. 

Şehirleşme hızındaki büyük artışa rağmen, geçen 15 yılda tüm bu sıkıntıları büyük ölçüde hal yoluna koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlerin dönüşümünde, TOKİ'nin öncüğülüğünde ortaya çıkan konutu, okulu, ibadethanesi, ticaret merkezi, çevre düzeni ve tüm altyapısıyla kendi kendine yeterli yerleşim birimlerinin çok önemli katkısının olduğunu dile getirdi.

 Benim de şikayetçi olduğum yerler var

Ülke genelinde milyarlarca fidan ve ağaç dikildiğini anlatan Erdoğan, "Bugüne kadar TOKİ vasıtasıyla 805 bin konutu tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Bu rakamın 355 binini dar ve orta gelir grubuna yönelik ürettiğimiz ve çok uygun şartlarda kendilerine verdiğimiz konutlar oluşturuyor. Buna rağmen zaman zaman TOKİ'yi eleştirenlere rastlıyoruz. Neymiş TOKİ projeleriyle mahalle kültürü yok oluyormuş, yeşil alanlar katlediliyormuş, binalar çok yüksekmiş. Benim de şikayetçi olduğum yerler var. İnanın bunları söyleyenlerin de tabii milletten haberi yok." diye konuştu.

Mahalle kültürü

TOKİ'nin, ortadan kaldırdığı gecekondulaşmanın olduğu bölgelerde kentsel değişim ve dönüşümü gerçekleştirdiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendileri 30-40 katlık rezidansta oturup kapı komşularının adını dahi bilmeyenlerin mahalle kültüründen bahsetmeleri kadar boş bir iş olabilir mi? Ömürlerinde bir kez olsun kışın ısınmak için soba yakmamış, her yağmurda çatısı akmamış olanların gecekondu hayatının erdeminden bahsetmeleri riyakarlıktan başka bir şey değildir. Hayatlarında bir tek ağaç dikmediği, bir tek ağaç sulamadığı halde dünyanın en çevreci insanı geçinenleri artık dikkate almıyorum ve almayacağız. Türkiye'de dünün ihtiyacı kısa sürede büyük miktarda konut üretip milletin talebine cevap vermekti. İşte TOKİ bunu yaptı. Özellikle mahalle projesi teklifini yapanlara hak veriyorum. Teklif doğrudur ve TOKİ'nin de Emlak Gayrimenkul'ün de bu istikamette çalışmalar geliştirdiğini biliyorum. Bugünkü ihtiyacımız neyse hiç şüphesiz TOKİ ona yönelecektir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 80 milyon kendi vatandaşı, sayıları 4 milyonu bulan çeşitli statülerdeki misafirleri, 6 milyon civarındaki yurt dışı insan gücüyle nasıl büyük bir ülke olduğunu göremeyenlerin ufuksuzluğundan bıktıklarını, usandıklarını ifade etti.  

Yok 'kaçak' dediler, yok şu, yok bu...

Bu kişilerin, kendilerine taş üstüne taş koydurmamayı hayat felsefesi olarak belirleyen bir çete olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Yol, baraj, köprü, metro yaparsınız karşınızda hep bu çeteyi bulursunuz. İstanbul'da AKM'nin projesini takdim edersiniz, ertesi gün Mimar Mühendisler Odası hemen bununla ilgili de müracaatta bulunur. Ne yaptınız siz bugüne kadar? Onu söyleyin. Nereye müracaat ederseniz edin, biliniz ki inşallah 2019, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin, o dev opera binasının bittiği yıl olacaktır. İstediğiniz kadar çırpının, istediğiniz kadar yatın, ne yaparsanız yapın. Böyle yapa yapa 10 yılımızı yediniz. Artık daha size tahammül yok. Bedeli neyse biz bunu yapacağız. Sırça köşklerinden bize ahkam kesenlerin asıl derdi, büyükşehirlerin, özellikle de kurtarılmış bölge olarak gördükleri belli muhitlerin sadece kendilerine ait olmaktan çıkmasıdır. Lafa gelince halkçılığı kimseye bırakmayanlar, milletle aynı yollarda yürümeyi, aynı mekanlarda oturmayı, aynı meydanları paylaşmayı içlerine sindiremiyorlar. Bakınız şu gördüğünüz binadan başka bir opera binası yoktur. Bu da yarı opera binasıdır. Acaba niye yapılmadı, niye yapmadınız? İşte biz burayı yaptık. Külliyeyi yaptık, ona saldırdılar. Yok 'kaçak' dediler, yok şu, yok bu dediler. Danıştayına varıncaya kadar hepsi kararlarını verdi. 'Oraya gitmeyeceğiz' dediler, ondan sonra geldiler. Niye geldiniz? Hoşgeldiniz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan yerlerin şahsı için inşa edilmediğini, "milletin evi" olduğunu söyledi.

