mehmet özhaseki

Bakan Özhaseki Kütahya'da bin 453 konutun şantiyesini gezdi

Genel Emine Pile 04.04.2018
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kütahya Belediyesi tarafından Perli Mahallesi'nde yaptırılan atık su arıtma tesisinin açılışına katıldı.
Kütahya Belediyesi tarafından Perli Mahallesi'nde yaptırılan atık su arıtma tesisinin açılışına katılan Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, Kütahya'nın belediyecilik açısından yıllardır güzel işlerin yapıldığı bir şehir olduğunu vurguladı. 

Özhaseki, Kütahya'da daha önce de işin ehli kişilerin görev yaptığına işaret ederek, "Siz yatın kalkın da CHP'den belediye devralmadığınıza dua edin. 1994'te ben onlardan belediye devraldım. Benden ilk randevu isteyenler ya alacaklılar ya da haciz memurları ya da 'Paramı nasıl kurtarırım?' diyenlerdi." ifadesini kullandı. 

Kayseri'de şehrin ortasından bir cadde geçtiğini, bir tarafın Melik Gazi, diğer tarafın Kocasinan olduğuna işaret eden Özhaseki, şöyle devam etti:

"Bir taraf sağ mafyanın işgalinde, bir taraf sol mafyanın işgalinde. Şehrin yarısının kanalizasyonu yok. Su boruları 50'li, 60'lı yıllarda yapılmış, delik deşik durumda. Belediyeye herkes gidemez, korkardı. Militanları orada, dayak yemekten korkardı insanlar. Ve her taraf borç batağı. Kanalizasyon şehrin ortasından oluk oluk ırmak gibi akardı. Çocuklar düşer, boğulurdu. Biz böyle ortamlarda başladık belediyeciliğe. Siz yatın kalkın böyle bir felakete uğramamışsınız ona dua edin."  

Bakan Özhaseki, hükümet olarak çevreciliğe büyük önem verdiklerini ve bununla ilgili de yoğun çaba harcadıklarını anlattı. 

"Su zengini değiliz" 

Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığına vurgu yapan Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu an bizim ülkemizdeki bütün ırmakların, derelerin, nehirlerin, aklınıza ne geliyorsa, su akan ne varsa hepsinin toplamı Tuna'nın yarısı kadar. Su zengini değiliz. İkincisi dünyadaki bütün kaynaklar da sınırsız değil. Yani Cenabıhak'ın bir lütfu olarak yaşamamız için en elzem iş birincisi hava ise ikincisi su. O da sınırsız değil. O zaman bizim suyu tasarruflu kullanmamız, kirletmemiz ve ona uygun şekilde davranmamız gerekiyor. Böyle davranmazsak ne olur? Allah korusun kendi felaketimizi, kendi sonumuzu kendimiz hazırlamış oluruz. Bir litre dışarıya attığımız kirli su tam 8 litre suyu kirletiyor. O yüzden bu tesis önemli." 

Bakan Özhaseki, dünyanın kullanmış olduğu kullanım suyunun yüzde 40'ının arıtma tesislerinden çıktığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Çin'de, Hindistan'da birçok ülkede bu şekilde yapılıyor. Eğer bunları arıtmazsak ne olur? Şu anda dünyada tam 15 milyon insan sadece kirli sudan hayatını kaybediyor. Çoğunluğu da çocuklar. 15 milyon çoğunluğu çocuk olmak üzere insanımız hayatını kaybediyor, sadece kirli sudan dolayı. Birleşmiş Milletlerin (BM) raporlarına göre 2050 yılında dünya nüfusu 9 milyar olacak. Aşırı tüketim, dışarı attığımız atıklar ve kirli sular birçok insanın artık suya erişimini engellenecek. Şöyle bir kötümser tablo var; 2050 yılı geldiğinde 7 milyar insan yani 9 milyarlık insanlık aleminin 7 milyarı suya erişim noktasında sıkıntı çekecek ve bundan dolayı da yavaş yavaş hayatını kaybedecek. Suyu biraz biz hoyrat mı kullanıyoruz? Evet hepimiz şahidiz. Evlerimizde, dışarıda sanki o çeşmelerden akan su ucuz verildiği için belediye tarafından sınırsız geliyor gibi bir hisle onu hoyratça kullanıyoruz. Bir aracın üretimi için hani bindiğimiz otomobiller var ya kullanılan su miktarı 400 bin litre. Bir araç için 400 bin litre ne yazık ki su kullanıyoruz. İnşallah sonumuz hayır olur. Bu konularda hoyrat kullanmanın hiç manası yok."

"Bunlar kolay işler değil" 

Ülke olarak zor günlerin içinde bulunduklarını belirten Özhaseki, "Bir taraftan PKK gibi bir örgütle, bir taraftan FETÖ gibi içimize sızmış, hepimizi, o güzel duygularımızı kandırmış, sömürmüş bir örgütle mücadele ediyoruz. Bir taraftan dünyanın 'Proje örgütü' olarak uydurduğu ve Suriye koyduğu sonra onu bahane ederek toplandıkları bir proje örgütle savaşıyoruz. Bir taraftan da batının iki yüzlü tavırları ve bize karşı olan hasmane tavırları neticesinde ekonomik boğma hareketi olarak ortaya koydukları bir bela ile de savaş veriyoruz. Bunlar kolay işler değil." diye konuştu.

