Su sorunu

'Su sorunu dururken, sanatçıya 60 bin veriyorlar!'

Sektörden Haberler Zeynep Karabağ 26.10.2016
Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, Türkiye'nin su sorununu dile getirirken, "Kanal işiyle uğraşmıyor, sanatçıya 50-60 bin veriyorlar" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Türkiye'de su sorununu hala çözmemiş, kanal işiyle hala uğraşmayan belediyeler var ama sanatçı getirirken 50-60 bin verebilen belediyelerimiz var." dedi. 

Özhaseki, Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ve İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen, "Uluslararası Kentsel Su ve Atık Yönetimi Sempozyumu"nda, suyun hayat olduğunu söyledi.

Susuz bir hayatın mümkün olamayacağına işaret eden Özhaseki, kavimlerin geçmişte suyun olduğu yerlere kurulduğunu, bunun da suyun önemini gösterdiğini ifade etti. Özhaseki, her şeyin suyla başladığını, Kur-an'ı Kerim'de her şeyin sudan yaratıldığından bahsedildiğini aktararak, suyun kullanımı ve tasarrufuyla ilgili hadisler bulunduğuna değindi.

Belediyelerde su idarelerinin kurulmasının, bu alandaki uzmanlığı artırdığını vurgulayan Özhaseki, "Şu an 30 ilde kurulan su ve kanal idareleri etkili şekilde bu işe vaziyet etmeye başladı ancak Türkiye'de su sorununu hala çözmemiş, kanal işiyle hala uğraşmayan belediyeler var ama sanatçı getirirken 50-60 bin verebilen belediyelerimiz var. 'Efendim para vermiyoruz biz' ne yapıyorsunuz siz? Falan festivallerde trilyonları döküyorsun ama su işine gelince 'devlet gelsin yapsın, bakanlıklar ne duruyor canım, Orman Bakanlığı gelsin, Çevre Bakanlığı gelsin'. Olur tabii geliriz, geleceğiz ama biraz da vicdani sorumluluk hissetmek lazım." diye konuştu.

"Hizmet diye bir derdi yok"

Bakan Özhaseki, davetlilerin sorusu üzerine belediyelere Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan görevlendirmelere değindi.

Görevlendirmelerin ardından belediyelerin büyük ilerleme kaydettiğini ve insanların mutlu olduğunu anlatan Özhaseki, ancak hala gözü belediyecilikte ve hizmette olmayan bazı belediye başkanları bulunduğunu anımsattı.

Bazı belediye başkanlarının kafalarının başka yerde, niyetleri farklı ve vatandaşa hizmet etme gibi dertleri bulunmadığına işaret eden Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O zaman suda da temizlikte de her türlü insan ilişkisinde de başarısız. DSİ gelmiş su çıkarmış, belediyeye teslim etmiş, 60 bin nüfusa yetecek kadar su vermişler, ilçe nüfusu 23 bin civarında fakat ilçenin dörtte üçü su alamıyor. Niye? Belediye ne saat takıyor ne kontrol altına alıyor, ilk suyu alan vatandaş da tarlalarına suyu bırakıyor. Vatandaşın dörtte üçü su alamıyor. Haftada bir kere gece yarısı su akan yerler var. Suyun olmadığından mı? Hayır. Suyun kendisine verilmediğinden mi? Hayır, verilmiş işte su ama kafa başka yerde. 'Bölücülük nasıl yaparım, öz yönetim nasıl ilan ederim, ortalığı nasıl karıştırırım, elimdeki ekiplerle nasıl giderim de o teröristlere yardım ederim' diyen tipler var. Onların yerine kayyum atanınca da 'demokrasi elden gidiyor', niye gitsin kardeşim. Kimin acaba sınırsız suç işleme özgürlüğü var?"

"Bu ülke size ne kötülük etti"

Belediye başkanları ve ekibinin, kanunen iş başına gelmiş ve kendisine yüklenmiş görevleri yapmakla yükümlü insanlar olduğunu dile getiren Özhaseki, "Mahalli müşterek ihtiyaçları gideren kurumdur belediye. Yani su, kanal, altyapı, yeşil alan hizmeti yapar. Hangi kanunda yazıyor kamyonları ver de içerisine bomba doldursunlar diye. Hangi kanunda yazıyor belediye depoları teröristlerin levazım deposu olur diye. Hangi kanunda yazıyor çalıştırdığı adamların elinden parayı alır da Kandil'e gönderir diye." ifadesini kullandı.

Bazı muhalefet partilerinin, söz konusu belediyelere yönelik görevlendirmelerin ardından "demokrasi askıya alınıyor" şeklindeki açıklamalarına şaşırdığını bildiren Özhaseki, şöyle devam etti:

"Niye suçsuz, günahsız, kendi halinde çalışan bir sürü değişik partili arkadaşlarımızın asla belediyelerine dokunulmuyor. İller Bankasından bir kuruşu bile kesilmiyor. Demek ki onların dediği gibi değil. Patnos Belediyesinde şimdi kaymakam arkadaşımız var. Arkadaşın getirdiği rapor şu, benden önceki adam giderken baktı ki iş kötüye gidiyor, ayrılmak zorunda toplu sözleşme imzalamış. Geçici işçilere verdiği ücret Ağrı Patnos'ta 6 bin 300 lira, daimi işçiler 7 bin 500 lira. Ya el insaf be arkadaşlar. Bu paraların hepsi senin, benim vergilerimizden toplanıyor ve o insanlara gönderiliyor. Bunu bu kadar kötü ve hor kullanmanın ne manası var, bu ülke size ne kötülük etti. Sistemde tıkanıklık varsa, idarece birtakım yanlışlıklar yaptıysa şimdiye kadar oturur, konuşuruz ve insan olmaktan kaynaklanan birisinin herhangi bir hakkı varsa sonuna kadar verilir. Şimdiye kadar verildi, bundan sonra da verilir ama 'elime silahı alıp oradaki teröristleri beslerim, ben de buraya yataklık yaparım'. Yapamazsın kardeşim, yapamazsın ve yaptırmayacağız da elimizden ne geliyorsa yapacağız."

Çevreye büyük önem verdiklerini, tahrip edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özhaseki, son 10 yılda çok sayıda uluslararası anlaşmaya imza attıklarını hatırlattı.

Su sorunu kentsel su ve atıksu yönetimi