"Bugün varız, yarın yokuz ama bizim bu kubbede hoş bir sada bırakmamız lazım. 'Bu ülkede bir zamanlar filancalar geldi, gitti, gerçekten güzel eserler bıraktılar' dedirtmemiz önemli." ifadesini kullanan Erdoğan, farklı ülkelerden gelen devlet başkanlarını göğüslerini gere gere karşıladıklarını vurguladı. 

Bizim milletimize sözümüz var

Başbakanlık yaptığı süreçte, Başbakanlık ile Yargıtay arasında, caddede karşılama töreni yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Türk milleti bunu kendine yakıştırabilir miydi? Bunları yaptık. Şimdi ondan kurtulduk hamdolsun. Cumhurbaşkanı karşılamalarını burada yapıyor, Başbakan Çankaya'da yapıyor. Dünyayı tanımayanlar, bilmeyenler, nerede ne var bunu görmeyenler, anlamayanlar ne yazık ki olaylara hep dar pencereden baktılar. Artık o devran geride kaldı. Hiç kusura bakmasınlar. Biz onlara değil milletimize hizmetle mükellefiz. Bizim milletimize sözümüz var. Ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracağız. Bu yolda bize verecek katkısı olan herkese yüreğimiz de kollarımız da açıktır. Biz, takoz olmaya çalışanları ise 15 yıldır yaptığımız gibi kendi sığ dünyalarında bırakır yolumuza devam ederiz." diye konuştu.

Millete en iyi şekilde hizmet etmenin mücadelesi içinde olacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig'te "Kötüye katılma selametle yürü, daima doğru ve dürüst ol. Küheylan gibi meydanda cevelan et." dediğini anımsatarak, kendilerinden başka herkese husumeti maharet sayan zihniyetteki insanlara harcayacak tek bir saniyelerinin dahi olmadığını belirtti.

Millete en iyi şekilde hizmet etmenin mücadelesi içinde olacaklarının altını çizen Erdoğan, Sultan Fatih'in ifadesiyle "Hüner bir şehri bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir" inancıyla milletin gönlünü kazanmak için çalıştıklarını dile getirdi.

Bir siyasetçinin görevinin proje ve kalıcı eserler üretmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, bir devletin vazifesinin de vatandaşlarının bir kaç adım önünde giderek, onların ihtiyaçlarına uzun vadeli çözümler geliştirmek olduğunu söyledi.

Türkiye'de, devlet yönetiminin uzun yıllar boyunca toplumun ve hayatın gerisinde kaldığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: 

"1950 yılında şehirlerde yaşayan nüfus yüzde 25 iken bu oran 1980 yılında yüzde 44'e, 2000 yılında yüzde 65'e ve geçen yıl da yüzde 88'e ulaştı. Dünyada şehirlerde yaşayan nüfus ortalaması yüzde 54'tür. Aynı şekilde 1950 yılında nüfusu 500 binden fazla olan şehir sayımız sadece 2 iken bugün bu sayı 40'ı aştı. Şehirlerimizin önümüzdeki dönemde daha da kalabalık hale geleceğini tahmin etmek için allame olmaya gerek yok. Eski yönetim mantığı içinde bu değişimi kontrol etme ve yönlendirme şansımız yoktur. Mevcut politikalarımız ve araçlarımızla buraya kadar geldik. Önümüzdeki dönem için yeni politikalara ve araçlara ihtiyacımız olduğunu gayet iyi biliyoruz."

Nicelik odaklı değil, nitelik odaklı anlayışı hakim kılacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda olduğu gibi şehircilikte de nicelik odaklı değil, nitelik odaklı bir anlayışın hakim kılınması gerektiğini dile getirerek, insanı merkeze almadan, fıtratı odak noktası yapmadan şehircilikte arzu edilen yere varılamayacağını ifade etti.

Modern mimarinin imkanlarıyla kadim ve kalıcı olanı sentezlemek için çalışacaklarını belirten Erdoğan, "Bir tarafı inkar yeni inşa olmaz. Hepsini miks edeceğiz, bu şekilde geleceğimizi inşa edeceğiz. Son iki asrımıza damgasını vuran o taklitçi zihniyeti artık bir kenara bırakmalıyız. Bugün yüzleştiğimiz meselelerin çözümü için önce zihniyet dönüşümünü gerçekleştirme ihtiyacımız var." dedi.

Yeni Şehircilik Vizyonu esaslarının son derece kıymetli olduğuna inandığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Merkezine insanı koyan, yeryüzünün dengesine müdahale etmeyen, şehirlerimizi korumanın yanında çocuklarımız için çok daha yaşanabilir, dünyaya örnek olacak şehirler inşa etmeyi amaçlayan bu anlayış Türkiye'nin Yeni Şehircilik Vizyonunun taşıyıcı sütunlarıdır. İnşallah bizler de tüm imkanlarımızla şura kararlarının tatbiki için gayret edeceğiz. Özverili bir çalışma sürecinin ürünü olan bu şuranın geleceğin şehirlerini planlama ve hayata geçirme noktasında bir dönüm noktası olmasını diliyorum. Emeği geçenleri başta Bakanımız olmak üzere tebrik ediyorum. Alınan kararların ülkemiz ve istikbalimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."