Özhaseki, Avrupa'nın herhangi bir ülkesinin bu belalardan biriyle bile uğraşamadıklarına işaret ederek, şunları aktardı:

"PKK 40 yıldır var bu milletin başına bela ama hamdolsun son 2-3 yıl içinde onların azgınlıkları, yani paçavralarını bayrak diye çekip bölücülük ilan ettikleri, öz yönetim ilan ettikleri yerde öyle kararlı davrandık ki, şehirlerimizi tertemiz hale getirdik. Binlerce kişilik ordu kurup batı tarafından desteklendiklerinde özgürlük hareketi gibi arkasından destek verenler şimdi ne yapacaklarını şaşırdılar. Çok azı kaldı, arada sızmalarla ülkemize girip sadece can yakıcı eylem yapıyorlar, moralimizi bozabilmek için. Onun dışında tüm şehirlerimiz temizlendi." 

PKK'nın yıllarca zarar verdiği bölgelerde devlet olarak yaraları sardıklarını, bölgede yaşayanların her türlü zararlarını da giderdiklerine değinen Özhaseki, oralarda kardeşlik duygusunu tesis ettiklerini bildirdi. 

"Oyunları bozuyoruz Allah'a şükür"

Bakan Özhaseki, ülke dışında yaptıkları operasyonun da bütün dünya ülkelerine parmak ısırttığını vurgulayarak, şöyle dedi:

"Bir tek sivile, masum insana zarar vermeden sadece teröristleri, katilleri bulup temizleyebilmek kolay değil. Çok şükür bunu da başardık. İnşallah sona gelindi. Bir taraftan FETÖ gibi bir bela, hepimize gelmişler din, iman, millet diyerek kandırmışlar. Güzel sırıtık bir yüzle herkese güzel güzel şeyler söylemişler. Devleti ele geçirmek için en hassas olduğumuz yerlerde orduda, yargıda, mülkiyede, içeride örgütlenmişler. Bir gün geldi 15 Temmuz, açık yüzleri ortaya çıktı iyice. Katillikleri ortaya çıktı. Vahşetleri ortaya çıktı. Kime hizmet ettikleri belli oldu. İşte onunla da mücadele ettik. Hamdolsun devleti bu konuda da temizledik bu tiplerden. Bunun yanı sıra DEAŞ örgütü, İslam tarihinde böyle bir örgüt yok. DEAŞ diye bir şey yok. Ne mezhebi akımlar, ne tasavvufi akımlar, ne itikadi akımlar içinde var. Batı uydurdu, kandırılmış tipleri koydu, maaşlarını verdi, sakallarını uzattı IŞİD'ci oldular. Şimdi sakallarını kesiyorlar PYD'ci yapıyorlar. Onu bahane ederek orada toplandılar. Oraya gelen Amerika'nın Suriye ile bir ortaklığı mı var? Komşuluğu mu var? Ortak bir geçmişi mi var? Kültür bağı mı var? Niye geliyor oraya? Ne işi var orada? Fransa'nın ne işi var orada? Suriye topraklarında ne işleri var bunların? Niye parçalamak için uğraşıyorlar? Kendileri bir arada durmak için çırpınıyorlar. İşte burada da oyunları bozuyoruz Allah'a şükür." 

Özhaseki, yaşanan tüm sıkıntılı süreçlere rağmen Türkiye'nin geçen yıl büyüme oranının 7,4 olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Değişik spekülatif sözler söylenebilir ama rakamlar yanıltmaz kimseyi. İhracatımız 160 milyar dolara çıktı. Kişi başına düşen milli gelirimiz 15 yıl içinde 3 misli arttı. Bunlar kolay işler değil. Çalışıyoruz, gayret ediyoruz, olaya hakimiz. Bir taraftan kötülerin cezasını verip canını okurken, bir taraftan da bu ülkeyi büyütmenin, geliştirmenin, refahı artırmanın yollarını arıyoruz. Şimdi oturacağız yine. Belediyelerimizle vilayetimizde toplanacağız. Birçok istekleri olacak. Emin olun batıda bizim yaşadığımız bu olayları yaşayan bir ülke olsaydı bizim şu konuşacaklarımızın hiçbirini konuşamazlardı. Başlarındaki o belayla ancak uğraşırlardı. Ama biz Allah'a hamdolsun hem onların canına okuyoruz savaşıyoruz kötülerle, bir taraftan da 'Bu ülkeye nasıl yatırım yaparız, nasıl iyilik yaparız, ne tür işler yaparız.' diye bunların tartışmasını yapıyoruz." 

Konuşmasının ardından Bakan Özhaseki, arıtma tesisinin açılışını yaptı. 

Törene, Vali Ahmet Hamdi Nayir, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, İl Jandarma Komutanı Albay Tayfun Dündar, Emniyet Müdürü Hasan Çevik,  AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu ve vatandaşlar katıldı. 

Bakan Özhaseki, arıtma tesisi açılışından sonra kentsel dönüşüm kapsamında yapımı devam eden bin 453 konutun şantiyesini gezdi. 

mehmet özhaseki çevre su tasarrufu