tekeli mehmet paşa cami antalya

Antalya'daki Tekeli Mehmet Paşa Cami restore edilecek

Genel 14.04.2018 12:00

Osmanlı'nın simge camilerinden 'taş papatya' diye de anılan 400 yıllık Tekeli Mehmet Paşa Camisi, 600 gün kapatılarak restore çalışmları yapılacak.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Antalya'nın silüetine damgasını vurduğu simge camilerinden 4 asırlık Tekeli Mehmet Paşa Camisi, Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilecek.

Turizmin başkenti Antalya'nın Hadrianus Kapısı, Yivli Minare, surlar, eski evleri ve dar sokaklarıyla geçmişe yolculuğa çıkartan Kaleiçi'ndeki Saat Kulesi'nın yanı başında kubbelerinin papatyaya benzerliği nedeniyle "taş papatya" diye de anılan Tekeli Mehmet Paşa Camisi, kentin silüetini oluşturan en önemli camiler arasında.
Yapılış tarihi net bilinmemekle birlikte 1650 yılındaki Adem Efendi Vakfiyesinde hakkında bilgi verilmesi nedeniyle 4 asırlık olduğu tahmin edilen cami, iç mimari yapısı ve cami pencere alınlarında yer alan İbnü'n Nahvi'nin Kaside-i Münferice ile dikkati çekiyor.

Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem'in Antalya'yı ziyaretinde "Bu sene vakıfları görünür kılacağız" demecinin ardından konumu itibarıyla her gün yüzlerce turistin de ziyaret ettiği caminin kapsamlı bir restorasyonu için Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü ekipleri de ihale sürecini başlattı. Ramazandan sonra başlaması planlanan restorasyon çalışmasının 600 gün sürmesi bekleniyor.

"Antalya'nın silüetini orijinal haliyle kentle buluşturacağız"

Antalya Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Coşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, camiye 1850 mahfil, havuz ve tuvaletler eklendiğini, dönem dönem kısmi onarımlar yapıldığını, 1996 yılında ise örtü sistemindeki kurşunların değiştirildiğini ifade etti.

Caminin restorasyonu için 18 Nisan'da ihaleye çıkacaklarını ve ramazan ayının ardından restore çalışmalarına başlayacaklarını kaydeden Coşar, "Restorasyon çalışmaları kapsamında cami kurşunları değiştirilecek. Sıvalar elden geçirilecek. Altında nitelikli eserler çıkarsa düzenlemeleri yapılacak. Camide düşen tarihi çiniler mevcuttu. Bunlar müzede koruma altına alınmıştı. Çinileri konservasyon çalışmasının ardından yeniden yerine takacağız . Burası Antalyalıların en önemli ibadet merkezlerinden ve turistlerin en fazla ilgisini çeken camilerden. Antalya'nın silüetini en güzel ve orijinal haliyle yeniden kentle buluşturacağız." dedi.

Caminin özelliklerine ilişkin de bilgi veren Coşar, şöyle konuştu:

"Sultan Abdulmecit'in 1850 yılındaki Rodos ziyaretinden sonra Antalya'ya geleceği bildirilmiş. Bu nedenle camiye bir mahfil, caminin yanına fıskiyeli havuz yapılmış. Mahfil halen durmakta ve ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmektedir. Caminin batısındaki orta aksta köşeleri pahlı iki paye, kuzey ve güney kenarlarında yine köşeleri pahlı birer paye mihrap yanında iki payanda ile oluşturulan 6 sivri kemerli taşıyıcı sistem bulunmaktadır. İçeriden bakıldığı zaman sürekli göz yanılmasına neden olan eşsiz bir mimari yapıya sahip. Kubbesi 12, 75 metre çapında. Caminin minaresi de tamamen kesme taştan yapılmış. Kuzey cephede ve harimlerde bulunan alt kat pencere alınlıklarında birbirine benzer kompozisyonlarda tarihi çiniler bulunmakta. Sivri kemerlerin içinde yazılar ve yazı aralarında da dişli hançer yaprakları, laleler, hatayiler, rozet çiçekleri ve rumiler serpiştirilmiştir. Caminin en önemli özelliklerinden birisi de alınlarında ünlü fıkıhçı, şair İbnu'n-Nahvi'nin Kaside-i Münferice'nin yer almasıdır."

Antalya'nın turizmin başkenti olduğu kadar vakıf eserleri açısından da büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Coşar, şu anda 123 yıldır ibadete kapalı olan 15 asırlık Şehzade Korkud (Kesik Minare) caminin restorasyonunun devam ettiğini anlattı.

Coşar, Tekeli Mehmet Paşa Caminin restorasyonunun yanı sıra Muratpaşa Camisi ile Müsellim Camisi'nin projelerini de hazırladıklarını kaydetti.

Bölge Müdürü Coşar, "Vatandaşın ve ziyaretçilerin ibadetlerini engellememek için aynı anda restorasyona almadık. Restorasyona aldığımız iki cami ibadete açılınca Muratpaşa, Müsellim ve Şehzade Korkud camisinin hemen yakınındaki Alaaddin Camisi'ni restorasyona alacağız. Bu eserleri korumak bizim tarihi bir görevimiz. Bu nedenle büyük bir özveriyle çalışıyoruz" bilgisini verdi.