Binalar inşa edildikten sonra deprem güvenliği düzeylerinin belirlenmesi hem zemin hem de bina ile ilgili çok sayıda faktörün genellikle özel teknikler ve cihazlar kullanılarak bir arada değerlendirilmesini gerektiren karmaşık ve pahalı bir süreç haline gelebilir. Konutun deprem dayanımı konusunda tam bir değerlendirme ancak uzmanlarca yapılabilir. Bu değerlendirmede zemin koşulları ile binanın malzeme ve taşıyıcı sistem özellikleri (örneğin, taşıyıcı sisteminin ‘düzenli’ olup olmadığı) birlikte ele alınır. Binadaki çıkmalar, binada sonradan müdahale ile açılan boşluklar, kaldırılan taşıyıcı elemanlar ve duvarlar, bodrum katı olup olmaması, alınan yalıtım önlemleri, daha önce oluşmuş hasarlar ve yapılan onarımlar, hazır beton kullanımı ve diğer yapı malzemelerinin nitelikleri, çevredeki binaların durumu vb. faktörler binanın deprem dayanımını olumlu/olumsuz yönde etkileyebilir. Yazık ki bir binanın taşıyıcı sisteminin yeterli kalitede yapılıp yapılmadığını anlamak her zaman kolay değildir; zira yapı sistemi çok sayıda yapı malzemesinin ve bileşeninin bir araya getirilmesi ile oluşturulur ve bunların tümü döşeme ya da duvar kaplamaları gibi dıştan kolayca görülemez. Sözgelimi, bir binanın temelinde su yalıtımı yapılıp yapılmadığını anlamak kolay değildir. Bu tür uygulamaları sonradan tespit etmenin güçlüğü nedeniyle son zamanlarda özellikle yeni konut inşa eden müteahhitlerin müşterilerine binanın yapım aşamalarını gösteren CD hazırladıkları ve bu pratiğin yaygınlaştığı görülüyor.