Sakhalin Bodrum, Yalıkavak Marina’da açıldı

Sakhalin Bodrum, Yalıkavak Marina’da açıldı

Dünyanın önde gelen restoranlarından White Rabbit Family grubu, Türkiye’deki ilk restoranları Sakhalin Bodrum’u Yalıkavak Marina’da açtı.

Gastronomi dünyasında star olarak bilinen restoran işletmecisi Boris Zarkov ve ünlü şef Vladimir Mukhin ortaklığı ve ev sahipliğinde açılan Sakhalin Bodrum,  davetine iş, sanat ve cemiyet dünyası büyük ilgi gösterdi.

“Dünyanın En İyi 50 Restoranı” arasında 13. sırada bulunan efsanevi White Rabbit Family Grubu’nun, dünyaca ünlü uluslararası alanda önde gelen başarılı restoran işletmecilerinden  Boris Zarkov ve gastronomi dünyasının yıldızlarından Şef Vladimir Mukhin’in ortaklığından doğan Sakhalin Bodrum restaurant, Yalıkavak Marina’da açıldı. 

White Rabbit Family restoran grubunun sahibi Boris Zarkov  ve Şef Vladimir Mukhin’in ev sahipliğinde yapılan ilk davete iş, sanat ve cemiyet dünyasından Işıl-Rüştü Reçber, Suzan Toplusoy, Aynur Özderici, Beste-Mustafa Yurttaş, Burcu Şendir, Tuğçe Eyilik-Ekrem Vardar, Zafer Kozanoğlu, Aysel-Beril Akçay, Gül Ergi, Hakan-Ayşegül Kodal gibi isimler katıldı.

Yalıkavak Marina’yı tercih eden dünyaca ünlü markalar arasına katılan White Rabbit Family Grubu’nun Sakhalin Bodrum restorantı misafirlerine enfes deniz ürünlerinin bulunduğu çeşitli seçeneklerini nefes kesen deniz manzaralı terasında sunmaya başladı. Projenin executive şefliğini aynı zamanda Moskova’daki Sakhalin restoranın da baş şefi olan Alexey Kogay üstlenirken Alexey Vershinin de Sakhalin Bodrum şefi oldu.

Restoranın mutfağında lokal ürünler Akdeniz ve Asya pişirme teknikleriyle birleştirilerek yepyeni bir stil olarak ortaya çıkan “MediterrAsian” tekniği ile hazırlanıyor. Restoranın kalbinde konumlanan  akvaryumdan misafirler istedikleri deniz ürünlerini seçebildikleri gibi buzul efektli deniz ürünlerinin sergilendiği özel bir bar da bulunuyor. 

Rusya’nın tanınmış mimarlarından Mimar Irina Glik, Geometri Tasarım stüdyosu ile birlikte Sakhalin Bodrum için oldukça lüks ve zarif iki ana mekandan ve 240 oturma grubundan oluşan bir restoran tasarladı. 

Mekanın iç tasarımı eski doğal taşlar ve teknolojik mutfak adası elementleriyle doğa ve teknolojiyi birleştiren bir etki sunuyor. Irina Glik’in kendisi de misafirlerin bu restoranda kendilerini denizin ortasındaki bir lüks yatın içinde hissedeceklerini vurguluyor. Restoranın barının yanına özel inşaa edilmiş fütüristik elementler barındıran bir yapıt yerleştirildi. Bu yapıtın da ismi Deniz Kestanesi olarak geçiyor ve bütün alana artistik bir görüntü kazandırıyor.

 

  • Etiketler:

Yorum Yaz